Funda Tatar

Funda Tatar

Çevirmen
8.3/10
176 Kişi
·
406
Okunma
·
0
Beğeni
·
58
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
344 syf.
Fazlasıyla sulu gözlü bir yapım olduğu için normalde bu tür dram kitaplarını pek okuyamıyorum, bitirdiğimde fazla etkilenmiş oluyorum, haftalarca o romanın etkisinden çıkamıyorum fakat dün bir arkadaşımın Her Şey'i elime zorla tutuşturmasıyla bu romana başlamış bulundum.

Öncelikle şunu belirteyim ki umduğum gibi duygu yüklü bir romandı, okuması da çok kolaydı, hani bazı kitaplar vardır, ilk bir kaç sayfasında romanın o kurgusuna giremezsiniz o evreni yaşayamazsınız, ama bu kitap öyle değildi ilk sayfasından itibaren hatta ilk cümlesinden itibaren kitap beni sarıp sarmaladı.

Kızımız Madeline'nin ender görünen AKİY (Ağır Kombine İmmün Yetmezliği) adında bir rahatsızlığı vardır. Yani bağışıklık sistemi yetersizliği, balon bebek hastalığı.
Bu kızımız bu rahatsızlığı nedeniyle 17 sene boyunca evinden dışarı çıkamamıştır, dış dünyadan (okuduğu kitaplar dışında) tamamen bihaberdir. Bir gün yanlarındaki eve taşınan yeni komşuları olur ve Olly adında bir oğulları vardır. Olly, Madeline nin dünyasını değiştirir.

Kısacası güzel bir kitaptı, Madeline dünyası olsun notları olsun çok güzeldi, benzer romanların aksine kızımız duygusal açıdan çok güçlüydü, yazar beni bu konuda kendine hayran bıraktı, kitabı okurken sonundan çok korktum, o kadar korktum ki kitabı bırakıp bırakmamak arasında kalıp durdum. Ama Madeline o kadar tatlıydı ki emin olun sizde her ne kadar bırakmak isteseydiniz de bırakamazdınız. Ama korkmayın kitap mutsuz bir sonla bitmedi içiniz rahat okuyabilirsiniz.
344 syf.
·8/10
Bir anda okumaya karar verdim, hemen bitti. Kitabı bitirdikten bir gün sonra filminin çıktığını öğrendim, şok üstüne şok yaşıyorum şu sıralar. Mutlu oldum açıkçası ben kitabı okuduktan sonra filminin çıkmasına. Biraz hayal kırıklığına uğradım sadece, hayalimdeki Maddy o oyuncu değildi. Önyargı kötü bişey ama kitaptan baya farklı çekilmiş film. Sahneler biraz değişik. Olly'yi oynayan Nick'i zaten 5.dalga'dan biliyoruz ve Olly karakterine yakışmış bence. Henüz izlemedim, en kısa sürede izlerim artık.
Kitap hakkında fazla bir şey yazmama gerek yok, sadece sonunu çok beğendim. Aşırı beğendim. Olly o iki kelimeden fazla bir şey söyleseydi büyüsü kaçardı. Ucu açık kalmış sonlar beni çok etkiler, Her Şey'in sonu beklediğimden kat kat güzel oldu. Çok güzel oldu. Sonu yüzünden asla aklımdan çıkmayacak ve hep beğeneceğim bir kitap olacak.
7 Ağustos Pazartesi 2017 Güncelleme:
Filmi biraz önce bitirdim. Bence çok hoştu. Özellikle de Soundtrack olan How Did We muhteşemdi. Tekrara alıp dinliyorum, muhteşem...
Bazı sahneler değiştirilmiş, son sahne - benim özellikle beğendiğim son sahne- değiştirilmiş ama yine de güzeldi. Bazı sahneler kesilmiş ama çok önemli değildi oralar zaten. Mesajlaşma kısımlarını yüz yüze konuşma olarak değiştirmeleri çok güzeldi. Film olsa bu konuşmalar nasıl olurdu diye düşünüyordum. Meğersem böyle olurmuş. Ve güzel olurmuş. Olmuş. Film çok güzel olmuş. Önce kitabın okunması lazım , yoksa biraz kafalar karışabilir. Anlamakta sorunlar yaşanabilir diye düşünüyorum. Her Şey, güzeldi. Kitabı ve filmi iyi ikili oldu. Nick Robinson, seni artık daha çok görmeyi umuyorum.
344 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Yaşadığımız hayatın kanıtı var mı?

Ana karakterimiz Madeline AKIY hastası bir kızdır. Yani kısaca dünyaya alerjisi vardır. Hayatı "anastas mum satsana" yani baştan sona ya da sondan başa baksan da aynıdır. Aynı oda, aynı insanlardır. Ta ki Olly'ye kadar...

Sadece bir aşk romanının ötesinde olan bu roman, gençliği anlatıyor bence. Gençlik kaygıları, romantizm hatta kitap önerisi bile bulabileceğiniz bir kitap Her Şey...

Ayrıca kesinlikle yüzünüzde bir gülümseme bırakacaktır.
344 syf.
·2 günde·6/10
İkinci kitabımız ile bitiş zamanı belli olmayan maratonumuza devam ediyoruz.

Madeline, SCID (Ağır Kombine İmmün yetmezliği) hastası halk arasındaki tabirle o bir balon bebek. Hayatı boyunca havası filtrelenmiş bir alanda olmalı. Yani dışarı çıkmak karakterimizin ölmesi anlamına geliyor.

Şuanki yaşantısından daha fazlasını istememişti, sonra karşı eve Olly taşındı ve her şey değişti.

Genç yetişkin edebiyatı severler için kitap gayet akıcı, karakter oldukça naif ve gerçek anlamda yaşamak istiyor. Olly ve Madeline’ın nasıl birbirine çekildiğini ve ansızın atıldıkları maceradan sonra olayların nasıl değiştiğini, genç bir kızın bakış açısından okumak isteyenler için uygun bir kitap.

Bir okuyucu için en önemli soruyu soralım:
Peki sonu beni tatmin etti mi?
Hayır, sanırım ben daha yıkıcı bir son ve aksiyon bekliyordum. Yine de konusu ile her şeyi affettiriyor.

Not1: Evet, film uyarlaması da mevcut izlemek isterseniz güzel bir alternatif olabilir.

Not2:15 gün evde oturduğu için çıldıran insanlar, insanlarımız var. Kahramanımız tam olarak 18 yıl boyunca evinden çıkmıyor ve bunu yaşamak için yapıyor. Burada empati kurabileceğimizi umarak HEPİNİZE İYİ OKUMLAR DİLİYORUM.
336 syf.
·8 günde·Puan vermedi
Çok güzel ve duygusal bir kitaptı. Herkese tavsiye ediyorum. Yazarın kalemi ve seçtiği konu alışılmış dışında olsada hemen adapte olup, seveceksiniz. Son olarak en kısa zamanda filmini izlemeye çalışacağım. :)
344 syf.
·Beğendi·10/10
Madeleine, on sekiz yaşında, dünyayı tanımadan büyümüş bir kızdır. Balon bebek hastalığı denilen hastalığı yüzünden dünyaya alerjisi vardır. Yıllardır evin içinde tekdüze bir hayat yaşarken tüm hayatını yerinden oynatacak kişiyle karşılaşır. Olly.
Olly'nin, sevecenliği ve atletikliği Madeleine'nın dikkatini üzerine çekmesine yetmiştir. Olly'se zaten pencereler ardındaki, dışarı çıkmayan kızı merak etmektedir.
Bu merak ve ilgi iki insanı birbirine çekmektedir fakat aralarında kocaman bir camdan duvar vardır. Fakat bu duvar aralarındaki çekimi ve başka ulaşım yollarını engelleyememiştir.


Bir arkadaşımın hediyesi üzerine elime geçen Her Şey uzun zamandır aklımda olup merak ettiğim fakat bir türlü alıp okuyamadığım bir kitaptı. Elime geçer geçmez bitti de. Okuduğum en güzel kitaplar arasında yer alıyor şu an.
Öncelikle harika bir kurguydu. Akıcı ve merak uyandırıcıydı.
Maalesef ki film özel baskısı olduğu için (normal kapağı daha güzel) kapağa bakınca basit bir aşk romanı gibi duruyor. Fakat basit kelimesinin kıyısından bile geçmeyeceğini düşünüyorum. Yazar, kurgusu ve olay işleyişiyle sizi içine alıyor. Bitirmeden de bırakamıyorsunuz ki bırakmak isteyeceğinizi düşünmüyorum.
Ilk başta Madeleine ve Olly arasında geçen diyalogların okurken beni sıkabileceğini düşünmüştüm. Texting yazılan kitaplar gibi gelmişti (ki ben texting okumayı sevmem). Fakat okuması eğlenceliydi. Aralarında geçen diyaloglar saçma sapan konulardan değil de birbirlerini tanımalarını ve Madeleine'nın dünyayı tanımasını sağlayacak türden konuşmalardı.
Okurken bir yandan da kitabın nasıl biteceğine dair sorular dönüyordu beynimde. Bu imkansız aşk nasıl sonuçlanabilir? Sorularıyla sona geliyorsunuz ve yazar aklınızdaki tüm sorular tek tek yanıtlıyor. Üzüldüğüm yerlerde vardı. Fakat yazarın bana yansıttığı şeyler daha çok ağır basıyordu. Yaşamın anlamına anlam katan ve hiç unutmayacağım bir kitaptı.
344 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
O kadar sıcak ve iç ısıtıcı bir hikaye ki.... kendimi sanki bilinmeyen biri tarafından deli gibi seviliyormuş gibi hissettim. Akıcı, sımsıcak ve biraz da komik bir şeyler arıyorsanız bu kitap sizin için yazılmış....
344 syf.
·2 günde·10/10
Kitabı alma sebebim beyaz perdeye uyarlanmış olmasıydı.Normalde aşk romanları okumaktan zevk almayan birisiyimdir fakat bu kitapta son sayfaya hemen gelmemek için özel bir çaba sarf etmeme rağmen 1 günde bitti. İlk okumaya başladığımda John Green ile klişeleşmiş hastalıkların engel olduğu aşk konulu bir roman diye düşünmüştüm ama sayfalar ilerledikçe hiç de öyle olmadığını anladım. Aşk romanı okumayı sevmeyen biri olarak bu kitabı çok beğenmiş olmam kitabın gerçekten öyle oluşundan dolayı mı, yoksa aşk romanı okumadığımdan daha iyisi olsa bile bilemeyeceğimden dolayı mı bilmiyorum. En kısa sürede filmini de seyredeceğim mutlaka.
344 syf.
·Beğendi·5/10
Genel olarak baktığımızda çok başarılı bir kitap değil ortalama bir kitap. Ama böyle boş zamanınızda kafa dağıtacak çerezlik tatlı aşk hikayesi çekiyorsa canınız, ilk sıraya yerleşebilecek bir roman. Hiç bir şey katmıyor da diyemeyiz aslında; hayatımızda risklere önem vermenin bizi ne gibi değişiklikler getireceğini vurgulayan bir kitap, genç yetişkin seviyorsanız okuyun.
348 syf.
·11 günde·8/10
Güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum fakat bazı olayların üzerinde gerektiği kadar durulmamış gibi geldi bunuda yazarın ilk kitabı olmasına bağlıyorum.

Baş kahramanın bir hastalığı var onunla mücadelesini anlatıyor. Hayatımızın nasılda birden değişebileceğini hiçbir şeyin aynı kalmadığını ve bizi seven insanların bizimde sevdiğimiz insanları nasılda istemeden üzdüğümüzü anlatıyor.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 406 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 167 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.