Gamze Özden

Gamze Özden

Çevirmen
9.2/10
70 Kişi
·
233
Okunma
·
0
Beğeni
·
424
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
96 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Oğluma Mektub (Arapça-Türkçe)
Beni bu kitabı okumaya sevk eden en büyük sebep; kitabın yazılış gayesi ve hikayesidir.
Bir babanın günah ve sefahete dalmış oğlunun imanını kurtarmak ve onu cadde-i kübra-i Kur’aniyede görmek arzusuyla yazdığı ve Allah’ın izniyle de amacına ulaştığı manidâr bir kitaptır.
Hayata yön veren nasihatler içeren eser Arapça - Türkçe olarak yazılmış bir başucu kitabıdır.
96 syf.
·10/10 puan
Bir babanın oğluna yaptığı nasihatler ve öğütlerden oluşuyor kitap. İbnü'l-Cevzî Hz. Lokmân edâlı tavsiyelerde bulunuyor oğluna. Asırları aşıyor öğütler.
En önemli özelliği kısa, öz ve az sözle çok anlam ifade eden nasihatlerden oluşması. Bir örnek verelim:
Ey oğul, bil ki günler saatleri, saatlerse nefesleri kovalıyor..
96 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Herkese merhaba

Kitabı okumamın ardından neredeyse iki gün geçti. Ancak ben yazmaya şimdi fırsat buluyorum(öğrencilik zor zanaat :)).

İnsanın kimi zaman öğüde ihtiyacı olur. Bu hem kendine gelmek adına hem de ihtiyaç hissetmesi olarak düşünülebilir. Misal verecek olursak; bir durum karşısında yaptığımız fevri hareketler karşısında bizden büyük veya küçük birinden-daha doğrusu bu konuda deneyimli olan bir birinden- öğüt almamız bizi kendimize getirebilir. Yahut bu durumun farkında olup kendimizin öğüt veren birini aramamız olabilir.

Peki yalnızca insandan mı öğüt alınır? Elbette hayır. Olaydan, havadan, sudan, topraktan, ateşten, Kitaptan.

Öğüt verme konusunda elimizde kusursuz bir kitap var elhamdülillah. Rabbim ondan ayırmasın.

Şimdi bahsedeceğim kitap ise Kur'an deryasından bir damla.
Kitabın adından da anlaşılacağı üzere kitap İbnu'l Cevzi'nin oğluna olan öğütlerinden oluşmaktadır. Giriş kısmında hayatının kısa bir özeti verilmiştir. İçeriğe derinlemesine inecek olursak insanı kendine getirecek, yaşamını adeta sünnete uygun bir şekilde düzene sokmak adına bilgilere yer vermektedir. Rahatlıkla söyleyebilirim artık başucu kitabım. İrade eğitimi dahi vermekte. Bitirdiğim günden sonra her gün en azından bir kere rastgele bir sayfa açıp öğütleniyorum :).

İbnu'l Cevzi hazretlerinin kitabında dediği gibi " kitaplar senin arkadaşın olsun." Öğütlerin en güzeli dahi bir kitapta.

Kitabı okumanız dileğiyle. Hoşçakalın.

Simeranya Büyükelçisi.
128 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Hepimizin bir vazifesi var bu hayatta. Öyle bir vazifedir ki bu; doğumumuzla başlar, vefatımızla sona erer. Anlayacağınız, varoluş sebebimizdir adeta. Öyle bir vazifedir ki bu; biz yaşlandıkça, ömrümüzden gün aldıkça, vazifemizin yöntemi değişmektedir. Yani; biz yaş aldıkça, tecrübelendikçe, öğrendikçe bu vazifenin, üstümüzde bulunmasına veya değişmemesine rağmen uygulama, icraate dökme yöntemi değişmektedir, doğal olarak. Öyle bir vazifedir ki bu, varlığı insana bir mana katıyor, yokluğu buhrana sürüklüyor.
Bu vazifenin ismini koyamayız. Zira, dış görünüşü kişiden kişiye göre değişmektedir, dolayısıyla bizim koyacağımız isim sizi veya başka birini ifade edemeyebilir. Ama şu kesin ve nettir ki; dış görünüşü ne kadar değişirse değişsin, zaman geçtikçe yöntemi değişirse değişsin hep vazifemizden mesulüz. Varın adını siz koyun.
***
Az önce zikrettik; vazifemizin dış görünüşü, yöntemi zamanla değişiyor diye. Biraz bu konunun üstüne düşmek istiyoruz.
Biliyorsunuz, biz bebekken bizden beklenen işler ile gençken beklenen işler farklıdır. Misal, bebekken bizden çok beklenti olamaz zira yapabileceğimiz işler neredeyse yoktur. O dönem yaptığımız iş, ne olursa olsun çevremize mutluluk saçmaktadır. Bir güleriz; annemiz, babamız sevinçten dört köşe olurlar. Bir adım atarız; tüm akrabalarımız mutluluktan havalara uçar. Velhasıl, bebekken bizden bir iş beklenmez, isteyen bulur.
Çocukken durum biraz değişiyor. Artık bizden çocukluk yanında biraz saygı, biraz dikkat, biraz sorumluluk beklenmektedir. Misal, çevremize ettiğimiz laflarımıza dikkat etmemiz, muhatabımıza göre kelimeleri seçmemiz istenir. Eşyalara daha bir özen göstermemiz istenir. Ödevlerimiz varsa okuldan verilen; yapmamız, öğrenmemiz istenir. Örnekleri artırabiliriz.
Gençken durum daha fazla değişir ama biz gençliği iki bölümde ele almak istiyoruz. İlk bölüm - bizim toplumuzun tabiriyle - ortaokul yılları ve lisenin ilk yılları. Bu dönem, çocukluktan gençliğe geçiş dönemidir ya da bilimsel adıyla ilk gençlik dönemidir. Hayatımızın şekillenmeye başladığı evredir bu dönem. Bu dönemde yaşadıklarımız, mazide kalmış olsa da atide yaşarken karşımıza çıkabilmektedir. Bu sebeple, attığımız tohumlar ileride meyve olacaktır bu yaşlarda. İkinci bölüm: Lisenin son yılları ve üniversite yıllarıdır. Bu dönem - ve önceki dönemi de katabiliriz fakat ikinci dönem daha fazla yer aldığı için bir daha zikretmiyoruz - toplumun dinamosu, motoru, aküsü olan dönemdir. Bir milletin yaşadığının, hareketli olduğunun belirtisi bu dönemin mensuplarına bakılarak anlaşılmaktadır. Tarihte devrimler, dirilişler bu dönemin gençleriyle yapılmıştır. En Sevgili (s.a.v)'in davetinin, Malazgirt Fethinin, İstanbul Fethinin, Söğüt Obasının, Nihavent Savaşının, Çanakkale Savaşının ve daha yazamadığımız pek çok devrimin ve devrim niteliğindeki olayların altında bu gençler yatmaktadır. Fransız Devriminin, Bolşevik İhtilalinin ve diğer devrimlerin dinamosu gençlerdir. Velhasıl, bir toplumun toplum olmasını sağlayan kesim bu kesimdir.
Yetişkinler, üniversiteden sonraki ( bu arada, üniversiteden sonra diyoruz ama bunu otuzlu yaşlara çekebiliriz. Aynı şekilde diğer dönemlerde de yukarı veya aşağı yönlerde oynamalar olabilir. Böyle bir tabir kullanmamızın sebebi, mevcut toplum yapımımızın böyle daha iyi ifade edilebildiğini düşündüğümüzdendir. ) dönemdir. Bu insanlar, toplumun önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Öyle ki, yetmişli yaşlara kadarki ( ya da resmiyetle yetinelim, altmış beş yaşa kadar ) dönemi kapsamaktadır. Toplumu yönetenler bu insanlardır. Toplumu yönlendiren bu insanlardır. Gençleri bir yola yönlendiren insanlar bunlardır. Bundan sonraki ve son kesim olan yaşlılar, toplumun yaşayan tarihlerdir. Bir zamanın dinamosu, yöneteni iken bu ikisini yapan kesimlerin akıl hocası olmuşlardır. Yani, velhasıl, tüm bu kesimler birbiriyle ilişkilidir ve birbirini tamamlamaktadır. Biri olmadığı zaman, sıkıntıya uğradığı zaman toplum sekteye uğramaktadır. Bugün görmekteyiz zaten.
***
Umarız anlatabilmişizdir. Herkesin vazifesi birdir ama zamanla, doğal olarak, dış görünüşü ve icraat yöntemi değişmektedir. Herkes yaşamaktadır ama aynı yerde değil; aynı yaşta, akılda fikirde hiç değil. Zamanla insanda, toplumda gelişmekte, değişmektedir ama temelde aynı kalmaktadır, mayası aynı kalmaktadır. Velhasıl, lafı dolandırmayalım, dere sürekli akmaktadır ama dere yatağı her zaman mevcuttur.
***
İşte bu eser, gözümüz gençliğine rehber niteliğinde yazılmıştır. Kısa, öz bilgilerle toplumun dinamitlerine yazılan bir kılavuz adeta. Herkese tavsiye olunur.
Yusuf El-Karadavi, bizlere konuşmuş adeta bu eserde ( laf aramızda eser konuşmalarından bir derleme :)
Rabbim, bizlere ümmete, insanlığa faydalı birer genç olmayı nasip eylesin. Gençlik günlerimiz geçmeden hakkıyla yaşamayı bizlere nasip eylesin.
Amin.
İyi okumalar dilerim.
Muhabbetle.
şeyma
şeyma Günümüzde Müslüman Gençliğin Vazifeleri'ni inceledi.
128 syf.
·7/10 puan
vazifelerimiz dört madde altında incelenmiş ve çok detaylı açıklanmış, yol gösterici bir kitap. mutlaka okunmalı. arapça tercümesinin olması da apayrı güzel ve faydalı oldu.

"şüphesiz onlar rablerine inanmış birkaç genç yiğitti. biz de onların hidayetlerini arttırmıştık." kehf/13

yusuf el karadavi'den müslüman gençlik için vazifeler:
1- İslam'ı doğru idrak etme görevi
2- İslam'ı uygulama görevi
3- İslam'a davet görevi
4- İslam için kenetlenme görevi
ALİ AYAN
ALİ AYAN Günümüzde Müslüman Gençliğin Vazifeleri'ni inceledi.
128 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Bu kitap bizlere insan olduğumuzu ne için geldiğimizi hatırlatmak adına yazılmış bir kitap.
Bir ve diri olmaz isek çeşitli mezheplere etnik ayrılmalara gider isek paramparça olacağımız dan bahsediyor.
Öncelikle şunu şöylüyor bu kitap boşluğa inan körü körüne bağlı insanın bile savunduğu şeyi nasıl arzular buna o kadar inanmış ve sindirmiştir ki ve o derce savunur sizde pısırık olmayın kimliğinizden ötürü eziliip büzülmeyin dimdik gururla yaşayın diyor.
Bu kitap Yusuf el karadavi nin km lerce uzaktan savunduğu inandığı değerleri bir cep kitabında toplamış ve bizlere bir ışık niteliğinde bir eser bırakmış.
Ben çok beğendim sizlerede tavsiye ederim.
96 syf.
·Beğendi·7/10 puan
On İlkemiz - Hasan el-Benna
Beyan Yayınları / 95 syf
Puanım : 7

Hasan el Benna, Mısırlı siyasetçi ve dinsel önderdir. Kendisi Müslüman Kardeşler örgütünün kurucusudur. 1930 yılları itibariyle Süveyş Kanalı yakınlarında bir okulda müderrislik görevi yaparken, ülkedeki İngiliz faaliyetlerine yakından şahit olmuş ve  gördüğü olaylar neticesinde "Müslüman Kardeşler" grubunu kurarak İslam bayrağının dalgalanmasını, dinin özüne dönmesini hedeflemiştir. İlerleyen zamanlarda örgüt Mısır'ın hemen her kesimi tarafından desteklenmiş ve ülkeyi temsil eden bir siyasi güç haline gelmiştir. Böyle büyük bir güç yönetim tarafından tehlikeli görülmüş ve çeşitli propagandalar ile galeyana getirilerek Hasan el-Benna hükümetin göz yumduğu bir suikast sonucu öldürülmüştür.

Esere gelecek olursak ; bu risale davanın yüceliğini kabul eden, samimiyetle bu yolu güden ve fikirlerin yüceliğine inanan Müslüman Kardeşler'e ithafen kaleme alınmıştır. Risalenin başlığını temsil eden on ilke Müslüman Kardeşler'in bağlılık ilkeleridir. Bunlar "amel, cihad, kardeşlik, güven..." gibi değerlerdir. el- Benna ilkelere sahip çıkmayı ve asla terk etmemeyi öğütler. Bu ilkelere uyulması durumunda İslam Asrı Saadet dönemindeki haline dönecek ve problemlere çözüm bulunacaktır.  Kitabın dili çok yorucu değildi fakat akıcıda sayılmaz. İlkelerinden ziyade önce bu teşkilatın özünü ve davanın sürecini okumayı isterdim. Şayet konuyla ilgiliyseniz bu eserden önce farklı bir kaynak okuyarak bilgi edinip daha sonrasında ilkeleri okuyabilirsiniz.
128 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Bu eser Arapça Türkçe olarak oluşturulmuştur.Muhtevası ise müslüman mümin bir neslin izlemesi gereken metodun maddelerini tavsiye kitabıdır Hakka olan mükellefiyetimizi eda edebilecek tavsiyelerdir aynı zamanda Kuran ve Hadisler baş tacı edilmiş bir kitap .Hayatında ayet ve hadis ile yol çizen bir alimin diline gelenler Evrensel ve güncel bir kitaptır gayret içinde insanlara ömürleri boyunca davet yükünü omuzlamış insanların kullanması gereken kılavuz okuması gereken ve başka nesillere tavsiye edileyecek ve pusula olacak bir kitap
128 syf.
·1 günde·8/10 puan
Kitabın ilk sayfasında "Gençler var bir de Müslüman gençler var.Yapılması gerekenler var, bir de asrımızda ve günümüzde olduğu gibi yapılması belirli bir zamanla sınırlandırılmış vazifeler var" cümlesi aslında kitabı okurken kendini sorgulamaya başlayacagınız ilk cümle olacaktır. İlerleyen sayfalarda müslüman gencligin dört önemli vazifesinde bahseden bunu birazda kendimizi sorgulamaya iten ve kendimize gelmemize vesile olan bir üslüpla yazılmış, aynı zamanda da türkçeyle beraber arapcasınıda yanında veren, müslümanlık adına dertlenip cizecegi yolu bilemeyen ümmetin umudu biz genclere ne yapmamız gerektigini anlatan kesinlikle anlayarak okumaya deger güzel bir eser.
96 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Daha birkaç sayfasındayım, böylesine duru, anlaşılır ve samimi pek az kitap okudum.
Her kelimesinde derûnî manâları barındıran güzel bi eser..
Allah hepsinden razı olsun.
Şiddetle tavsiye ediyorum!

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 233 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 145 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.