Garbis Altınoğlu

Garbis Altınoğlu

Çevirmen
0.0/10
0 Kişi
·
8
Okunma
·
0
Beğeni
·
4
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
304 syf.
·21 günde·6/10
Öncelikle bu kitabı daha derin incelemeden önce kitabın haksız bölümlerinin de haklı bölümlerinin de yer aldığını belirtmek istiyorum. Kitap ne ile ilgilidir? Bu kitap genel olarak Stalin'e yapılan alçak saldırıları günyüzüne kaynaklarıyla beraber ortaya çıkarıyor ve bunların asılsız olduğunu en iyi şekilde ispatlıyor. Konusu genel olarak Stalin'e atılan iftiraların derin bir incelemesi ve günyüzüne çıkartılması ile ilgilidir. İçeriğine gelecek olursak, bu kitap ilk bölümlerde daha çok ikinci dünya savaşında sovyetlerin durumu ile başlıyor sonra diğer noktalara da değiniyor. İkinci Dünya Savaşı ile ilgili Stalin'e veya sovyetlere atılan iftiraları çok güzel bir şekilde aktarmış ve zaten tarih kitabı niteliği taşıdığı için kaynakça kısmında konulara dair bir sürü kaynak bulunuyor. Stalin'e yapılan iftiralara en güzel sovyet arşivlerinden derlenen belgelerin ve farklı farklı tarihçilerin yorumlarıyla cevap verildiğini görmekteyim. Ancak bu kaynakların dışında tarihçi bu kaynaklara kendi yorumlarını da katmış. Gördüğüm kadarıyla bu belgeler ve bu alıntılarla iftiralara verilen yanıtlar gayet güzel ancak tarihçi işin içine kendi yorumunu katınca savsaklamış. Mesela kitapta parti düşmanı ve partide Stalin'e karşı tavrıyla hatta onu zehirleyip öldürdüğü düşünülen Lavrenti Beria sanki gerçek bir marksist-leninistmiş gibi yansıtılmaya çalışılmış. Partideki dost ve düşmanı ayırt edemeyen bu yazar, aynı zamanda mevcut yorumlarda Stalin'in iktidarı döneminde ülkeyi ''revizyonist çoğunluğa karşı'' ''marksist azınlığın'' yönettiğini iddia etmiş ve kollektif hareketi zedeleyerek SBKP düşmanlığını ortaya çıkarmıştır. Unutulmaması gerekir ki Stalin SBKP'nin bir genel sekreteridir ve onun sadece bir üyesidir. Onu yüceltip partiyi hiçe saymak ya da revizyonist ilan etmek kollektif hareketi zedelemektedir. Ayrıca işçi sınıfına bir çok hizmette bulunan Molotov'u ''revizyonist'' sıfatını yakıştırdığı Doğu Almanya lideri Walter Ulbricht ile arası iyi olduğu için revizyonist ilan etmektedir. Şuna değinmek isterim ki bütün Doğu Avrupa Kruşçev'in Stalin karşıtı propagandasına ayak uydurmuş haldeyken Ulbricht Doğu Almanya'yı bu propagandanın dışında tutan tek Doğu Avrupa ülkesiydi. Dolayısıyla bu liderler ve işçi sınıfına hizmetiyle bilinen önderlerin saygınlığının yok edildiği ve tam tersine parti düşmanı olan Beria'nın göklere çıkartılması da bu kitabın amacının başka olduğunu göstermektedir. Bu kitabın içeriğinde Stalin'e atılan haksız iftiralara değinilirken bir yandan da onun silah arkadaşlarını itibarsızlaştırma operasyonuna rastlanmaktadır. Bu özelliğiyle kitap, SBKP Tarihini maalesef kötü bir şekilde yansıtmaktadır. Hatta kitapta denmektedir ki, ''1980 yılına gelindiğinde aslında bütün dünya kapitalistleşmiş ve Doğu Bloğu diye bir şey kalmamıştı'' bu sözün fazlasıyla iddialı olduğunu ve yine Doğu Almanya gibi ülkelerdeki liderlerin gözardı edildiği görülmekte, bununla birlikte bütün Doğu Bloğu hiçe sayılmaktadır! Aslında kitapta kişiye tapınmadan şikayet eden yazar, kendisi Stalin'i haklı çıkartmak için onun etrafında bir kişiye tapınma oluşturarak bütün Dünya Komünist Hareketi'ni hiçe saydığı görülmektedir. Ama yazar bilmemektedir ki bu kişiye tapınma asla Stalin'i haklı gösterme çabasıyla bir tutulamaz! Stalin, kendini Dünya Komünist Hareketi'nin bir parçası olarak görmektedir. Onun tepesinde görmemektedir. Bu sebepten aslında yazar bu kitabında Dünya Komünist Hareketi'ni hiçe sayarak Stalin'i de hiçe saymıştır. Sonuç itibariyle yazarın Stalin'in haklılığını vurgulayarak çeşitli kaynak ve delillerle bunu ispatlaması gayet iyi bir şeydir ama onun dışındaki hareketi hiçe sayarak Stalin'in etrafında kendisinin de konuşmalarında hayatı boyunca reddettiği ''Kişiye tapınma'' yı oluşturarak hem marksizme hem de Dünya Komünist Hareketi'ne ihanette bulunmuştur.

Yazarın biyografisi

Adı:
Garbis Altınoğlu

Yazar istatistikleri

  • 8 okur okudu.
  • 4 okur okuyacak.