Otomobilin mucitlerini işlerini yapmaya yönlendiren şey gereksinim olmamıştır. Diğer bir deyişle otomobil, uluslararası çapta ciddi bir at krizi veya at kıtlığının sonucu olarak geliştirilmemiştir. Ulusal liderler, önemli düşünürler ve gazetelerin köşe yazarları, atın yerine yeni bir ulaşım aracı bulunması için insanlara çağrıda bulunmamışlardır. Mucitlerin motorlu ulaşım için duyulan ciddi bir toplumsal ve bireysel ihtiyacı çok yakında çözüme kavuşturacaklarını umutla bekleyen sabırsız vatandaşlar da yoktu. Aslında otomobil, dünyadaki varoluşunun ilk on yılı boyunca (1895-1905), kendisini satın alabilen kişiler tarafından bir oyuncak ya da bir eğlence aracı olarak görülüyordu.
Kamyon ise otomobile kuyasla daha az rağbet görmüştü. I. Dünya Savaşı'nda askeri bir ulaşım aracı olarak kamyonun sağladığı başarı, savaş sonrasında kamyon imâlatçılarının ve ordunun destek sağlama girişimleriyle iyice pekişti. Savaş tamamen sona erdiğinde kamyon, önce atların çektiği yük arabalarının, daha sonra da demiryolu taşımacılığının pabucunu dama atti. Buna karşın kamyon, atlı ve buharlı taşımacılığın görünürdeki kusurlarını ve yetersizliklerini telafi etmek amacıyla icat edilmemişti. Otomobil örneğinde yaşandığı gibi, kamyona duyulan ihtiyaç icadın öncesinde değil sonrasında arttı.