George Basalla

George Basalla

Yazar
7.7/10
15 Kişi
·
35
Okunma
·
1
Beğeni
·
430
Gösterim
Adı:
George Basalla
Unvan:
Bilim tarihçisi
Doğum:
1935
1935 doğumlu. Doktora çalışmasını Harvard Üniversitesi Bilim Tarihi bölümünde tamamlamıştır. Pennsylvania State Üniversitesi ve Columbia Üniversitesi’n­de dersler verdikten sonra 1959 yılında, Harvard Üniversitesi’nde öğretim üyesi olmuştur. Bilim tarihi ve teknolojinin yanı sıra, Viktoryen dönem üzerinde yoğunlaşmış­tır. Ha­len Deleware Üniversitesi’nde Tarih profesörüdür. Basalla yakın bir dönemde 2006 yılında yayımlanan Civilized Life in the Universe: Scientists on Intelligent Extraterrestrials/Evrende Medeni Yaşam: Dünya Dışı Zeki Varlıklar adlı çalışmasında, Plutarkhos’tan Stephen Hawking’e, Kepler’den Christiaan Huygens’e, Newton’a, Carl Sagan’a ve daha pek çok ünlü bilim insanının fikirlerini irdeleyerek, dünya dışındaki zeki yaşama dair bilimsel düşüncenin çarpıcı bir tarihini ortaya koyar. Cambridge Üni­ver­si­te­si’nin Bilim Tarihi Dizisi editörlerinden olan Basalla’nın katkıda bulunduğu kitaplar şun­lardır: The Construction of Modern Science: Mechanisms and Mechanics/Mo­­dern Bilimin Kuruluşu: Mekanizması ve Mekaniği; (Man and Nature in the Renaissance/Rö­ne­sans’ta İnsan ve Doğa; The Foundations of Modern Science in the Middle Ages: Their Religious, Institutional and Intellectual Contexts/Orta Çağ’da Modern Bilimin Temelleri: Dinsel, Kurumsal ve Düşünsel Bağlamlar; Making Natural Knowledge: Constructivism and the History of Science/Doğal Bilginin Üretimi: İnşacılık ve Bilim Tarihi; Science and the Enlightenment/Bilim ve Aydınlanma; Life Science in the Twentieth Cen­tury/Yirminci Yüzyılda Yaşam Bilimi.
Otomobilin mucitlerini işlerini yapmaya yönlendiren şey gereksinim olmamıştır. Diğer bir deyişle otomobil, uluslararası çapta ciddi bir at krizi veya at kıtlığının sonucu olarak geliştirilmemiştir. Ulusal liderler, önemli düşünürler ve gazetelerin köşe yazarları, atın yerine yeni bir ulaşım aracı bulunması için insanlara çağrıda bulunmamışlardır. Mucitlerin motorlu ulaşım için duyulan ciddi bir toplumsal ve bireysel ihtiyacı çok yakında çözüme kavuşturacaklarını umutla bekleyen sabırsız vatandaşlar da yoktu. Aslında otomobil, dünyadaki varoluşunun ilk on yılı boyunca (1895-1905), kendisini satın alabilen kişiler tarafından bir oyuncak ya da bir eğlence aracı olarak görülüyordu.
Kamyon ise otomobile kuyasla daha az rağbet görmüştü. I. Dünya Savaşı'nda askeri bir ulaşım aracı olarak kamyonun sağladığı başarı, savaş sonrasında kamyon imâlatçılarının ve ordunun destek sağlama girişimleriyle iyice pekişti. Savaş tamamen sona erdiğinde kamyon, önce atların çektiği yük arabalarının, daha sonra da demiryolu taşımacılığının pabucunu dama atti. Buna karşın kamyon, atlı ve buharlı taşımacılığın görünürdeki kusurlarını ve yetersizliklerini telafi etmek amacıyla icat edilmemişti. Otomobil örneğinde yaşandığı gibi, kamyona duyulan ihtiyaç icadın öncesinde değil sonrasında arttı.
Ateş, en azından 1.5 milyon yıldır kullanılmaktadır. Oysa tekerlek, en fazla 5.000 yıldır insanlığa hizmet etmektedir. Ancak, tarihsel anlayışın bu düzeyinde bile bu iki aracı, diğer bütün insanlık tarihi başarılarının üzerinde ve dışında bir kategoriye yerleştirerek özdeşleştirme eğilimi bulunmaktadır.
Karl Marx’ın belirttiği gibi, insanlar arasında en beceriksiz mimar, en iyi yuva veya kovan yapan böcekten üstündür; çünkü sadece insanlar, bir yapıyı inşa etmeden önce onu imgelemlerinde canlandırabilirler
Canlılar niçin terliksihayvan, sinekkuşu, sekoya ağacı veya zürafa olarak varolmak zorundadırlar? Yaradılışçılar yüzyıllar boyunca bu soruyu yanıtlamaya çalışmışlardır. Yaradılışçıların savına göre canlıların çeşitliliği, Tanrı'nın cömert mizacının bir ürünü ve ifadesidir: Tanrı, lütufkâr gücünün ve sevgisinin sınırsızlığında gezegenimizde karşılaştığımız canlı varlıkların eksiksiz ve mükemmel türlerini yaratmayı istemiştir.
Fransız düşünür Gaston Bachelard’a göre, fazla olanın (yani artı değerin) ele geçirilmesi, gerekli olanın kazanılmasına kıyasla insanlar üzerindeki daha güçlü bir ruhsal uyarıma sahiptir; çünkü insanlar ihtiyacın değil arzunun yaratımlarıdır
Marx, Kapital’de şöyle demişti: “Yalnızca işçi sınıfının ayaklanmalarına karşı, silah gücüyle sermaye sağlama amacıyla 1830 yılından beri yapılan icatların tarihinin yazılması gerçekten mümkün olacaktır.” Marx, teknolojik buluşların, boyun eğmeyen veya ayaklanan işçilere engel olmak amacıyla kasıtlı olarak icat edildiklerine inanıyordu
Yeni teknolojilerin Hindistan'a taşınmasına yardımcı olan bazı ingilizler, modern makinelerin uygarlaştırıcı etkisine maruz kalan bir halkın kaderinin kesinlikle barış, iyi niyet ve refahla sonuçlanacağına inanıyorlardı. Diğer taraftan Karl Marx, farklı bir gelecek tahmininde bulunuyordu. Marx'in varsayımı şöyleydi: Demiryolunun yapımı tamamlandıktan sonra Hindistan halkı demiryolunu, kendi doğal kaynaklarını (kömür ve demir gibi) kullanmak, modern bir ulus olmak ve ingiliz baskısından kurtulmak için ihtiyaç duyduğu gücü kazanmak amacıyla kullanacaktı.
Her iki görüş de doğru değildi.
Kapitalist bir toplumda patent sahibi kişi, patenti mali çıkarları için kullanabileceği bir konumda bulunmaktadır. Para, toplumsal statü, egonun tatmin edilmesi söz konusu olduğu için de, patentle ilgili bir anlaşmazlık durumunda taraflar, ilgili ürünün özgünlüğüne ilişkin iddialarını korumak amacıyla, sık sık adil olmayan yollara başvurabilmektedirler. Örneğin, Samuel F. B. Morse, fizikçi Joseph Henry’den elektrikli telgrafın geliştirilmesi açısından hayati önem taşıyan birşey öğrendiğini cüretkar ama hatalı bir biçimde reddetmişti.
Leonardo'nun çizimleri, bugüne kadar üretilmiş olan hayali makinelerin en iyi örneklerindendir. Bu çizimler arasında uçan makineler (hem enerjiyle çalışan hem de serbest uçan), paraşütler, zırhlı tanklar, dev tatar yayları ve mancınıklar, küçük bir savaş gemisi, çok namlulu silahlar, bir buhar makinesi ve bir buhar topu bulunmaktadır. Leonardo ayrıca yandan çarklı gemiler, dalgıç giysileri, çeşitli kanal temizleme tekneleri ve yayla çalışan "kundağı motorlu” bir vagon tasarlamıştır.
367 syf.
·86 günde·Beğendi·7/10
Kitap konusu itibariyle hem tarihsel yaklaşım hem de teknolojinin oluşmasını, devamlılığını ve etkilerinden bahsetmişmiş. Yazar konuyu icatlar üzerinden giderek somutlandırmaya çalışmış ve şahsen okuyucunun kitaptan kopmaması için faydalı.
Kitabın çevirisine gelecek olursak çevirmenin yazarın kurduğu cümleleri basitleştirmek amacına girmediğini düşünüyorum. Çünkü "belirlenim" gibi kafamda kuramadığım kelimeler, aşırı sayılabilecek bağlaç kullanımından dolayı okuma zorlukları var.
Fakat genel olarak bitirdiğinizde teknoloji tarihi ve gelişimi hakkında bilgileniyorsunuz.

Yazarın biyografisi

Adı:
George Basalla
Unvan:
Bilim tarihçisi
Doğum:
1935
1935 doğumlu. Doktora çalışmasını Harvard Üniversitesi Bilim Tarihi bölümünde tamamlamıştır. Pennsylvania State Üniversitesi ve Columbia Üniversitesi’n­de dersler verdikten sonra 1959 yılında, Harvard Üniversitesi’nde öğretim üyesi olmuştur. Bilim tarihi ve teknolojinin yanı sıra, Viktoryen dönem üzerinde yoğunlaşmış­tır. Ha­len Deleware Üniversitesi’nde Tarih profesörüdür. Basalla yakın bir dönemde 2006 yılında yayımlanan Civilized Life in the Universe: Scientists on Intelligent Extraterrestrials/Evrende Medeni Yaşam: Dünya Dışı Zeki Varlıklar adlı çalışmasında, Plutarkhos’tan Stephen Hawking’e, Kepler’den Christiaan Huygens’e, Newton’a, Carl Sagan’a ve daha pek çok ünlü bilim insanının fikirlerini irdeleyerek, dünya dışındaki zeki yaşama dair bilimsel düşüncenin çarpıcı bir tarihini ortaya koyar. Cambridge Üni­ver­si­te­si’nin Bilim Tarihi Dizisi editörlerinden olan Basalla’nın katkıda bulunduğu kitaplar şun­lardır: The Construction of Modern Science: Mechanisms and Mechanics/Mo­­dern Bilimin Kuruluşu: Mekanizması ve Mekaniği; (Man and Nature in the Renaissance/Rö­ne­sans’ta İnsan ve Doğa; The Foundations of Modern Science in the Middle Ages: Their Religious, Institutional and Intellectual Contexts/Orta Çağ’da Modern Bilimin Temelleri: Dinsel, Kurumsal ve Düşünsel Bağlamlar; Making Natural Knowledge: Constructivism and the History of Science/Doğal Bilginin Üretimi: İnşacılık ve Bilim Tarihi; Science and the Enlightenment/Bilim ve Aydınlanma; Life Science in the Twentieth Cen­tury/Yirminci Yüzyılda Yaşam Bilimi.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 35 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 55 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.