7.5/10
0 Kişi
3
Okunma
0
Beğeni
627
Görüntülenme

Hakkında

Ünvan:
Yazar,

Okurlar

3 okur okudu.
8 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Modernlerin düşüncesinin çerçevesini şekillendiren, temel mekanist bir maddeciliktir. Eğer başlangıçta bedenler ve kuvvetler varsa, o zaman siyasetin çıkış noktası bedenin ihtiyaçlarını tatmin etme yönündeki bireysel ve kolektif kapasitede bulunur. Arzu ve ihtiyaç homo politicusun iki kurucu tutkusudur. Evet, tutkular söz konusudur, zira olduğu hâliyle bireyi, özneyi tanımlayan şey, arzuya ve ihtiyaca tâbi olması ve eylem ve düşünce yoluyla bu iki tutkuya göre karar vermesidir. Esasında özne ancak bu iki asli tutkunun sınırları içinde özgürdür; bu tutkular, iyice düşünüldüğünde, insanın sonluluğunun su götürmez işaretlerinden başka bir şey değildir. Demek ki eğer sıyasal bır problem varsa, başka bir deyişle eğer ortak varlık baştan beri insanlar arasında “toplumsal olmayan toplumsallaşabilirlik”lerinden dolayı sorun yaratıyorsa, bunun sebebi tutkulardır. İşte bu yüzden doğal hakka dayanan klasik siyaset felsefesi doğa durumunu bir tutku hâli olarak tanımlar; bu tamamen siyaset dışı, gerçek bir kölelik hâlidir, zira tutkular insanları birbirine karşı ayaklandırır. Hobbes'un mükemmelen tarıf ettiği, ünlü herkesin herkese karşı genel savaş hâlidir bu.
Sayfa 168·Kitabı okudu
1000Kitap
16. yüzyıldan 20. yüzyıla, savaşla siyaset arasında bır süreklilik vardır, savaş siyasetin kurucu aracı, hatta şartı olduğundan, siyasal modernitenin karakteristik sürekliliği şu anlama gelir: Savaş/siyaset bağlantısı bire, yani hükmedene göre düşünülen ortak varlığa dair bir sorunsalın hizmetindedır. Böylece siyasal modemite en üst derecede dindışı özünü açığa vurur: Siyasal doğru/adil, a priori var olan —böylece kendinin dışında, dışarıdan siyaseti kuran- bir biçim ya da bir fikirden değil, bir kuvvetler fiziğinden kaynaklanır. Çokun biçimi olarak bir insanların tarihsel eyleminden ileri gelir: Kendini bir adalet hâli şeklinde tarif eden bir düzenin kurucu savaşı ve oluşturucu devrimi.
Sayfa 151·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
Reklam