Giritli Sırrı Paşa

Giritli Sırrı Paşa

Yazar
0.0/10
0 Kişi
·
0
Okunma
·
0
Beğeni
·
6
Gösterim
Adı:
Giritli Sırrı Paşa
Tam adı:
Selim Sırrı Paşa (Sırrî-i Girîdî)
Unvan:
Osmanlı Bürokratı, Vali, Vezir, Yazar, Şair
Doğum:
Kandiye, Yunanistan, 1844
Ölüm:
İstanbul, 1895
Şair ve yazar, 19. Yüzyıl Osmanlı dönemi vali ve bilginlerinden, edip ve bilgin ve olarak tanılan Vezirlerdendir. (D. Kandiye, 1844 - Ö. 11 Aralık 1895, İstanbul). Kaynaklarda Sırrî-i Girîdî, Giritli Sırrı Paşa ve Selim Sırrı Paşa olarak da anılır. Babası, Konya’dan göç ederek Girit’e yerleşmiş ailelerden birine mensup olan Helvacızâde Tosun Efendi’dir.

Hekim İsmail Paşa’nın damadı, şair Leylâ Hanım’ın kocası, Yusuf Razi ve mimar Vedat Beylerin babasıdır. Celâl Nuri’nin amcası, Mehmet Ali Aynî’nin kayınbabasıdır.

Kandiye alimlerinden Cevrî Efendi’den ders alarak öğrenim gördü. Girit Vilâyet kalemlerinde kâtiplik etmiş, gençliğinde İstanbul’a gelerek medreselerde okumuş, hususî dersler de almıştır.

Öğreniminden sonra 1860’ta Hanya’ya gitti ve Evkaf (Vakıflar İdaresi) kâtipliği görevinde bulundu. Daha sonra İstanbul’a gitti. Mahkeme-i Şer’iye kâtibi oldu. Sonra vüzeraya (bakanlar kurulu) divan kâtibi ve Hekim İsmail Paşa’ya damat oldu. Kendisine vezirlik (askerî ve idarî en yüksek derece) rütbesi verildi.

1867/ 68’de Yanya Mektupçu (yazı işlerini yöneten görevli) muavini, 1868/69’da Aydın vilayeti mektupçu muavini, 1869/70’de Prizren Mektupçusu, 1872’de Tuna Mektupçusu, 1876’da ula (Rumeli ve Anadolu kazaskerlerinden sonra gelen sivil görevli) sanıyla Bihke ve ardından Beylerbeyi payesiyle İzvornik ve sonra Vidin Mutasarrıfı oldu.

1878’de asker ve muhacir sevkıyatı hizmetiyle Vidin Komiserliği, ardından Karasi Mutasarrıflığı görevlerinde bulundu.

Sırrı Paşa; 1879’da Trabzon, 1880’de Kastamonu, aynı yıl ikinci kez Trabzon, 1881’de Ankara, 1883’te Sivas, 1884/85’te Diyarbekir, 1887/88’de Adana, 1888/89’da kendisine vezirlik verilerek Bağdat, 1889/90’da ikinci kez Diyarbekir Valisi oldu.

Diyarbekir valisiyken 1894/95’te hastalığı dolayısıyla İstanbul’a dönmüş ve 1894/95’te istifa ettikten sonra 11 Aralık 1895 tarihinde ölmüştür.

Tedbirli, gayretli, çalışkan bir zat olup bulunduğu yerlerde iyi hizmetler yapmış ve azil yüzü görmemişti. İlim ve fazilet bakımından benzersiz olanlardandı. Şiirleri ve insanlığı makbul, sert mizaçlı bir insan olarak tanınmıştı. Tefsir alanında eserler vermiştir.

Bulunduğu vilâyetlerde imar eserleri bırakmıştır. Bağdat’ta Hindiye seddini ve birçok cetvellerle şoseleri, Trabzon’da İdadi Mektebini yaptırmıştı.

1876 da Şerhi Akait Tercümesi isimli eserini Tuna Matbaasında bastırmıştı. “Sırrı Kuran, Sırrı Furkan, Sırrı İnsan, Sırrı Tenzil, Ahsen-ül-Kısas, Sırrı Meryem” isimli eserleri Kuranın muhtelif ayetlerinin tefsirine ait risalelerdir. Bunlardan başka Nakd-ül-Kelâm, Arai Millet, Nur-ül-Hüda isimli kitapları, mektuplarını muhtevi Mektubatı Sırrı Paşa adlı bir mecmuası, Galâtat, İhvaniyat isimli risaleleri vardır.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Giritli Sırrı Paşa
Tam adı:
Selim Sırrı Paşa (Sırrî-i Girîdî)
Unvan:
Osmanlı Bürokratı, Vali, Vezir, Yazar, Şair
Doğum:
Kandiye, Yunanistan, 1844
Ölüm:
İstanbul, 1895
Şair ve yazar, 19. Yüzyıl Osmanlı dönemi vali ve bilginlerinden, edip ve bilgin ve olarak tanılan Vezirlerdendir. (D. Kandiye, 1844 - Ö. 11 Aralık 1895, İstanbul). Kaynaklarda Sırrî-i Girîdî, Giritli Sırrı Paşa ve Selim Sırrı Paşa olarak da anılır. Babası, Konya’dan göç ederek Girit’e yerleşmiş ailelerden birine mensup olan Helvacızâde Tosun Efendi’dir.

Hekim İsmail Paşa’nın damadı, şair Leylâ Hanım’ın kocası, Yusuf Razi ve mimar Vedat Beylerin babasıdır. Celâl Nuri’nin amcası, Mehmet Ali Aynî’nin kayınbabasıdır.

Kandiye alimlerinden Cevrî Efendi’den ders alarak öğrenim gördü. Girit Vilâyet kalemlerinde kâtiplik etmiş, gençliğinde İstanbul’a gelerek medreselerde okumuş, hususî dersler de almıştır.

Öğreniminden sonra 1860’ta Hanya’ya gitti ve Evkaf (Vakıflar İdaresi) kâtipliği görevinde bulundu. Daha sonra İstanbul’a gitti. Mahkeme-i Şer’iye kâtibi oldu. Sonra vüzeraya (bakanlar kurulu) divan kâtibi ve Hekim İsmail Paşa’ya damat oldu. Kendisine vezirlik (askerî ve idarî en yüksek derece) rütbesi verildi.

1867/ 68’de Yanya Mektupçu (yazı işlerini yöneten görevli) muavini, 1868/69’da Aydın vilayeti mektupçu muavini, 1869/70’de Prizren Mektupçusu, 1872’de Tuna Mektupçusu, 1876’da ula (Rumeli ve Anadolu kazaskerlerinden sonra gelen sivil görevli) sanıyla Bihke ve ardından Beylerbeyi payesiyle İzvornik ve sonra Vidin Mutasarrıfı oldu.

1878’de asker ve muhacir sevkıyatı hizmetiyle Vidin Komiserliği, ardından Karasi Mutasarrıflığı görevlerinde bulundu.

Sırrı Paşa; 1879’da Trabzon, 1880’de Kastamonu, aynı yıl ikinci kez Trabzon, 1881’de Ankara, 1883’te Sivas, 1884/85’te Diyarbekir, 1887/88’de Adana, 1888/89’da kendisine vezirlik verilerek Bağdat, 1889/90’da ikinci kez Diyarbekir Valisi oldu.

Diyarbekir valisiyken 1894/95’te hastalığı dolayısıyla İstanbul’a dönmüş ve 1894/95’te istifa ettikten sonra 11 Aralık 1895 tarihinde ölmüştür.

Tedbirli, gayretli, çalışkan bir zat olup bulunduğu yerlerde iyi hizmetler yapmış ve azil yüzü görmemişti. İlim ve fazilet bakımından benzersiz olanlardandı. Şiirleri ve insanlığı makbul, sert mizaçlı bir insan olarak tanınmıştı. Tefsir alanında eserler vermiştir.

Bulunduğu vilâyetlerde imar eserleri bırakmıştır. Bağdat’ta Hindiye seddini ve birçok cetvellerle şoseleri, Trabzon’da İdadi Mektebini yaptırmıştı.

1876 da Şerhi Akait Tercümesi isimli eserini Tuna Matbaasında bastırmıştı. “Sırrı Kuran, Sırrı Furkan, Sırrı İnsan, Sırrı Tenzil, Ahsen-ül-Kısas, Sırrı Meryem” isimli eserleri Kuranın muhtelif ayetlerinin tefsirine ait risalelerdir. Bunlardan başka Nakd-ül-Kelâm, Arai Millet, Nur-ül-Hüda isimli kitapları, mektuplarını muhtevi Mektubatı Sırrı Paşa adlı bir mecmuası, Galâtat, İhvaniyat isimli risaleleri vardır.