Gökhan Selçuk

Hiç Olmak yazarı
Yazar
7.5/10
0 Kişi
2
Okunma
1
Beğeni
70
Görüntülenme

Hakkında

Gökhan Selçuk, 1987 yılında Bursa’da doğdu. Kültürle yoğrulmuş bir şehirde büyümesi, sanatın ve hikâyenin iç içe geçtiği bir dünyanın kapılarını erken yaşta aralamasını sağladı. Genç yaşlardan itibaren tiyatroya duyduğu ilgi, zamanla bir tutkuya dönüştü. Sahneyle kurduğu bağ, yalnızca bir oyunculuk serüveni değil; aynı zamanda insan ruhunu, duyguların kırılganlığını ve yaşamın içsel çelişkilerini keşfetme yolculuğu oldu. Tiyatro, ona insanın en çıplak hâlini gösterirken; yazmak, o hâli kelimelere dökmenin cesaretini verdi. Bu cesaretle öykü, roman, şiir ve tiyatro oyunları kaleme aldı. Her birinde, hayal gücünü yaşamın gerçeğiyle harmanlayarak kendine özgü bir dil ve anlatım tarzı geliştirdi. Selçuk’un eserlerinde, insanın yalnızlığı, umudu, direnci ve içsel sesi yer bulur. Karakterleri, sahnede olduğu kadar sayfalarda da nefes alır. Yazı onun için sadece bir ifade biçimi değil; aynı zamanda yaşamanın, anlam arayışının ve yeniden doğuşun bir yoludur. Tiyatro ve oyunculuk, Gökhan Selçuk’a yalnızca sahnede var olmayı değil, her satırda insanı anlatma gücünü kazandırmıştır. Yazılarında bu derinliği, samimiyeti ve insana dair merakı hissettirmekten vazgeçmez. Karagöz ve Hacıvat gölge oyunu oynatan hayalidir. Bursa Sahne Organizasyon instagram sayfası ile eğlence sektörünede hizmet etmektedir. Özel bir gıda şirketinde uzun yıllardır muhasebe biriminde görev almaktadır. Evli ve 1 çocuk babasıdır.
Doğum:
Bursa, Türkiye, 1987

Okurlar

1 okur beğendi.
2 okur okudu.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Anneler yetiştirmedi mi nice peygamberleri, nice sultanları, nice yazarları, nice bilim adamlarını... Belki dünyada söz sahibi erkeklerdir ama perde arkasında her zaman bir kadın vardır. O kadın da annedir. İslam'a göre de anne hakkı baba hakkından daha fazladır. Bunu şu hadis-i şerif ne kadar güzel ifade ediyor. Peygamber Efendimiz "Kime iyilik yapayım?" diye üç defa soran bir sahabeye, üç defasında da "annene" cevabını verdikten sonra dördüncü soruda, babasına iyilik yapması gerektiğini söylemiştir. (Buhâri, Edeb, 2; Müslim, Birr, 1). Buradan da anlaşılacağı üzere babanın bir hakkına karşılık annenin üç hakkı vardır, evladı üzerinde. İşte annelik böylesine ulvi bir duygudur ve dinimizde de hak ettiği yeri almıştır. Kendilerine model olarak günümüz modernizmini, modasını, sosyal statüsünü (kariyerini) seçmiş olan kadınlarımız çok iyi düşünmelidirler. Kariyer olsun, moda olsun bunlar geçici heveslerdir. Ama annelik hiçbir zaman geçici bir heves değildir. O Rabbimizden kadınlara verilmiş hususi bir makamdır. Bu duygu olmasaydı hiç "cennet annelerinin ayağının altındadır" buyurulur muydu?
Sayfa 34
Alıntı
Genç kızlarımız ve evlenip de anne olmayı erteleyen genç kadınlarımız; ne duruyorsunuz anne olmak için? Dünyevi çabalarınız kariyer, moda, popülist düşünceler olmasın. Dünyadaki en önemli hedeflerinizden biri de anne olmak ve evladınızı en güzel şekilde yetiştirmek olmalı. Dünyada en büyük mutluluk vesilelerinin başında annelik vardır.
Sayfa 34
Alıntı
Reklam
Reklam