Gonca Erkmen Gidenoğlu

Gonca Erkmen Gidenoğlu

Editör
7.5/10
166 Kişi
·
374
Okunma
·
0
Beğeni
·
10
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
528 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Büyük bir heves ile okumaya başlayıp, yazarın diğer kitaplarından da nasiplenmek istediğin bir kitap oldu. Okuyan arkadaşlarımın ballandıra ballandıra anlatması ile bu tada nazil olmak istedim ve iyi ki okumuşum dediğin kitaplardandı. Sayfaları okuyucuyu korkutsada okumaya başladıktan sonra sayfaların arasında kaybolup son sayfaların hüznüne uğrayacaksınızdır.

İlk defa bir kitabın hiç bitmemesini istedim. Sonra düşündüm de bu kitabın filmini çekselerdi baya ilgi uyandırırdı. Sınavlardan dolayı erken okuyup, bitirmede dirensem de bir yandan en güzel yerinde ara veriyordum heyecanlı olsun diye. Her zaman ki yaptığım gibi kitabı beğendiğim için zorla çevremdeki insanlarada okutacağım. :)

Kısacası konusunu ele alırsak;

On altı yaşında iken babasın aldığı karar ile güzeller güzeli Asude ile evlenen Sedat'ın hiç beklemediği o aşk. Evin büyük oğlu Sedat annesinin ölmeden önce eşine bir kız beğendiğini ve bu kızın gelini olmasını istemesi ile Sedat'ın Asude ile evlenmesi farz olur. Yazarın söyleminde olduğu gibi; " İkisi de eşit şartlardaydı. Bir anda hayatları hakkında alınan karara uymak zorunda bırakılmışlardı. Biri köy beyinin göze çarpan, içindeki iyiliği asla gösteremeyen büyük oğlu, diğeri ise köyün en gözde kızlarından biri olmaya aday temiz kalpli genç bir kız." Babası her ne kadar oğlunun küçük olduğunu bilsede eşinin ölümünden geriye kalan iki aylık kızı Songül için bu evliliğin olmasında kararlıydı. Birbirinden habersiz bu iki genç yazarın dediği gibi, " Ne genç kız evleneceği genç adamı tanıyordu ne de genç adam evleneceği kızı görmek istiyordu.." Babasının evet demesi ile söz hakkını yetirmiş olan genç kız Asude, koca konağın hanımı ve küçük Songül'ün annesi olmuştu. Aslında anlacağım daha çok şey var ama kısa kesiyorum.

Hiç pişman olmayacağınız, okurken büyük keyif alacağınız bir kitap. Kitap dolu günler 1000Kitap. :)
640 syf.
·7/10
Talih serisinin ikinci kitabı olan "Baksana Talihe"de Hazal ile Arda'nın hikayesi kaldığı yerden devam ediyor, fakat bu sefer sıkıntı, acı ve üzüntülerle dolu başlayan kitap drama havasında geçerken bir anda o romantik-komedi havasına girecek şekilde olaylar gelişiyor. Romantik-dramadan romantik-komediye, sonra tekrar drama havasına girip ardından yine o eğlenceli denebilecek komedi havasında ilerliyor. Yazar bu konuda güzel bir denge kurmuş, okuru fazla sıkmadan dramadan eğlenceye, eğlenceden de dramaya taşıyor. Açıkçası serinin bu ikinci kitabını ilk kitaptan daha başarılı buldum, tabi bu demek değilki eleştireceğim hiç bir şey yoktu.
- İlk eleştireceğim şey yazılım/tuşlama hatalarının çok olması ve özelliklede ilk sayfalarında Hazalın kuzeni olan Sevil'in ismi Seval olarak arka arkaya defalarca kez değişmiş, -ki bu tuşlama hatasının yapılması okurda bir kafa karışıklığı oluşturabiliyor ilk etapta, çünkü "yeni bir karakter mi girmiş, kim bu Seval" vs vs gibi düşündürtürken olaylar örgüsü aslında sadece bir yazılım hatası sonucu "i" harfinin "a" ile değiştirildiğini anlamamıza neden oluyor. Ve bu hata çok fazla yapılmış olmasına ramen nasıl olmuşta yayınevinin ve yazarın dikkatini çekmemiş, ilginç :-/
- Bir diğer hata ise kitabın son bölümlerinde ikiz çocuklar Narin ile Nazlı'nın sürekli karıştırılması, öyleki kitabın 604. sayfasının başında Nazlı; beyaz tenli, siyah saçlı ve mavi gözlü olarak tarif edilirken, aynı sayfanın ortalarında ikiz kardeşi Narin; sarı saçlı ve kara gözlü olarak tarif edilir. Fakat ilerleyen sayfalarda Nazlı'nın gözleri kara ve saçları sarı, Narin'in gözleri mavi saçları siyah olarak anlatım esnasında karıştırılıyor (bu hata 607. sayfada yapılmaya başlıyor), böyle bir hatanın yapılmasıda özentisiz geldi bana. Kitaplarda ilk baskıda normal mi karşılamak gerek böyle hataları bilmiyorum, fakat eğer ikinci baskı olursa bu hataların düzeltilmesi iyi olur, okuma esnasında okur için bilgi karışıklığı olmaması ve kitaptan keyif alması için gerekli diye düşünüyorum.

Bu arada sanırım talih serisinin üçüncü kitabıda çıkacakmış, fakat bu sefer ilk iki kitaptaki ana-karakterler Arda ve Hazal yerine Arda'nın yakın arkadaşı Timur'un aşk hayatına yoğunlaşılacakmış.. Üçüncü kitabı da çıktığında okumayı düşünüyorum, en azından serinin ikinci kitabı çıkacak üçüncü kitabın da okunmaya değer olduğunu düşünmeme neden oldu..

Herkese keyifli okumalar..
288 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Çok keyifle okudum bu güzel kitabı. Ister anlatimi olsun, ister kurgusu ilgimi cezbetmekte gecikmedi ve hemen kucakladı beni. Sevgili Alev Eleyan bu ne guzel bir anlatimdi öyle. O diyaloglar nasil da güzeldi öyleki, kimi yerde bastım kahkahayi. Argo kelimelerin bile bir kitapta boyle sevimli görüneceği hiç aklima gelmezdi doğrusu.
Hele Italyan sipagettisi ve Nuhun Ankara Makarnasi yakıştırmaları çok hoştu.
Gelelim artik bu güzel kitabin konusuna; Eylul dokuz yaşında anne babasi ile birlikte yedi yaşındaki erkek kardesini trajedik bir şekilde kaybeder. Ailesi bir cinayete kurban gitmiş, kendisi ise tesadüf sonucu hayatta kalmıştır. Çok zeki olan Eylül'ü anneanne ve dedesi büyütür. Son alti yılını Italya'nin en büyük şirketlerinin birinde çalışarak geçiren Eylül, dedesinin vefatından sonra anneannesini yalnız bırakmamak için Türkiye'ye döner. Bir gün tesadüfen bir cafede eski ve sıkı dostu Merve ile karşılaşır. Merve'nin ise yaninda ağabeyi Boran da vardir. Boran... Cocukluk aşkı..
Gördüğü ilk gün aşık olduğu adam... Tabi ki onun bu askindan genç adamın haberi olmadigi gibi, karşılaştıklarında Eylül'ü hatırlamaz bile. Merve, Turkiye'ye dönen ve artik işi olmadigini düşündüğü Eylül'ün kendi şirketlerinde çalışması için abisini ikna etmeyi çalışır. Boran ise dili papuç kadar uzun olan bu kizi işe almaya pek hevesli değildir. Tabi ki ilk düşüncesi boyle sonra neler oluyor neler. Italya'daki yakisikli ve zengin patronu Giorgio'nun da arkasindan Turkiye'ye gelmesi ve sirketinin bir şubesini Istanbul'da açmayı düşünmesi ve tabi ki Eylül'e olan aşkı iki erkeği karşı karsiya getirir. Sonrasi mi?... Valla okuyun derim... Ben çok beğenerek okudum.
400 syf.
·Beğendi·10/10
Ne zaman okuduğumu tam olarak hatırlamıyor olsam da Wattpad de yeni bölümün gelmesi için gün saydığım zamanları hatırlıyorum. Şule Terzi nin kitaplarını hep sevmişimdir zaten. Kuralsız ve Adaletsiz kitabını da ayrı bir heyecan ve duygu karmaşası içinde okudum. Gerçekten çok güzel kitaplar yazan bir yazar. Okumanızı öneririm.
528 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Baştan sona çok etkileyici bir kitap diye başlamak istiyorum. Daha çocuk denebilecek yaşta evlendirilen Sedat ve Asude 'nin son derece hüzünlü ve töre yasalarına boyun eğen hikayesini okudum. Zavallı Asude sabır taşı olsa bırak çatlamayı un olurdu yaşadıkları karşısında. #spoi içerebilir : Evliliğe alışmak hayli geç olması zaten zorken bi de kısır damgasını yemesi, birbirlerine delicesine aşıkları ruhen çok yormuş, askerliği beklemek ise çektikleri eziyete tuz biber oldu. Tam bebek hasretinin ve asker eşinin hasretinin son bulacağını düşünüp mutluluk beklerken hiç ama hiç ummadıkları durum( ???) ile karşılaşınca koca konak bu aşık çifte, hapisten farksız oldu. ..Taaa kii mutlu sona yıllar sonra kavuşana dek. Yazar romanı çok uzun bir zaman dilimi içerisinde anlatmış, bu da karakterlerin çocukluğundan olgunluklarının sonuna kadar bir dilimi kapsıyor. Böyle olunca da karakterleri ve hikayeyi daha fazla benimsemeyi sağlıyor. Neyse çok detaya girmeyeyim, duygular çok gerçekçi yansıtılmış okura. Bu da kitabı daha bi OKUNASI yapıyor. Sırada yazarın devam kitabı Göremediğim Sen adlı kitabı var.
496 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Sevgili Yasemin Yaman 'nın Benim Küçük Gelinim adlı kitabının ikinci ve devam kitabı olan Göremediğim Sen 'de büyük bir okuma keyfi ile bitirmiş bulunuyorum. Bu kitabı çok sevdiği ölen abisinin 7 aylık eşi Yaren ile töre gereği evlenmek zorunda bırakılan Dr. Yağız 'ın mutlu bir aşk evliliğine dönüşen hikayesini okudum. İlk kitaptaki aşırı hüzünlü ve sabır içeriğinden ziyade bu kitapta yer yer romantik komedi tadında gülümseten konu akışı daha bir okuması keyifli geldi bana. Ayrıca görümce ve kayınçonun (Songül ve Cüneyt ) sözde bedel usulü ama aslında onların gizli sevdasına sahip çıkan Yaren 'in bir oyunu olması olayların akışına renk kattı. Her iki kitabı da gayet beğenerek okudum ve tavsiye ederim.
576 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Kitap kaldığı yerden devam ediyor. Afra hamile.....
Diğer arkadaşlarında aşkları dolu dizgin devam ediyor.
Yağız ve Afra'nın düşmanları var ama kim....
Yağız'ın babası çıkıyor ortaya... Afra kız kardeşini evlatlık edinmeye çalışıyor vs.
Bu kitap ilk kitaptabn daha iyiydi En azından heyecan ve merak vardı. Sonu dagüzel bitti tabi ki.... İyi okumalar...
432 syf.
·6/10
Kitabın yarısından çoğu yavaş bir zamanda anlatılmış ve sonrası da bir karmaşa hali gibi hızlı anlatılmış.Yarısından sonra kafamdakiler tamamen silindi zaten.Okuyan kişiler anlayacaktır nedenini.Fazla beğendiğim bir kitap değildi.Yine de okunabilir.
496 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10
Göremediğim Sen #okudumbitti
Güzelliği başına bela olan bir kız. Babasının düşüncesi ölmeden kızını güvendiği birine teslim etmek istemesi sonucu ortaya çıkan üzücü olaylar evlendikten bir süre sonra kocasının ölümü ve kocasının abisiyle evlenmesi daha neler neler merak mı ettiniz o zaman okuyun
Sevgili arkadaşım @mermarid.yy emeğine yüreğine kalemine sağlık. bu güzel kitabı bizim ile buluşturdugu için @parolayayinlarina teşekkürler
592 syf.
·2 günde·3/10
Bu ne saçma bir kitaptı böyle gerçekten okurken krize girdim. Adam aşık sanıyorsun ama başkası ile nişanlı. Diğer kız hadi çocuğu seviyor görünüyor saçma salak hareketler istemiyorum diyor
Birde Anlamadığım gerçekten 400 küsür sayfa aynı şeyler döndü durdu . Adam aşkından ölüyor sözde ama nişanlısa acıyor gülme kriziyle okumak isteyen için bire bir sırf merak ettim sonunu değişik bir şey olacak mı diye okudum ama tamamen boş bir kitap bence garip bir boşluk ama aşk var diye okuyorsun devam ediyorsun sadece

Yazarın biyografisi

Adı:
Gonca Erkmen Gidenoğlu
Unvan:
Editör

Yazar istatistikleri

  • 374 okur okudu.
  • 13 okur okuyor.
  • 388 okur okuyacak.
  • 8 okur yarım bıraktı.