1987 İstanbul doğumluyum. Kendimi bildim bileli en merak ettiğim, en ilgilendiğim ve en çok tanımak istediğim kişi kendimim. Günümüz dünyasında kibir olarak algılanabilecek olan bu durum esasında benim için dünyayla bir ilişki kurma şekli. Kendi varlığımızı doya doya deneyimlemenin evreni ve tüm varoluşu da deneyimlemek demek olduğuna inanıyorum. Desteklemeyi ve sevmeyi bir çok bağlamda bilen bir aileye sahip olmama rağmen biraz yalnız, biraz hırçın, biraz da zorlayıcı bir çocukluk geçirdim diyebilirim. Okula gitmeye alıştığımda lisedeydim ve sonrasında hayat beni pek de ilgilendirmeyen bir bölüm okumaya yönlendirdi; Avrupa Birliği Çalışmaları. Okul bitince 2 sene Rafineri Reklam Ajansı’nda çalıştım ve sonrasında çocukken kafamı kurcalayan, içimde taşıdığım soruların cevabını bulmak adına dünyayı dolaşmaya başladım. Çeşitli meditasyon gruplarına katıldım, içsel çalışmalar yaptım. Son bir buçuk senedir ise kendi içgüdüsel şifa seanslarımı gerçekleştiriyorum. Enerji terapistiyim diyebilirim.
Dünyada da sevgi vardı fakat hissetmek çok zordu çünkü orada her şeyin adına sevgi deniliyordu; ilginin, kıskançlığın, merakın, öfkenin, korkunun, endişenin ve daha birçok şeyin sevginin yüz değiştirmiş hali olduğu söylenirdi. Her şey hep sevgidendi. Bu nedenle canınız ne kadar yanarsa yansın anlayış göstermeli ve sevildiğiniz için şükretmeliydiniz. Sanki sevgiden sınırlı sayıda üretilmiş de kapanın elinde kalıyormuş gibi bir telaş yaşandığından şükürler zaten hazırdı.