Gregory Galloway

Adam Strand'ın Otuz Dokuz Ölümü yazarı
Yazar
8.0/10
49 Kişi
233
Okunma
19
Beğeni
3.978
Görüntülenme

Hakkında

ABD’de Iowa şehrinin güney doğusunda, Des Moines ve Mississippi nehirlerinin kesiştiği, Keokuk adlı küçük bir kasabada, bir şartlı tahliye memurunun oğlu olarak doğup büyümüştür. Yazma fikri Keorkuk Lisesi’ndeki öğrencilik yıllarında oluşmuş, ardından Iowa Üniversitesi Yazarlık Atölyesi’ni, kurgu ve şiir dallarında master derecesiyle bitirmiştir. Müzik tutkusu sebebiyle eğitim yılları boyunca şehir merkezindeki bir plakçıda çalışmış ve bu ilgisi 2005’te yayınlanan ilk romanı As Simple as Snow (Kar Kadar Basit) kitabında temel bir rol oynamıştır. Bu romanı 2006 senesinde Amerikan Kütüphane Derneği’nin ‘Alex Ödüllerine’ layık bulunmuştur. 2011 senesinde Careful & Other Stories (Dikkatli ve Diğer Öyküler) adında insanların gündelik problemleri, hayal kırıklıkları, umutları ve çaresizlikleri ekseninde on kısa öyküden oluşan bir derleme kaleme almıştır. 2013 senesi Şubat ayında, ne kadar gayret etse de bir türlü ölemeyen, 16 yaşındaki bir gencin yaz aylarını konu alan, Adam Strand’ın 39 Ölümü (Dutton 2013) adlı ikinci romanı yayınlandı. Galloway şu anda eşiyle birlikte Hoboken, New Jersey’de yaşamaktadır.
Ünvan:
Amerikan Kurgu Yazarı
Doğum:
Keokuk, Iowa, Amerika Birleşik Devletleri, 1969

Okurlar

19 okur beğendi.
233 okur okudu.
9 okur okuyor.
196 okur okuyacak.
13 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 67.1
Erkek% 32.9
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Onlarsız da yapabilirdim, diye düşündüm. Elbette yapamadım.
Sayfa 183 - ayrıntı yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Herkes için olmayan alıntı:
"Neden mutlu değilsin?" "Seni nasıl mutlu edebiliriz?" "Seni üzen nedir?" Keşke ona bunun mutlu ya da üzgün olmakla bir alakasının olmadığını açıklayabilseydim, bu sorular bütün konunun çok uzağındaydı. Hâlâ sormaya devam ediyorlar. Kimse her zaman "mutlu" ya da her zaman "üzgün" değildir, değil mi? Bilmiyorum, geçici şeyler gibi duruyorlar, hava durumu gibi, gelip geçici, hiçbir şey sabit değildir. Bu problemin bir parçasıydı. Hiçbir şeyin bu geçici doğasını sevmiyordum. Genç olmayı sevmiyordum ve büyüyeceğim gerçeğini; kilo alacağım gerçeğini sevmiyordum ya da boyumun uzayacağını ya da en sevdiğim tişörtüme sığmayacağımı veya saçımı kestirmek zorunda kalacağımı, bir gün tıraş olmak zorunda olacağımı, her gün dişimi fırçalamam gerektiğini, bir yerden mezun olup başka biri için uğraşacağım gerçeğini, evden ayrılacağımı, üniversiteye gitmeyi, iş bulmayı, emekli olmayı, ölmeyi. Hiçbiri ilgimi çekmiyordu. Hiç idrak edemedim. Bence, boşverin. Eminim ki dışarıda bunlardan biriyle gayet mutlu olan insanlar vardır, belki hepsiyle birden mutlu olan birisi de vardır, ama bana göre değillerdi. Bir kaya olarak doğmalıydım ya da kutuplarda bir buzul, yerin metrelerce altında asla rahatsız edilmeyecek bir kömür parçası ya da asla keşfedilmeyecek uzak bir gezegende bir molekül, uzayda donmuş, izole, yalnız, varlığından kimsenin haberi olmayan, var olma ihtimalinin bile bilinmediği bir şey. Bu şekilde doğmalıydım ya da hiç doğmamalıydım. Bunu annenize nasıl anlatabilirsiniz ki?
Sayfa 33
Edebiyat
Reklam
Reklam