Hakan Çevlikli 1984’te İstanbul’da doğdu. Hikayesiz bir çocukluğun ardından ortaokul ve lise eğitimini aldığı Adile Mermerci Anadolu Lisesi’nde kitaplarla tanıştı ve hemen hemen aynı anda büyülü olabileceklerinden şüphelenmeye başladı. Üniversite seçimini yapacağı zaman, büyü diye bir şey olmadığını söyleyen modern dünyaya aldanarak en az kitaplar kadar düşkün olduğu bilime ve teknolojiye yoğunlaşmayı seçti. Bu doğrultuda, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde matematik eğitimi aldı. Üniversite yıllarında bilimin teoride kalmaması gerektiğini fark ettiyse de bu hususta hiçbir profesörü ikna etmeyi başaramadı. Böylece üniversite biter bitmez, eski aşkı olan öykü yaratma işini icra edebilmek adına reklam yazarlığına yöneldi ve matematiği de yaratımlarının merkezine koydu. On yılı aşkın süre boyunca, ülkenin önemli reklam ajanslarında sadece ajansının, ekibinin ve kendisinin önemli olduklarını düşündüğü pek çok reklam kaleme aldı. İlanlar, broşürler ve tanıtım kitapçıkları yazdı. Kullanım kılavuzlarıyla sözleşmeler okudu. Stratejiler oluşturdu. Bütün bunları yaparken de zihninin köşesinde hikâye tozları biriktirdi. Yeterince tozlandığına inandığı bir kış gününde, reklamdan başka şeyler yazmaya karar verdi. O günden beri Ursula Le Guin’in rüyalarında dolaştığını, Stephen King’in kulesine ulaştığını, Neil Gaiman ile Terry Pratchett’in başlattıkları kıyameti durdurmaya çalıştığını, Douglas Adams’ın galaksisinde turladığını hayal ediyor. Geriye kalan zamanındaysa sadece anlatmak istediklerini anlatıyor.
Erol dayı profesyonel bir hayalperestti. Bu durum başta babası olmak üzere, dünyasını sadece görebildiği ya da dokunabildiği olguların
üzerine kuranların gözünde onu katlanılamaz biri yapıyordu.