Halil Erdoğan Cengiz

Halil Erdoğan Cengiz

Yazar
8.1/10
17 Kişi
·
60
Okunma
·
0
Beğeni
·
423
Gösterim
Adı:
Halil Erdoğan Cengiz
Unvan:
Yazar, Şair
Doğum:
Araç, Kastamonu, 3 Eylül 1934
Ölüm:
Ankara, Türkiye, 28 Ekim 1993
1934'te Araç/Kastamonu'da doğdu. İlkokulu Tosya'da, ortaokul ve liseyi Kastamonu'da bitirdi. 1952'de Ankara'da memuriyete başladı, bu arada Dil ve Tarih ve Coğrafya Fakültesi'nin Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. Hacettepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ile Devlet Konservatuarı Müzikoloji Bölümü'nde Eski Türk Edebiyatı, Osmanlıca, Osmanlı Paleografyası ve Türk Edebiyatı dersleri verdi. Eserleri: Açıklamalı Notlu divan şiiri antolojisi (1982), Divan Şiiri Antolojisi (1983), Ermeni Komitelerinin A'mal ve Hareket-ı İhtilaliyesi (1983). Halen Ruhi Tarihi üzerinde çalışmalarını sürdürmektedir.
Hristiyanları himaye maksadıyla Avrupa'nın müdahalesi, memlekette, evvelkinin aksi bir eşitsizlik doğurmuştu. Şimdi İslamların hiç bir işine bakılmıyor, memurlar Avrupa'nın nazarı dikkatinin matuf olduğu Hristiyan tebaa ile meşgul oluyordu.
Merd-i meydan-ı vegadır Enver
Mefhar-ı ehl-i gazadır Enver
Mülkten zulmet-i istibdadı
Mahveden mihr-i zekâdır Enver
Halil Erdoğan Cengiz
Sayfa 132 - İş Bank. Kült. Yay.
Sağ elimde Kuran-ı Azimüş-şan, sol elimde bir kama ve bıçak üzerinde olduğu halde bu uğurda hiçbir şey esirgemeyeceğime ve ihanet etmeyeceğim yemin ettim. Sonra gözüm açıldı. Karşımda siyah peçeli, kırmızı örtülü üç şahıs bulunuyordu.
Beni çıkardılar. Müteakiben [sonradan], Yıldız'da yer olmadığından, bir arabaya bindirerek, gece, mektebe götürdüler. İkimizi ayrı ayrı birer odaya kapadılar. Bu sırada erkanıharp namzet ikinci sene hizmetçisi Ahmet Ağa geldi. Amcama bir diyeceğim var ise, hizmete hazır olduğunu söyledi. Bir müddet bu kır bıyıklı Anadolulu hademenin yüzüne bakakaldım. Saf, ciddi idi. Halil'e, sözünü tuttuğumu yazdım. Kağıdı aldı gitti, cevabını getirdi. Bu sırada, hakikaten, idare-i zalimenin [zalim yönetimin] tesirini bütün milletin anlamaya başlamış olduğunu hissettim. Ve bundan sonra idare-i zalime-i Hamidi'ye [Sultan Hamid'in zalim yönetimine] karşı zihnim daha hasıl olan intibah, derece-i kemale gelmişti [zihnimde başlayan uyanış tamamlanmıştı]. Bu hain herif, istese bir anda her şeyi yapar; memleketi bahtiyar eder; etrafındaki alçakları dağıtır; hem memleket, millet bahtiyar olur, hem kendisi diyordum. Fakat bu adamın senelerden beri kan içmeye alışmış olduğunu ve insanın itiyadından [alıştığından] vazgeçemeyeceğini düşündükçe şahsına karşı fevkalade bir adavet [düşmanlık] hissediyor ve bu herhalde bunun vücudunun ortadan kalkmasının en selim [doğru] bir çare olduğunu düşünüyordum.
Halil Erdoğan Cengiz
Sayfa 13 - İş Bank. Kült. Yay.
... Fiilen malul ve iktidarsız olmasından sarf-ı nazar (başka),sakat olan bir miralayın (albayın) fırkaca, tekaüdü (emekliliği) yazıldığı halde; İstanbul'a gönderilecek bir kaç yüz altın ve oradaki bir dostun himayesiyle, biraz sonra, kudema-yı ümera-yı askeriyedendir (ordunun eski ve önde gelen üst subaylarındandır) diye mirlivalık (tuğgenerallik) fermanı geliyordu. Bu hal herkeste ifa-yı vazife hususunda bir kesel (gevşeklik) uyandırıyordu.
Halil Erdoğan Cengiz
Sayfa 22 - Türkiye İş bankası Yayınları
Biraz sonra Sabri Efendi, muhakememizin nihayet bulduğunu ve kabahatsiz olduğumuz[un] anlaşıldığını; yalnız, iradeye intizar edeceğimizi [buyruk bekleyeceğimizi] söyledi. Bir çeyrek sonra [gidebileceğimizi] müşir [belirtir] irade sudur etti [buyruk çıktı], mektebe döndük. Fakat bir müddet o şüpheli nazarlar uzaktan uzağa bizi takip ediyordu. Mamafih, yalnız yaşamaya alışmış olduğumdan, bu suretle, arkadaşlardan muvakkaten [geçici olarak] tecrit edilmek üzerimde fena tesir yapmadı. Fakat, bundan sonra, Sultan Hamit'in ve etrafındaki alçakların, böyle ehemmiyetsiz hususatı izam ederek [abartarak], birçok hanedanı [ocağı] mahvedişleri[ni] ve bununla beraber milleti bir girdab-ı felakete sürükleyişlerini bizzat görüşüm, bende, bunlara karşı fevkalade bir kin uyandırdı. Bundan sonra, ara sıra, itimat ettiğim arkadaşlara bu idare-i zalimeyi devirmek çarelerinden bahse başlamıştım. Fakat bunlar söz olarak kalıyordu.
Halil Erdoğan Cengiz
Sayfa 15 - İş Bank. Kült. Yay.
Osmanlı Hürriyet Cemiyeti, Osmanlı Terakki ve İttihat Cemiyeti namını alacak, iki Merkez-i Umumisi olacak. Biri dahilde, yeri malum olmayacak;diğeri hariçten, Paris'te.
Enver Paşa, anılarında, övünmemeye son derece dikkat etmiş görünmektedir. Başarılarına değindiği yerlerin hemen hepsinde, özellikle çetelerle olan çatışmalarını anlattığı yerlerde, duygularını açıklamaktan, hangi güç şartlar altında çarpıştığını ayrıntılarıyla belirtmekten özellikle kaçınmıştır. Bazen beş saat, bazen on üç saat süren ezici ve yorucu bir yürüyüşten sonra, dinlenmeden çatışmaya girdiğini, takiplerin kimi zaman bütün gece, kimi zaman on bir saat sürdüğünü, karlar altında donma tehlikesi atlattığını, hatta sağ uyluğundan yaralandığını dile getirdiği cümleler bile sanki kısa ve net bir askeri raporun cümleleri gibidir. Bunlarda ayrıntılara yer yoktur. Tıpkı: Görev yerine getirilmiş, düşman yok edilmiştir; ya da şöyle olmuştur, kaybımız yoktur ya da şu kadardır, kabilinden satırlardan ibarettir. Kendi yaralanışını bile şu sade cümlelerle anlatır: "Müsademede bir kişi mecruh oldu; bu müsademede yalnız ben sağ kaynağımdan yararlandım. Bir ayda tedavi olabildim."
Şimdiye kadar memlekete esaslı bir fayda temin edemeden, on defa ölüme mahkum olup kurtulan hayatımı bu defa hakikaten vatan selameti yolunda sarf edecektim. Binaenaleyh, elbet bir gün gelecek, beni rahmetle yad eden bulunacaktır diyordum.
Halil Erdoğan Cengiz
Sayfa 65 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
141 syf.
Yakın tarihimizin en çok sözü edilen ve tartışılan isimlerinden biri olan Enver Paşa'nın doğumundan 1908 yılına kadar olan yaşantısı kendisi tarafından bir deftere yazılmış. Bu eser de o defterin bizlere ulaşmış hali. Genç yaşına rağmen bu kadar iş başarmış olması şaşırtıcı. Belki de bunu cesareti ve gözüpek oluşuna borçludur. Erken yaşta öldüğü için anılarını tam anlamıyla düzenleyememiş olduğu görülüyor. Kara kutu olan Enver Paşa'nın 1923 yılına kadar yaşayıp, o tarihler de sakin kafayla anılarını yazmasını çok isterdim.
141 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Enver Paşa'nın bizzat elinden yazılmış hatıralarıdır. Doğumundan II. Meşrutiyet'in ilânına kadar olan zamanı kapsamaktadır. Hatıraları okuduğumda Enver Paşa'ya bir kez daha hayran oldum. Enver Paşa gerçekten çok dürüst, namuslu ve mütevazi bir adamdır. Hatıralarını okuduğunuzda da bunu üslubundan farkediyorsunuz. Anıların orijinali Enver Paşa'nın ailesinden alınıp, Halil Erdoğan Cengiz tarafından neşredilmiştir. Orijinalleri hâlâ ailededir. Hatıraların dili oldukça ağır ancak gerek Enver Paşa'nın sadeleştirerek yazmaları gerekse kitaba eklenen açıklamalar hatıraları anlamamıza yardımcı olmaktadır. Ancak osmanlıca kelimelere aşina olmayanalar için sözlükle okunmasını tavsiye ederim.
141 syf.
Kitap Enver Paşa'nın doğum yılından başlamak üzere, aile hayatı, askeri okul dönemleri, ilk vazifesi gibi konuları bizzat paşanın kendi kaleminden okuyucuya sunmuş. Balkan dağlarında amansız çete takiplerinden, Osmanlı Hürriyet Cemiyetine giriş günlerinden, çeşitli balkan illerinde yaptıkları toplantılardan kısa ve öz olarak bahsetmiş Enver Bey. Osmanlı Devletinin yaşamakta olduğu bölünmeyi Meşrutiyeti ilan ile engellemeyi düşünüp bu doğrultuda Enver Paşa ve dönemin önde gelen İttihaçı'ların Meşrutiyet mücadelesini birinci ağızdan,hürriyet kahramanı Enver Paşadan okuduk. Kitap meşrutiyetin ilanı ile bitip ekler başlıyor. Ekler demişken; yazar birebir orijinal belgeleri değiştirmeden hazırlamış kitabı. Haliyle Osmanlıca kelimeler yoğunlukta yer yer sadeleştirme yapılmış, cümle çevrilerini vermiş fakat yinede ağır bir dil bana göre tabi. Bu da yazarın orjinal belgelere sadık kalma gayretinden idi. Bir de yazar; Şevket Süreyya Aydemirin yazdığı Enver Paşa kitabı ile kendi hazırladığını kıyaslar nitelikte yani ben öyle anladım. Mesela şöyle; Ş.Süreyya bir kelimeyi yanlış okumuş, yazar da bunun aslı şudur diyerekten bolca dip not vermiş.
141 syf.
·1 günde
Enver Paşa'yı bu eserde tam olarak tanıyamıyorsak da,bazı konularda duygularını çok iyi yansıtmış. Bir döneme damgasını vuran Enver Paşa'nın bu hatıratta en çok etkilendiğim şey Hürriyet Kahramanlığına giden yola çıkışının başında, nelerden vazgeçtiğini çok iyi betimleyerek aktarmış. Çete savaşlarında neler olduğunu,nasıl hareket ettiğini. 2. Meşrutiyet'e giden yolda hangi safhalardan geçildiğini detaylı olmasa da bahsetmiş ve çıktığı bu yolda başına neler gelecek bilmediğini bildirdikten sonra elbet neslimin çocuklarından bazıları da olsa beni dua ile yad edecektir temennisi ile başarıya ulaşmıştır.
141 syf.
·25 günde·Puan vermedi
Enver Paşa'nın 1881 ila 1908 yılları arası kendi elleriyle yazmış olduğu anılar Halil Erdoğan Cengiz tarafından toparlanmış, çevrilmiş ve hazırlanmış olan eseri görüyoruz. Evvela Halil Erdoğan Cengiz'in muhteşem bir önsözü ile esere giriş yapıyoruz. İleri sahifelerde zaten düşmüş olduğu notları, izahları ve düzenlemeleri ile son derece iyi bir çalışma olduğunu en başından görüyoruz.
Enver Paşa, doğumundan, ailesinden, okul hayatından, askerlik görevine başlamasından ve İttihat ve Terakki cemiyetine girişi ile son olarak Meşrutiyet'in ilanı için Manastır'da isyan etmesine kadar olan kısmı bizzat kendi cümleleriyle anlatmakta.
Kazım Karabekir'in kızı Timsal Karabekir babasını anlattığı bir programda o dönem Subayların çok iyi bir eğitim aldığından, son derece donanımlı olduğundan ve her şeyi yazmaları ve belgelendirmelerinden bahsetmişti. Hakikaten Enver Paşa'nın yalnızca askerlik görevi ve teşkilatçılıkta değil yazımda bir hayli başarılı olduğunu son derece açık ve anlaşılır kurduğu cümlelerle anlıyoruz. Metin o kadar akıcı kılınmış ki keşke daha fazlası olsa da okusam dedirtti.
Enver Paşa adını Meşrutiyetin İlanı ile çok genç yaşta duymayanlar duyurmuş bir hürriyet kahramanı idi. Daima milletin haline üzülmüş bir süre sonra üzülmenin kafi gelmeyeceğini ve yola düşmek gerektiğine kani olmuş bir vatanperver. Bu yolda ölüp cesedini bir asi diye kenara atanacaklarına üzülmeyip en azından milletim için öldüm diye düşünen üç kıtaya hükmetmiş cihangir imparatorluğun son neferlerinden.
Ruhun şad olsun Enver Beg.
141 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Kitap Enver Paşa'nın doğumu ile başlayıp II.Meşrutiyet'in ilanı ile birlikte sona eriyor. Bu kitabı okuduğunuz zaman Enver Paşa'nın vatan aşkını tüm gerçekciliği ile görüyorsunuz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Halil Erdoğan Cengiz
Unvan:
Yazar, Şair
Doğum:
Araç, Kastamonu, 3 Eylül 1934
Ölüm:
Ankara, Türkiye, 28 Ekim 1993
1934'te Araç/Kastamonu'da doğdu. İlkokulu Tosya'da, ortaokul ve liseyi Kastamonu'da bitirdi. 1952'de Ankara'da memuriyete başladı, bu arada Dil ve Tarih ve Coğrafya Fakültesi'nin Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi. Hacettepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ile Devlet Konservatuarı Müzikoloji Bölümü'nde Eski Türk Edebiyatı, Osmanlıca, Osmanlı Paleografyası ve Türk Edebiyatı dersleri verdi. Eserleri: Açıklamalı Notlu divan şiiri antolojisi (1982), Divan Şiiri Antolojisi (1983), Ermeni Komitelerinin A'mal ve Hareket-ı İhtilaliyesi (1983). Halen Ruhi Tarihi üzerinde çalışmalarını sürdürmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 60 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 28 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.