Hamit Kalyoncu

Yaşamak Güzeldi yazarı
Yazar
7.5/10
0 Kişi
5
Okunma
0
Beğeni
321
Görüntülenme

Hakkında

1942 yılında Çaycuma’da doğdu.İlk ve orta okulu Çaycuma’da okudu. Zonguldak Mehmet Çelikel Lisesi’nden sonra, Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesini bitirdi. Lise yıllarında E. K. İ. Karadon Bölgesi’nde, Ankara’da Vatan ve Başkent gazetelerinde, Çaycuma SEKA’da işçi olarak çalıştı. Askerlik görevinden sonra öğretmenliğe başladı (Kasım-1971). Zonguldak Fener ve Endüstri Meslek Liselerinde öğretmenlik yaptı. 1977’den 1980’e kadar üç dönem TÖB-DER Zonguldak Şubesi’nin başkanlığını yaptı. Sıkıyönetim Komutanlığınca 1402 sayılı yasa ile görevden alındı (1982). Bir süre “sakıncalı” gezdi. Bu dönemde yerel Uyanış gazetesinde çalıştı. Zonguldak aydın çevresinin gidip-geldiği “Kent Lokal”i açtı. Görevine ancak sekiz yıl sonra Danıştay kararı ile döndü (1990). ADD Zonguldak Şubesi’nin kuruluş çalışmalarına katıldı. 1994-96 döneminde bu derneğin başkanlığını yaptı. Kendi isteğiyle emekli oldu (1997). Şiirle ortaokul – lise yıllarında ilgilenmeye başladı. Maden işçilerinin yaşam koşullarından etkilendi. İlk yazısı “Bir dilim Ekmek İçin” adıyla 1965’de “Yeşil Çaycuma” gazetesinde yayınlandı. Zonguldak 100. Yıl Vakfı’nın 1983 yılında düzenlediği Şiir-Hikaye-Resim Yarışması’nda “Zonguldak” adlı şiirle “Mansiyon” kazandı. İlk kitabı “Sesim Kömür Karası” “TUSAK-1994 Sanat Kültür Ödülü”nün sahibi oldu. Yayınlanmış Eserleri: Sesim Kömür Karası. (Şiir. Uyanış Yayınları Zonguldak 1994) Kömür Kokan Şiirler (Madenci Şiirleri Seçkisi -Ocak 2005), Kömürde Açan Çiçek (Araştırma-Derleme -Ocak 2005).
Ünvan:
Yazar
Doğum:
Çaycuma, 1942
Ölüm:
Zonguldak, 18 Ağustos 2021

Okurlar

5 okur okudu.
1 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Şiiri, aşk mektubu ve şairi kara sevdalı bir âşık telakki etmeyen, realist dünya görüşüne sahip, genç Kemalist nesle mensubuz.
Sayfa 33 - Muzaffer Tayyip·Kitabı okudu
Alıntı
GORKU ARAYAN ADAM
Evvel zaman içinde, galbur saman içinde bi adam vamış. Bu adam, gorku nedü bilmezmiş. Yani hiçbi şeyden gorkmazmış. Çok uğraşmışlar gorkutalım deyi emme, adamıy kulanıy arkası bile tellememiş. Aradan zaman geçiya. Bi gün bu deyakı kendi kendine, "Bu gorku neyle oluku deya, gorku gorku nedür bu!" deya. Çıkıya bu gorkuyu arama. Çok yelle geziya, melmekat melmekat dolaşıya, gene bi şey anayamaya. Derken böyle az gidiya, uz gidiya bir şeyire varıya. O şeyirde gavullar oturumuş. Ordaki gavullarıy da papazı ölmüşmüş. Bunna kiliseye götümüşler papazı. Gece orda duracamış. Duracamış emme, başında beklecek kimse bulamayalamış. Hortlayıvaru da bizi bova deyi, hiçbi kimseniy gözü dutmayomuş. Şindi bu adam varya oraya "Ben beklerin" deya. Sifde şaşuryala, inanmayala. "Beklesey sa yüz altın va." deyala. Bu gene "beklerin" deya. "Götürüy beni oraya" deya. Buna egidiyala adamı kiliseye. Bi inantar da ona veryala. Nese aşam oluya. Adam ganını doyurya, yasdu namazını gılıya. Ondan sora giriya kiliseye. Ötekile de kapıyı kilitleyala dışardan. Adam galıya eçerde kendisi. Bakıya bu şindi, üsdü açuk bi tabuta gomuşla papazı, öyle yatıyomuş. Bakıyo bakıyo: "La bu ölü ba ne yapacak, deya. Bunuy gorkacak nesi vamış" deya. Furuyo gafayı, yatıya tabutuy yanına. Gece yarısı oluncu, ordan bi ses "gakay mı?" deyi bavurya. Hemen uyanıya adam. Bakıya bi şey göremeya. Emme uyumaya, öyle bekleme başlaya. Birazdan gene "Gakay mı?" deya. Adam diyneya. "La bu cazı ne bavurup yatakı." deya. Oran bi tata "Gakay mı?" deyinci, bu gakıya aya. "Gak bakay bilmen ne yapdumunuy cazısı, deya, n'apacay bakan!" deya bu şindi. Adam öyle deyinci bu papaz bi gakıyo mu tabutdan. Olmuş bir cazı, dırnakları fele uzamış böyle. Bunna bir kapışıyo mu sa orda, alt-alta, üsdüsde oluyala. Bi gaç sahat böyle uraşıyala. Böle
Alıntı
Reklam
Reklam