Rockdarr

Zonguldak, Maden ve Toplumsal İlişkiler
Hâlâ köye bağlı olmanın getirdiği tüm olumsuzlukları taşır madenci. Yerli-yabancı işçi ekseninde dönen bölgecilik tartışması bir grup işçide diğerlerine karşı husumetin doğmasına neden olur. Örneğin Trabzonlu bir başçavuşun emrinde çalışmak, Çaycuma köylülerini huzursuz eder. Doğu Karadeniz'den gelen işçiler de yerli işçileri beğenmez. Bu ayrılığın nedeni, gitgide, zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyi kalmamak üzere yerlilerden daha çok işçileşen göçmenlerin yarı köylü, bu yüzden de işçileşme sürecini çok ağır yaşayan, dolayısıyla da madeni ve sorunlarını çok benimsemeyen kitle-yi kendisinden hissedememesidir. Doğu Karadeniz'li Zonguldak'lıya, onu tıpkı koyun gibi uysal bulduğu için "Kıvırcık" adını takmıştır. Kıvırcık daha az tepki gösterir olan bitenlere ama tüm zamanını ocakta geçiren daimi işçi daha çabuk reaksiyon gösterir, uysal değildir, öfkesi daha yıkıcıdır. Kolay harekete geçer. Yerli yarı-köylü madenci için de daimi işçi dağdan gelip bağdakini kovan muamelesi görür. Diğer yandan küçük mülk sahibi bir sınıfa ait olmanın bütün geleneksel özelliklerini koruyarak küçümser, köyünü ailesini bırakıp gur-bete yerleşen işçiyi. Bu, kökenini sosyal ilişkilerden alan çelişki, EKİ bürokratları ve devlet tarafından da giderilmesi istenmeyen hatta körüklenen bir ayrımdır. Çünkü bu, işçi sınıfı arasında bölünme yaratır ve onu kolay yönetilir bir kitle haline getirir. İşçilerin bir kısmıyla diğer kısmı arasına örülen duvar, mevcut sınıfsal ilişkilerin sürmesini kolaylaştırır. Geleneksel ilişkiler, işbölümünü de belirler. Bir köyün erkeklerinin kuşaklar boyunca kazmacı, öteki köyünkilerin kuşaklar boyu domuzdamcı/ayak tahkimatçısı, bir başka köyün erkek-lerinin de yol marangozu olması karakteristiktir. Doğu Karadeniz'den gelen işçiler ise barutçuluğu babadan oğula
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Zonguldak, Kömür ve Tarih
İşçinin kendi elinde bir yanık sancısı hissetmesi ise, kömüre dokunduğu yıl başlamıştır. Osmanlı İmparatorluğu'nun, Sanayi Devrimi'nden sonra kapitalizmin evrensel ilişkilerinin iyice yerleştiği Batı'ya hayran ve bu ilişkilerin bazılarını ülkesine taşımanın tıkanan siyasal iktidarı güçlendireceğini ve ekonomiyi geliştireceğini düşünen padişahı II. Mahmut zamanında aranması buyurulan kömür, Zonguldak'ta bulunduğunda, havzanın tüm sosyal yapısını değiştirecek süreç başlar. Belgelere göre kömür 1829'da bulunur ama üretim faaliyetinin başlaması için 1848'e kadar beklenir. Kömür üretimine geçildiğinde ise tahtta artık, II. Mahmut değil, I. Abdülmecit vardır. Ömer Karahasan bu miladı şöyle anlatır "İlk maden kömürü istihsaline, I. Abdülmecit' in 10. saltanat devresinde irade eylediği bir fermanla teşebbüs edilmiştir. Abdülmecit bu fermanla (Ereğli kömür havzasını) kendi (Hazine-i Hassa) vakıfları arasına almış, aradan birkaç yıl geçtikten sonra, hazineyi hassa idaresi, hem donanmanın ihtiyacını karşılamak hem de devlete bir gelir sağlamak gayesiyle havzayı yıllığı 30 bin kuruş karşılığı o zamanki Galata sarraflarının (*) kurduğu ve Kömür Kumpanyası adını alan bir şirkete işletilmek üzere ilk defa kiralanmıştır. Havzayı böyle ehven şartlarla ellerine geçiren sarraflar, iptidai usüllerle istihsal yapmaya başarmışlardır. Maksat, havzanın istifadesi olmadığından kömür istihsali için fenni hiçbir tesisat vücuda getirmemişler ve Zonguldak kömür havzası bu suretle müteahhitler elinde harabeye yüz tutmuştur. ... (*) Galata bankerleri, Osmanlı İmparatorluğu'nun Batı finans sistemiyle entegrasyonunda ve modern bankacılığın Türkiye'ye girişinde önemli bir köprü rolü oynamışlardır. Ancak aynı zamanda imparatorluğun dış borçlanma politikalarının ve mali bağımsızlığının kaybının da
Bir Zamanlar Zonguldak
...Ve bir gün galerilerde tutulan nefes salıverildiğinde yer yerinden oynar. Oynar, çünkü burası gülün, hoyrat ellerde lime lime edildiği bir zulüm kalesidir. Çünkü burası insan emeğinin insafsızca sömürüldüğü, hayatın zincire vurulduğu bir ürküntü diyarıdır. O yüzden arası yoktur siyahla beyazın. Ya ölümüne tevekkül ya ölümüne başkaldırıdır işçinin seçeneği. Çünkü Zonguldak'ta da iki ayrı dünya vardır. Birileri sefalete mahkum birileri safahata vurgun. ...

Rockdarr

, şu anda okuyor
%10 (16/160 syf.)
Erol Çatma
8.8/10 · 10 okunma

Rockdarr

, bir kitap okudu
8/10
·112 syf.·
Beğendi
·
33 günde okudu
·
2026 12. kitabı
Abbas Sayar
7.8/10 · 8bin okunma