Hampher

Hampher

Yazar
7.4/10
10 Kişi
·
40
Okunma
·
0
Beğeni
·
222
Gösterim
Adı:
Hampher
Tam adı:
Hempher
Unvan:
İngiliz Casusu, Yazar
Hempher, İngiliz Sömürge Bakanlığı tarafından Osmanlı coğrafyası için özel yetiştirilen casuslardan birisidir. İngiltere’de İslam ve Türkçe eğitimi aldıktan sonra ilk olarak İstanbul’da görevlendirilmiştir. İstanbul’da İslamiyeti seçmiş kimsesiz bir batılı olduğunu söyleyerek Şeyh Ahmet isimli bir alimden destek almış bu süre içerisinde Arapça ve İslamiyet ile ilgili bilgilerini pekiştirmiş, Türkçesini ilerletmiştir.Daha sonra ülkesine dönmüş ve İngiliz Sömürge Bakanlığı tarafından tekrar görevlendirilmiştir.
Eğer onu Peygamber olarak kabul etmesek bile o tanıdığımız dahilerin en büyüğüdür. Muhammed, tarihin en akıllılarından daha akıllıdır.
Hampher
Sayfa 33 - Nehir Yayınları
İşte burada ben, Sömürgeler Bakanı'nın beni uğurlarken söylediği altın sözü hatırladım:
"Biz İspanya'yı kâfirlerden (maksadı Müslümanlardır) fuhuş ve içki sayesinde aldık. Diğer topraklarımızı da bu iki güçlü araç vesilesi ile geçirmeliyiz."
Hampher
Sayfa 49 - Nehir Yayınları
Bizim İslâm ile olan savaşımız Moğollar gibi sadece birtakım askeri harekâtlar ve yakıp yıkmalar, yağmalamalar değildir. Bu işte pek acelemiz yoktur. Büyük Britanya Devleti, ciddi bir mütalaa ve çok iyi bir planlama ile İslâm'ın yok edilişi için adım atacaktır.
Hampher
Sayfa 96 - Nehir Yayınları
"Kısacası biz, gece gündüz süren çalışma ve çabalarımızın sonucu, Büyük Britanya Devleti Sömürgeler Bakanlığı'nın tam istediği doğrultuda bir Şeyh Muhammed Abdülvahhab yetiştirdik."

Dipnot: Muhammed bin Abdülvahhab, şu anda Suudi Arabistan'ın mensup olduğu Vahhabilik Mezhebi'nin kurucusudur.
Hampher
Sayfa 66 - Nehir Yayınları
Ailelere nüfuz edilerek, aile içi ilişkileri sömürü kültürünün etkisinde kalacak şekilde düzenlenerek artık büyüklerin nasihatlerinin dinlenmeyeceği derecede bozulmaya çalışılmalıdır. Bu durumda biz gençleri dini inançların etki alanından çıkararak din alimleri ile ilişkilerine son verebiliriz.
Hampher
Sayfa 90 - Nehir Yayınları
Bu belâ ve bedbahtlıkları, bölge halklarına yüklerken, Budizm'in şu ünlü deyişini çalışmalarımıza örnek almıştık:
"Hastayı kendi halinde bırak ve sabırlı ol, sonunda ilâcı onca acılığına rağmen kabul edecektir."
Hampher
Sayfa 11 - Nehir Yayınları
Ekrem Özkara
Ekrem Özkara İngiliz Casusu Mr. Hempher'in Misyonerlik Faaliyetleri'ni inceledi.
80 syf.
·2 günde·Beğendi·5/10
Bu kitap,daha önce okumuş olduğum " İngiliz casusunun itirafları " kitabıyla örtüşüyordu ki,başlangıç ve bazı bölümler hariç diğer bölümler bana tanıdık geldi.

İngilizlerin birkaç yüzyıl önce başlattıkları ve meyvelerini topladıkları misyonerlik ( casusluk ) faaliyetlerinin anlatıldığı bu kitabı tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
112 syf.
·2 günde·9/10
Hatıratlara her zaman önem vermişimdir. Bu kitap da benim için fazlasıyla önemli. Bu kitabı okurken aklıma Sultan 2. Abdülhamid'in şu sözü geldi:
"Hangi taşı kaldırsam, altından İngiliz parmağı çıkıyor."

Bir İngiliz ajanın kaleminden İslâm'ın nasıl yok edilmesi gerektiği, bütün planları, programları yazılmış. Aslında herkesin okuması gereken bir kitap, bir başucu kitabı.

Kitapta geçen faaliyetlerin çoğunun bugün aktif halde olduğunu görüyoruz ne yazık ki. Mümkün olsa kitaptaki bütün cümleleri paylaşmak isterdim ki herkes bazı şeyleri görsün, farkına varsın.

Umreye gittiğimizde mezarlıklarda dua etmenin, Kur'an okumanın yasak olduğu gerçeğiyle karşılaşmıştım, çok; ama çok saçma gelmişti. Vahhabilere göre bunun şirk olduğunu öğrendim. Bu yüzden ne kadar kutsal mekân varsa yıkıldığını, yerlerine otellerin, mağazaların yapılmış olduğunu gördüm. Biz kutsalımıza bu kadar sahip çıkarken, Araplar neden böyle diye kendime soruyordum; ama bu kitabı okuyunca cevabını aldım.

Kitapta Muhammed bin Abdülvahhab'ın yapacağı vazifeler altında bir bölüm var ve oradaki vazifelerden bir tanesi soruma cevap oldu, eksiksiz bir şekilde paylaşıyorum:

"Mekke, Medine ve diğer şehirlerde Müslümanların, ziyaret ettiği türbeleri, mezarları, putperestlik işareti ve Allah'a şirk olduğu, Hz. Muhammed ve halifelerine ve İslâm'ın seçkin şahsiyetlerine ihanet olduğu gerekçesiyle tahrip etmek."

Bu cümleler her şeyi açıklıyor aslında; ama biz biliyoruz ki, ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar Saff Suresi'nde de söylendiği gibi "Allah nurunu tamamlayacaktır."

Vesselâm.
96 syf.
·2 günde·Beğendi·5/10
Bir İngiliz casusun (burada Hampher) kendisini bir Müslüman olarak gizleyip, Türkçe, Arapça, Kur'an ve Farsça öğrenip, Osmanlı içinde bulunan Arapları hem hilafete, hem Osmanlıya
karşı ayaklandırıp ve de din içinde bozgunculuk yapması anlatılıyor. Bu bozgunculuk içinde Şii, Sünni ayırımı ve
Basra'da bulunurken tanıştığı Muhammed Bin Abdülvahhab isimli gençle tanışması, kaynaşması ve ondan bir nifakçı yapma hikayesi işleniyor. Vehabilik ya da Vahabilik adında bir mezhep
ortaya atıp onun etrafında insanları toplayıp, din içinde insanların çeşitli fırkalara ayrılması ile çatışmaların artması amaçlanmış. Burada kullanılan ise Abdülvahhab adlı bir kişi. Bu hareket daha sonra Suudi Arabistan'a adında bir din devletine kadar uzanan geçmişin çıkış noktası oluyor. Hatta o devirde bu coğrafyada beşbin İngiliz casusun olduğundan da bahsedilir.

Hampher İngiliz egemenliği altına girmemiş yerlerin ele geçirilmesi için planlar yapılması gerektiğini vurgulayıp, kendince bu bölgelerin nasıl daha iyi ele geçirileceğini de anlatır.

Hindistan'dan bahsettikten sonra İran ve Osmanlı'yı anlatıp, burada etkili olmaları gerektiğini özellikle vurgular. Şu an İran bölgesinde ya da Şiilerin daha fazla olduğu bölgelerde Müslüman gözüküp, vatandaşlarla sohbet ederek, Şiilerin Hıristiyanlığa bakış açılarını da öğrenir. Hıristiyanlığın
bu coğrafyada yeşerip kökleşmesi için sabırlı olunması ve uzun vadeli planlar etrafında kenetlenip, yeise kapılmadan mücadeleye devam edilmesi gerektiğine dair bilgiler de veriyor.

Hampher kendisinin İngiltere Sömürge Bakanlığı tarafından 1710 yılında bu coğrafyaya casusluk yapması amacıyla gönderildiğini; hilafet merkezinin İstanbul olması dolaysıyla önce İstanbul'a ve orada gerekli dini bilgileri ve dil üzerine eğitim aldıktan sonra ikinci adım olarak Şiilerin yoğun
yaşadığı Basra bölgesine gittiğini anlatır. Türkçeyi, Arapçayı ve Kur'an'ı İstanbul'da öğrendiğini ve yabancılık çekmeden Şiilerle konuşabildiğini ve onların içlerinde yer aldığından bahseder.

Kaldığı ve dolaştığı yerlerde çevreden, dile, kültüre, yaşayışlara, geleneklere, temizliğe bakış açılarını öğrenip Hıristiyanlıkla kıyaslamasını da yapar. Hıristiyan olması hasebiyle
Kur'an'ı bildiği halde İslamiyet hakkında olumsuz düşünceleri; Şii, Sünni arasındaki farkları da anlatır.

Notlar:

+ Bendeki kitap 4. Baskı 1991 Nehir Yayınları'na ait. 112 sayfadır.
+ Kitapla ilgili düşüncelerim:
- Bir kitabı okurken orada adı geçince ve kitapta elimin altında olunca hemen okumaya başladım. Yıllar önce okumuştum ama içeriği tam olarak hatırlamak zor. Tekrar okuyayım dedim.
- Bu kitabın özgün dilinde yazılmış bir nüshası bildiğim kadarıyla yok. Çünkü bu kitap İngilizceden Farsçaya
oradan da Türkçeye çevrilmiş. Esasında bunun İngilizcesini bulup oradan tam metin olarak çevrilmesi daha iyi olur.
- Farsçadan Türkçeye çevrilmiş kitabı ve özgün kitapta ortada yoksa burada bahsedilenlerin gerçekliğinden nasıl emin olacağız. Gerçekten bu kişi var mı? Onu da net bilmiyoruz. Sadece kitabın içinde 1710 tarihinde İngiliz Sömürgeler Bakanlığı'ın emriyle Osmanlı'ya gelen ve casusluk faaliyeti için geldiğini belirten bir kişinin anlatımı var.
- Bir İngiliz casusu gerçekte olabilir,ama bu kitap ve bu bilgeler ne kadar doğru. Hatta bazı yerlerde bunun için 'uydurma kitap'
diye de bahsedilir. Hatta 'Siyon Liderlerin Protokollerine' benzetilip uydurma olduğundan bahsedilir.
- Bu isimden (hampher) "Eyüp Sabri Paşa'nın Tarih-i Vehhabiyyan" kitabında geçtiği söylenir. (O kitap bende var da bu yazıyı yazana kadar evde bulamadım. Bir yerde gizlenmiş bana bakıyor ama bulamadım. Bulduğumda ona da bakacağım)
- Eyüp Sabri Paşa'ya isnat edilen durumla Arap yarım adasında İngilizlerin Abdülvahhab'ı destekleyerek hem yeni bir mezhep
kurdurup hem de Osmanlı'yı ileri de daha fazla rahatsız edecek bir oluşum içinde olduğu söylenir. Kaynak olarak internetteki
yerli yabancı yazılarda "Eyüp Sabri Paşa'nın Tarih-i Vehhabiyyan" kitabı geçiyor. Hatta ülkemizde Vehabi/Vahabi mezhebini İngilizler bir casusa kurdurmuşlardır düşüncesi çok yaygındır. Bunun da araştırılmasında fayda var.
- Öncelikle bu olayın tam olarak aydınlatılabilmesi için ismi geçen (kod isim de olabilir) Hampher'in kimliğinin tam
olarak ortaya çıkması lazım. Ondan sonra İngiliz kaynaklarından bunun araştırılması ve bunun sonucu olarak da
gerçek mi hayal mi net bir şekilde ortaya çıkar. Ama görünen o ki, ismi Hampher olan bir casusun böyle bir kitabı yok. Yani uydurma ihtimali çok yüksek bir kitap gözüküyor. Türkiye'de artık sayısının yüzleri geçtiği üniversiteler ve bunların tarih bölümlerinde okuyan hatta yüksek lisans yapan öğrencilerden biri de bu konuyu araştırmamış mı? Hatta isim bile buldum: "Dini ve Siyasi Açıdan Bir İngiliz Casusu: Hampher". Araştırılmasında fayda var. Ya da bu konuda bilgisi olan varsa buraya belirtirse herkes açısından faydalı birşey olur diye düşünüyorum.
- Bu kitabı temel alarak yapacağımız kaynak atıfları da sakat olur.
+ Türk Tarih Kurumu Yayınlarından çıkan "Eyüp Sabri Paşa ve Tarihçiliği " (Mehmet Akif Fidan) adlı kitapta "Hampher"le ilgili
birşey gözüme çarpmadı ve ayrıca TTK tarafında yayımlanmış "Necid ve Ahsa'da Osmanlı Hakimiyeti (Zekeriya Kurşun) adlı kitapta da birşey gözüme çarpmadı.
- Bu kitap ilk nerede basılmış gibi sağlam bilgilerden yoksun. Büyük ihtimalle "hayali" bir kitap. Ona göre okuyun.

****Aşağıdaki bilgiler 12/05/2019 tarihinde eklenmiştir***
Hampher konusunda en taze bilgiler hem de akademik anlamda. Hem Kısa hem de uzun metnin bağlantılarını buraya ekliyorum. Merak edenler buradaki bağlantılardan konuyu öğrenebilir.

++ https://www.abcgazetesi.com/ingiliz-casus-14556
++ https://www.academia.edu/39075548/İngiliz_casus..

Yazarın biyografisi

Adı:
Hampher
Tam adı:
Hempher
Unvan:
İngiliz Casusu, Yazar
Hempher, İngiliz Sömürge Bakanlığı tarafından Osmanlı coğrafyası için özel yetiştirilen casuslardan birisidir. İngiltere’de İslam ve Türkçe eğitimi aldıktan sonra ilk olarak İstanbul’da görevlendirilmiştir. İstanbul’da İslamiyeti seçmiş kimsesiz bir batılı olduğunu söyleyerek Şeyh Ahmet isimli bir alimden destek almış bu süre içerisinde Arapça ve İslamiyet ile ilgili bilgilerini pekiştirmiş, Türkçesini ilerletmiştir.Daha sonra ülkesine dönmüş ve İngiliz Sömürge Bakanlığı tarafından tekrar görevlendirilmiştir.

Yazar istatistikleri

  • 40 okur okudu.
  • 28 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.