“ Köy yaşamını ucundan kayısından da olsa görmek ve tüm bu deneyimleri onlarla birlikte yaşayarak öğrenmek bana çok şey katmıştır…Emel Taşçıoğlu olarak türküleri okurken bir samimiyet yakalayabiliyorsam eğer, bu yılların etkisi çok büyüktür. Türkülerin nasıl bir yürekle yakılabildiğini gördüm. Nasıl oturur, nasıl kalkarlar, hayattan ne beklerler, nelerden mahrum kalmışlardır, tarlalarda çalışmanın ağırlığı…Tüm bunlara yakından tanıklık etmek çok önemliydi benim için. Bambaşka hayatlar, bambaşka doğrular ve yanlışlar, bambaşka dertler vardı buralarda. Türkülerin kaynağı da bunlar değil midir zaten.”