Howard Fast

Howard Fast

Yazar
8.1/10
18 Kişi
·
45
Okunma
·
3
Beğeni
·
861
Gösterim
Adı:
Howard Fast
Unvan:
Yazar
Doğum:
New York City, ABD, 11 Kasım 1914
Ölüm:
Old Greenwich, Connecticut, ABD, 12 Mart 2003
Amerika'lı yazar; Howard FastFast 1914 yılında. Newyork'ta doğdu. Antifaşist hareketi benimsediği için, 1943'te Komünist Parti'ye üye oldu. Üyeliği sırasında en başarılı eserleri olan Freedom Road (1944), The American (1946), Spartacus?ü (1951) yazdı. 1950 yılında, İspanya Sivil Savaşı'na destek verenlerin isimleri istendi. Söylemeyince; üç ay hapse mahküm edildi. Hapisten çıkınca, kendi yayınevini kurdu. Amerikan İşçi Partisi'nin kongrelerinde görev aldığı için, 1954 yılında yazara; Stalin Barış Ödülü verildi. 1957 yılında Hollywood'a giderek, oraya yerleşti. Senaryo yazarlığına başladı. Kitapları 82 dile çevrilen yazarın eserleri, on milyonlarca satmıştır. Emmy Ödülü, Ulusal Yahudi Kitap Ödülü, Schomburg Ödülü gibi birçok ödül sahibi olan Fast; Greenwich, Connecticut'ta yaşamına devam etti. 2003 yılında öldü.
Ben ellerimle çalışıyorum! Sen, sen de ellerinle çalışıyorsun. Peki, bizim çalışıp meydana getirdiğimiz serveti bizlerden alacak kadar güçlü eller,güçlerini nerden alıyorlar,nerden?
Görüyorum ki,gözlerinizi siliyorsunuz. Doğru, ağlamanın zamanı geldi. Çünkü, Sacco ile Vanzetti'nin çilesi, sizin de çilenizdir, benim de çilemdir.Derisi ister beyaz,ister kara olsun,günümüzde yaşayan bütün emekçilerin çilesi. Peşine düşülüp, kin ve nefretten kudurmuş bir kalabalık tarafından asılan çocukluğumdaki o bahtsız zencinin çilesi. Aç karısı ile çocuklarını doyurmak için emek gücünü satım alırlar umudu ile şurada burada başı boş dolaşan emekçinin çilesi.
Howard Fast
Sayfa 91 - Payel Yayınevi
Zorbalık, zora başvurma, halkın sırtına yüklenen yük taşınamayacak kadar ağır hale geldiği zaman ortaya çıkar. Siz nasıl bir dünya kurdunuz? Zorbalığı olmayan bir dünya mı? On beş milyon insanın ölümüne sebep olan bir savaşta dövüşmek istemedik diye savcı bize dava sırasında sövdü, hakaret etti. Sonra da biz zorbalık etmişiz diye itham edildik! Kurduğunuz iyi dünyada bir avuç insan büyük halk kitlelerinin alın teri sayesinde, çektikleri ıstırap sayesinde yaşamaktadır. Bütün toplumunuz zorbalığın ta kendisidir.
Howard Fast
Sayfa 194 - Payel Yayınevi
Ama, Dante, senden medet uman zayıf kimselere, zulüm ve işkencenin kurbanı olanlara yardım etmeyi hiç bir zaman unutma. Çünkü, bunlar senin en iyi dostlarındır. Yine bunlar, tıpkı baban (Sacco)gibi, tıpkı Bartolo(Vanzetti) gibi , bütün insanlara, bütün yoksul işçilere hürriyeti sağlamak uğrunda girişilen mücadelede dövüşmüş ve can vermiş arkadaşlarındır. Hayat uğrunda girişilen bu mücadelede sevgiyi bulacak ve sevileceksin.
Howard Fast
Sayfa 31 - Payel Yayınevi
İdam, insanlık tarihi kadar geçmişi olan bir olaydı ve suçsuz yere ölüme sürüklenmiş olanların sayısı da çok fazlaydı.
"Ellerine bak Barto. Dünyada ne varsa hepsini senin ellerin yapıyor, ama onları hep bir başkası alıyor. Senin yaptığın silahı bile, senin kardeşini öldürmek için alıyorlar. Ama senin pişirdiğin ekmeği alanlar, onlar hiç bir şey yapmıyor Barto, hiç bir şey üretmiyor. Ellerine şöyle bir bak Barto."
"Katillerimize duyurabilmek için dostlarımız seslerini yükseltmelidirler. Düşmanlarımızın ise meramlarını anlatabilmeleri için fısıldamaları, hatta hiç ses çıkarmamaları bile yeter."
Howard Fast
Sayfa 102 - Payel Yayınları
229 syf.
·5 günde·8/10
Nazım Hikmet'in tanımlamasıyla ''iki saf ve namuslu çocuğun'' ,cinayetle ve hırsızlıkla suçlanan, ama tek suçları işçi arkadaşlarına ''Uğraşıp didinip ekmeği pişirdiğin halde, yalnız kenarından birazcık ısırasın, reva mı bu?'' demek olan, yine Nazım'ın tanımlamasıyla ''bu iki ihtilal neferinin'' ''bu iki ölü ölmeyen ölümüzdür'' dediği Sacco ile Vanzetti'nin yedi yıllık tutukluluklarından elektrikli sandalyeye uzanan, tüm dünyada tepkilere neden olan akıbetlerinin hikayesi.

Nazım Hikmet'in Sacco ile Vanzetti şiirinden bir kısım
....
onların cebinde fırkamızın bileti yoktu
onlar, kurtuluşun kapısına varmayı,
ferdin cesur hamlelerinden uman
iki saf ve namuslu çocuktu!
ne milyonların rehberiydi onlar,
ne de inzibatlı bir devrim ordusunun askeri!
devrimin sıra neferiydi onlar,
devrimin namuslu neferi.
yanıyordu kanlarında şavkı italya güneşlerinin
koştular temiz esmer alınlarla hayatın sesine
dövüştüler yanında dövüşen kardeşlerinin
yeni dünyaya düştüler eski zulmün pençesine!
yedi yıl ölümün karşısında gülerek durdular
elektrikli iskemleye
kadife bir koltukmuş gibi oturdular
yürekleri dört bin volta yedi dakika dayandı
yandı yürekleri
yedi dakika yandı
cani değildiler, kurban gittiler bir cinayete
kurban gittiler dolarların emrindeki adalete!
hayatlarında olmadılarsa da kitlelerin rehberi,
ölümleriyle şaha kaldırdı kitleleri
bu iki ihtilal neferi!
...
285 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10
Amerikan işçi sınıfı tarihinde 1 Mayıs'ın doğuşuna neden olan olayları ve sonrasını işleyen, hem edebi, hem de belgesel niteliği bakımından gerçek bir başyapıttır.
344 syf.
·22 günde·5/10
Köle olan spartaküs'ün düzene baş kaldirip, kendi arkadaşlarınida alip isyanin fitilini körükler.Kitap, artık haksızlığa dayanılmayacağını,işkenceye boyun eğilmeyeceğinin en güzel örneğini vermis spartaküs karakteriyle.Kitapi beğenmedim insanı içine cekemiyor ya da bende oldu bilemeyecegim.
368 syf.
·58 günde·8/10
1800'lü yıllarda bile J.P Morgan, Rockafeller, Mc Cormik vb. varlıklı ailelerin hükümetleri nasıl istekleri doğrultusunda yönlendirdiği, seçimleri nasıl manipüle ettikleri, çiftçilerin ellerindeki toprakların alınarak nasıl köleleştirildiği, hikaleştirilerek anlatılmış.

Sendikların ve 1 Mayıs'ın ortaya çıkışını, içlerin çalışma sürelerini, işçi haklarını ; Fransız ihtilalinin körüklediği özgürlük, Rusya'da ortaya çıkan komünizm ve sosyalizm rüzgarını da arkasına alarak tüm bunları kapitalizmin beşiği Amerika üzerinden işlemiş, güzel ve bir o kadar da bakış açısı geliştiren bir kitap
304 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
"aç sabahlayıp da kılıcını çekmeyene şaşarım" diyor ebuzer . bu lafı ederken dili , dini ,ırkı , çağı farklı olan spartaküs'ten haberdar mıydı? sanmam ; ama insanlık onuru, farklı coğrafyalarda, farklı sentezlerden çıkan insanları ortak bir sonuca ulaştırıyor :zulme direnme .Bu sonuca ulaşan kişi yeri geliyor Roma'da Spartaküs oluyor , yeri geliyor Medine'de Ebuzer ; bazen Virginia'da John brown olarak vücut buluyor , kah Anadolu'da Şeyh Bedreddin, Börklüce Mustafa , Torlak Kemal, pir Sultan . Efendi-köle veya ezilen-ezen diyalektiği tamamen ortadan kalkmadığı sürece de , bu hikayeler çağlar boyunca devam edecek gibi duruyor .
işte howard fast , bu kitapla, bu çarka ilk çomak sokan spartaküs'ün destanını anlatıyor bize .
fazla söze gerek yok; anlatım,hikaye, dil ve çeviri mükemmel
229 syf.
·Beğendi·10/10
Güzel bir tarihsel toplumsal roman. Hukuk/Adalet iliskisini edebiyat ustunden konusmayi mumkun kılıyor.
Sanırım kitabın baskısı yok. Bulmakta zorlanabilirsiniz.
Roman anlattığı kişilerin duygusunu çok iyi veriyor. Yani kişilerin iç dünyasını çok güzel gösteriyor.
Ben üniversite öğrencisi iken sacco ve vanzetti hakkında bir tiyatro izlemistim. Nazım in şiiri ve çeşitli makaleler de üstüne eklenince romana başlamadan önce sacco ve vaznettinin kim olduklarını ve dramatik bir şekilde sonlanan hayatları hakkında yeterli bir bilgim vardı. Roman da sacco ve vaznettinin hayatını ve belki de daha çok yargılanmalarını anlatıyor. Yargılanmalarını ve sonucunu da bildiğim için pek sürprizli bir kitap sayılmazdı benim için ancak buna rağmen kitap beni çok sardı. Bir ara sanırım başka bir son olacak diye de düşündüm. Bir olayı farklı insanların gözünden onların hislerini çok iyi vererek anlatıyor. O günlere gidiyor ve o anları siz de yaşıyorsunuz.
Kuşkusuz politik bir roman. Biz bir grup avukat ve stajyer olarak okuyup üzerine konuşmuştuk. Son derece verimliydi. Sebebi elbette kitabın edebi gücünde guzel anlatımın da gizli...
Birden fazla kez okudum ve ilk okumalarda fark etmedigim bölümler olduğunu gördüm aşağıda alıntıladığım bölüm aslında kitap içinde ayrı bir yer de duruyor: avukat ile ceza profesoru sohpet ediyorlar:
A:...bildiğim tek birşey var orada dövüşenler sacco ve vanzetti gibi yalnız kişiler degillerdi
P: Yapayalnız mı? Onlar hiç te yalnız değiller.
A: ...Ne demek istediğinizi biliyorum. Ben başka bir şey kastetmiştim. Siz, onlar icin gözyaşı döken milyonlarca kişiden söz ediyorsunuz. Ne var ki, gözyaşlarından oluşan koca bir okyanusun, ufacık bir taşı bile yerinden oynatamayacağını anladım ben. Ikiyuz elli bin kisonin imzasını taşıyan af dilekçesi var,neye yarıyor ki?
P: bilmiyorum
A: Gördünüz mü işte. Bunker Tepesindekilerin ellerinde silahları vardı. Imzalarini silahlarıyla attılar "

Yazarın biyografisi

Adı:
Howard Fast
Unvan:
Yazar
Doğum:
New York City, ABD, 11 Kasım 1914
Ölüm:
Old Greenwich, Connecticut, ABD, 12 Mart 2003
Amerika'lı yazar; Howard FastFast 1914 yılında. Newyork'ta doğdu. Antifaşist hareketi benimsediği için, 1943'te Komünist Parti'ye üye oldu. Üyeliği sırasında en başarılı eserleri olan Freedom Road (1944), The American (1946), Spartacus?ü (1951) yazdı. 1950 yılında, İspanya Sivil Savaşı'na destek verenlerin isimleri istendi. Söylemeyince; üç ay hapse mahküm edildi. Hapisten çıkınca, kendi yayınevini kurdu. Amerikan İşçi Partisi'nin kongrelerinde görev aldığı için, 1954 yılında yazara; Stalin Barış Ödülü verildi. 1957 yılında Hollywood'a giderek, oraya yerleşti. Senaryo yazarlığına başladı. Kitapları 82 dile çevrilen yazarın eserleri, on milyonlarca satmıştır. Emmy Ödülü, Ulusal Yahudi Kitap Ödülü, Schomburg Ödülü gibi birçok ödül sahibi olan Fast; Greenwich, Connecticut'ta yaşamına devam etti. 2003 yılında öldü.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 45 okur okudu.
  • 31 okur okuyacak.