Kostroma - Hastanede - 14 Temmuz 332 (27 Temmuz 1916) - Perşembe
Can-ruh-fikir velhasıl tekmil vücudum bir azap içinde. Uyku uyuyamıyorum. Ezberlediğim bir şey, bir kelime hatırımda katiyen kalmıyor. Akıl-fikir düşünce katiyen kalmadı. Nedir bu halet, yarabbi!!? Çıldıracağım vesselam. Vakitler, dakikalar katiyen geçmiyor. Bu zillet-i esaret ne kadar devam edecek, yarabbi! Zaten Allah diye diye şimdi Allah da usandı. Hiç aldırmaz oldu. Dünyada milyonlarca insan iki senedir yalvarıyor. Hala azap devam ediyor. Bana bir tuhaf hal oldu. İnsanlardan ürküyorum. Daima yalnız, münzevi yaşamak istiyorum. Ruhum daimi bir makine altında bulunuyor. Mütemadiyen beni sıkıyor, eziyor, bitiriyor, mahvediyor fakat yine ben ben olarak kalıyorum . Sanki yeniden diriliyorum. Yeniden tazyik-i ıztırap başlıyor. Mahvoluyorum. Yine diriliyorum. Bu böyle mütemadiyen devam ediyor. Ne oluyor, ben de bilmiyorum. Bazen aldırmamak istiyorum, kabil mi? Tekmil iskeletiyle, mevcudiyetiyle, bir kabus üzerime yükleniyor. Hayat bana hiç gözükmüyor fakat birdenbire ana baba ve kardeşlerim gözümün önüne geliyor. Anamın bu yaşa getirinceye kadar ne zahmetlerini, babamın beni beslemek ve okutmak, adam etmek için ne kadar çalıştığım düşünüyorum. Ruhumda bir başkalık hasıl oluyor. Ağlamak istiyorum. Belki biraz müteselli olurum fakat heyhat. Cenab-ı hak bize gözyaşı bile vermemiş. Hikmet!!!? Ne yazıyorum, ne ediyorum bilmem. Kalem bir şeyler yapıyor, çiziyor. Ama nedir? Ne yapıyor?