Adından da anlaşılacağı gibi, postyapısalcılık dilbilim, sosyoloji ve psikanalizde gerçekleşen yapısalcı devrimin ardından ortaya çıkan kuramsal bir konumdur. Kısaca tarif etmek gerekirse postyapısalcılık, kendimiz hakkındaki bilincimizi şekillendiren temel yapıların (kültürel sistemler, iktisadi aygıtlar, psikoloji kuramları ve sosyal bilimler) sabit ve zamansız değil, akışkan ve değişken olduğunu savunarak yapısalcı hümanizm eleştirisini radikalleştirme çabasıdır. "Altta yatan özler" mefhumundan uzaklaşma olarak akışkanlık anlayışı, öz kavramına getirilen üçüncü büyük eleştiri olan postmodernizmin de ayırt edici özelliğidir.
Sayfa 172 - Metropolis Yayıncılık, 1.Baskı, 2021, İstanbul.