İbrahim Can

Danışman yazarı
Yazar
7.5/10
0 Kişi
8
Okunma
0
Beğeni
239
Görüntülenme

Hakkında

Finansal Yönetim Danışmanı
Ünvan:
Dr.

Okurlar

8 okur okudu.
5 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Konkordato süreci ve komiserliği
Konkordato Komiserliği Konkordato, bir şirketin mali durumunun zayıflığı nedeniyle iflas durumundan kurtulmak amacıyla alacaklılarıyla yaptığı anlaşmadır. Bu anlaşma kapsamında şirket, alacaklılarına borçlarını taksitlerle halinde ödeyebilme imkânı sağlar ve mali yapısını düzeltme fırsatı elde eder. Konkordato süreci, mahkeme kararıyla başlatılır ve mahkeme, şirketin konkordato talebini onaylaması durumunda, konkordato sürecini yönetecek bir kayyım atar. Bu uygulamadaki kayyım, “konkordato komiseri” olarak anılır. Konkordato süreci Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yürütülür. Ancak, konkordatolar bir dava değildir. Konkordato süreci şirketin kendi talebiyle veya şirketin alacaklıları tarafından başlatılabilir. Konkordato tedbiriyle başlayan süreç iflas kararıyla sonlanabilir. Bunun tersi de mümkündür. TTK. Madde 376 ile bir işletmenin sermaye kaybı ve borca batık olma durumu düzenlenmektedir. Buna göre, bir işletmenin son yıllık bilançolarına sermaye ve kanuni yedek akçeler toplamının yarısından zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşılıyorsa, yönetim kurulu bu durumu derhal toplanacak genel kurula sunar, uygun görüldüğü takdirde önlemler sunar. Son şekliyle bu gibi hallerde, yönetim kurulunun şirketin borca batık olduğuna kanaat getirmesi durumunda, bu hususu mahkemeye bildirir. Mahkemece çağrılan genel kurul, sermayenin üçte ikisinin karşılıksız kalması ve tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirket kendiliğinden sona erer.
Sayfa 144 - Kitapita·Kitabı okudu
Konkordato’nun uygulanması
Konkordato uygulamalarının esasında borçlu ve alacaklının anlaşması yer almaktadır. Bunun için işletmenin tasfiye değerinin hesaplanması ve alacaklılara pay edilmesi yöntemi tercih edilmektedir. Bir diğer yaklaşım olarak işletmenin tüm borçlarını ödemesi ve faaliyetlerine devam etmesi için gerekli ek sermaye veya finansman kaynağının hesaplanması ve temin edilmesi söz konusudur. Ancak hukuk uygulamalarında geleneksel veya klasik halde görülen bu yaklaşımlar işletme, yönetim ve organizasyon, finans ve sürdürülebilirlik bilimlerinin modern öğretilerine aykırıdır. Makro ölçekte işletme iktisadı ve sürdürülebilir ekonomik kalkınma bağlamında işletmelerin tasfiyesi pahasına borçların ödenmesinin ciddi zararları olacaktır. Bu nedenle kamu hukuku ve özel hukuk bağlamında da toplumun ortak yararına aykırıdır.
Sayfa 146 - Kitapita·Kitabı okudu
Hayata Dair
Reklam