1000Kitap Logosu
İbrahim Gürel
İbrahim Gürel
İbrahim Gürel

İbrahim Gürel

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
6.0
2 Kişi
5
Okunma
0
Beğeni
26
Gösterim
208 syf.
·
Puan vermedi
Alaz
Yazarımız Ibrahim Gürel in Alaz isimli romanı anlatımı, dili akıcı ve bölümler arası birbiriyle bağlantılı sürükleyici bir roman.Merak edip hızla ve severek okuyorsunuz.Bu kıymetli eserde kahramanların umutlarının ve hayallerinin bazıları tarafından yıkıldığını fakat umutsuzluğa yer olmadığını, gun gelince baharda acan cicekler gibi insanin hayallerinin de canlandığını, ümidin hep var olduğunu guzel işlemiş yazarımız. Agah ve Kerem arasındaki felsefi sohbetleri okurken muhakkak sizler de kendinize çıkarımlarda bulunacaksınız. Romanin ismi de ilgi cekici ve anlamlı. Kaleminize sağlık,Başarılarınız daim olsun. N.A.K.
Alaz
6.0/10
· 5 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
3
208 syf.
·
6 günde
·
7/10 puan
Merak uyandırıyor bu sebeple hızlıca okuyuverdim. Yalın ve yormayan bir dille yazılmış. Fakat akıcılık konusunda eksikleri olduğunu düşünüyorum. Konusu beni pek sarmadı fakat verilmek istenen mesaj ve işlenmek istenen içerik gayet yerinde. Yazarın betimlemelerini çok beğendiğimi de söylemeden geçemeyeceğim. Genel olarak; başımıza kötü şeyler tabii ki gelecek fakat umutsuzluğa yer yok. Toparlanıp yeni güne yeni mutluluklarla devam edeceğiz. Hayat devam ediyoorr. İçeriğine sahip mesajlar aşılanıyor bize. Geçen felsefi sohbetler kitaptaki en sevdiğim yerler olabilir. Sonu çok tatlıydı. Keyif alarak okudum.
Alaz
6.0/10
· 5 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
5
208 syf.
·
3 günde
·
5/10 puan
Yazar-Eser: İbrahim Gürel- Alaz İnceleyen: Fatih Kaplan Gazeteci-Yazar Alaz… Diyerek söze başlamadan önce yazarımızın 1977 Sakarya doğumlu olduğunu belirterek bir giriş yaparsak uygun olur. Zira eserimizde mekân olarak bahsedilen yerlerden biri de yazarımızın memleketidir. Aslında kalem ehlinin yaptığı veya yapması gerekeni İbrahim Bey’de yapmış ve memleketinin adını anıp kendi şahsında üzerine düşen görevi yerine getirmiş. Bir de eseri okuyunca bazı bölümlerde kahramanımızın sohbet ettiği bir kişilik var ki biraz önce yazdıklarımızı onaylayan bölümler bu iki arasındaki konuşmalarda geçmektedir. Bir bölümde Agâh Der ki: Toprakta doktor. İnsanın aslı topraktadır. Aslını yitireni yine aslını buldurur… (S:136) işte budur ki yazarımız aslını unutmamış memleketine olan vefa borcunu kalemiyle ödemek için bir adım atmış. Gelelim eserimizin olay örgüsüne, kahramanlarımıza ve yaşadıklarına. Daha doğrusu yaşayacaklarımıza… Sakarya’nın Taraklı köyünde başlayan Kerem’in hayat macerasına ortak olmak istiyorsanız ilk sayfadan en son cümleye kadar bir solukta okuyacağınız eserimiz yalın bir dille yazılmış olmasından ötürü fazla zorlanmadan ve sıkılmadan okuyabileceğinize emin olabilirsiniz. Kerem, Anadolu’da şimdiye kadar yaşanan çoğu zorlukla yüzyüze kalmış, gördüğü zorluklar karşısında iki seçenekten birini kullanmak zorunda kalan milyonlarca gencimizden biri. Köyündeki öğretmeni vasıtasıyla ve babasının can dostunun desteğiyle okumayı seçen bir cengâver dersek daha iyi tarif etmiş oluruz. Ülkemizin doksanlı yıllarında başlayan bu hayat hikâyesinde, Kerem’in okumak için yerleştiği, İstanbullu Ziya Bey gibi güzel insanların herkesin karşısında çıkmasını dileyerek sayfaları çevirmeye başlayacaksınız. Ziya Bey’in evine yerleşen kahramanımız burada onun oğluyla dost olduktan sonra onların komşusu olan Dilek’le de tanışınca üç ayrılmaz dost okullarına gidip gelmeye başlarlar. Aylar yılları kovalayınca okul hayatı biter fakat Kerem için belki hayat okulunun ilk sınavları verilmeye başlar. Kardeşi hasta olduğu için küçük yaşlardan itibaren doktor olmayı kafasına koyan Kerem, ne yapar eder doktor olur ama bu arada yaşadığı bir olaydan dolayı ailesiyle ters düşüp onları hayatından tamamen siler. Hayat artık büyük bir akıntı gibi onu sürüklemeye başlayınca Ece adındaki sınıf arkadaşıyla yakınlık kurar fakat Dilek te sürekli aklının bir köşesindedir… Dilek, Ece derken Kerem’in ailesini silmesine neden olayın arkasındaki gizem rüyalarına girmeye başlar. Sık sık gördüğü rüyalar değildir hayatına giren. Agâh isimli bir kağıt toplayıcısı hayatına öyle bir girer ki Kerem’in o andan itibaren hayatındaki anlamsızlıkları bitirmek için elinden geleni yapmaya başlayan Kerem başarılı bir kalp doktoru olarak sürdürdüğü yaşamında tam çıkmaz girdiği anda değişmeye başlar. Ece, para, şan, şöhret… ve daha nice zenginlik onun rüyalarından kurtulmasını sağlamaz fakat Agah derdine derman olmuştur. Gün gelir hayatında istemediği ne kadar olumsuzluk varsa elinin tersiyle iter ve aslına dönmeye başlar mı? Deyip sizi farklı ortamlardan ve kurgulardan başlayan farklı hayat hikâyelerinin hangi ortamda nasıl buluşacağını merak ederek okuyacağınız eserle baş başa bırakalım. Dilek, Ece arasındaki aşk çıkmazından Kerem nasıl kurtulacak? Hayatından sildiği ailesini aklına getirecek mi? Agâh, kimdi, nereden nasıl geldi, nereye gitti? Kerem, hayatına nasıl yön verdi?.. Tüm bu soruların cevabını bir çırpıda okuyup bitireceğiniz bu eserde bulabilirsiniz. Özellikle Agâh ve Kerem arasındaki felsefe dolu sohbetleri okumanızı tavsiye ederim. Yazarımıza teşekkür eder okurlarına iyi okumalar dilerim.
Alaz
6.0/10
· 5 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
3