İrem Önderol

İrem Önderol

Çevirmen
8.8/10
203 Kişi
·
622
Okunma
·
1
Beğeni
·
159
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
337 syf.
·9/10 puan
Çok güzel,çocuklara göre bir fantastik seri.Maceralar bitmiyor.Karakterleri,özellikle profesörü çok sevdim.Serinin ilk kitabında gerçekler açığa çıkıyor ve baş karakterimiz içinde bir ejder ruhunun olduğunu öğreniyor.Bunu kabullenmesi pek kolay olmuyor.Onu büyük görevler ve sorumluluklar bekliyor.
428 syf.
·15 günde·10/10 puan
Serinin son kitabı ve heyecanın en yüksek olduğu kitabıydı. Başından sonuna kadar merak ve ilgi ile okudum. Yazarın hayal dünyası ile benimki örtüştüğünden okumaktan inanılmaz zevk aldım. İlk kitaptan beri süre gelen gizemli olayların sonuçlanması ile birlikte kavuşulan mutlu son… Arkadaşlık ve aile bağları, doğruluk, iyilik ve sevgi hakkında güzel mesajların bulunduğu bir seriydi. Bu yüzden çocukların okurken doğru mesajları alabileceği bir seri olduğunu düşünüyorum.
Ancak bu kitaplar çocuklara ve gençlere yönelik gibi gözükse de hayal gücünü benim gibi canlı tutmak isteyenlere önerebilirim.
200 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Kitap geçen sene amcam tarafından verildi bana. Hemen okumaya başladım ilk 40 sayfayı bitirdim. Devam eden zamanda kayboldu. Ama bu sene tekrar bulup okuduğumda ne denli bir hazine kaybettiğimi anladım. Bizim pederle beraber baş koyduk birlik ettik okuduk gece yarısına kadar. Bitirmeden de kalkmadık. Pederin ara ara duygulandığını, gözlerinin dolduğunu ve düşüncelerle boğuştuğunu hissedebiliyordum. Kitapta baş karakterimiz Enayetullah'ın henüz toyken başından geçen münasebetlere duygulanmamak elde değil tabii ki. Hele ki verdiği kayıplar ve aldığı yaralardan sonra. Lakin pederin gözlerinin dolma sebepleri benimkinden bambaşkaydı.
Ben annemin karnında 5 aylıkken bizim peder gurbete yola çıkmış. Para kazanma ve çocuklarına - ilk çocuğum ama sonraları kardeşlerim de oluyor- parlak bir gelecek sağlayabilme adına memleketten şehr-i İstanbul'a ilk adımlarını atmış. Yolculuk İtalya'ya. İstanbul'dan Bulgaristan- Sırbistan- Hırvatistan- Slovenya ve İtalya. Rota güzel, geze geze de Avrupa havası ala ala da mis gibi yolculuk geçer. Lakin seyahat değil de işse amacınız bir de vizeye pasaporta para bulmak zorsa iş meşakatli bir hal alıyor. Yasadışı yollardan dayımla beraber gidiyorlar. Babam o zamanlar 22-23 yaşlarında dayım da 13-14 :)
Peder bize ara sıra derdi " Benim yolculuğu anlatsam film olur." diye. Kitap bitince de anlatsam bu kitap gibi olur demişti. Babanın değerini önemini sevgisini adamakıllı yeni anlamaya başladığım şu yıllarda ise bu kitabın yeri bende apayrı. Gönlüme taht kurmuş da saltanatı yok, sadece o. Her yıl sözü geçtiğinde anlat baba diye ısrar ederim. Hiç de anlatmaz birkaç küçük olay haricinde. Yaşımın büyümesini, anlama ve kavrama yeteneğimin gelişmesini belki de olgunlaşmamı bekler. Sabrediyorum ben de işte. Anlatacağı vakti bekliyorum iki gözüm açık. Kitabın sonlarına doğru daha iyi farkında oldum gözlerinin dolduğunu. Birkaç sual ettim bazılarını " ne saçma bir soru" diyerek cevaplamayı reddetti. Kitapta son sahneyi ben sesli okumaktayken benimle ilk kez 3 yaşımda karşılaşma anının zihninde belirdiğine eminim. Halen dün gibi hatırlarım; o bizim köye geldiğinde elinde valizle, ben arkadaşımla oyun oynuyordum. Gelip bize doğru kucağını açtı. Ordaki küçük utangaç kız korktu tabii ama arkadaşı hiç tanımadığı adama gidip sarıldı. Küçük kız kaçtı babasından :) Ama Allah'a şükür şuan birlikte mutlu yaşıyorlar. Allah babama uzun ömürler versin .

Pek kitap incelemesi gibi olmadı ama bunları buraya yazmak istedim. Babama da söz vermiştim dün, büyüyünce geçtiği ülkelerden yasal yollarla beraber geçip gezeceğiz ve sanıyorum ki o zaman anlatacak...
300 syf.
·3 günde·10/10 puan
Kuma’nın İkizleri serinin dördüncü kitabı ve ilk üç kitabı uzun zaman önce okuduğum için okurken hatırlamakta zorlandığım birçok olay olduğunu söyleyebilirim ama okudukça hatırlamaya başlamamla birlikte herhangi bir sıkıntı yaşamadan kitabı bitirebildim.
Tahmin edebileceğiniz gibi daha genç bir kesime hitap etmesi yüzünden yazar yazım dilini oldukça basit ve yalın tutmuş. Edebi bir yazım dili ve abartılı betimlemeler yok. Oldukça kolay okunuyor ve inanılmaz akıcı.
İlk kitaptan itibaren yazarın kurgusuna hayran oldum. Kitaptan çok kısa bahsetmek gerekirse çok uzun zaman önce Draconia’da iki kardeş arasında çıkan bir savaş Draconia’yı yok olmaya kadar götürüyor ve hayatta kalabilmelerinin tek yolu beş koruyucu ejderin hayat ağacı meyvelerini saklayıp korumalarıdır. Ancak bazı şeyler ters gitmiş ve meyveleri kaybetmişlerdir. O günden itibaren bu beş koruyucu ejderin ruhları insan bedenlerinde yer etmiş ve insan ruhuyla aynı bedeni paylaşmaya başlamıştır. Amaçları kaybolan meyveleri bulmak ve hayat ağacını yeniden canlandırmaktır.
Yıllar yıllar sonra bir profesör Draconia’lıların içinde var oldukları insanları teker teker bulmayı başarmış ve meyveleri arama konusunda yol kat etmişlerdir. Bu olurken beş kişinin farklılıklarını, aşklarını, kayıp ve duygularıyla baş etme çabalarını, güçsüzlüklerini, öz güvensizliklerini de okuyoruz.
Ayrıca uzun zaman önce yapılan kötülüğü hapseden mühür de giderek zayıflamakta ve meyveleri aramakla birlikte savaşmaya da hazır olmak için çabalamaları gerekmektedir.
Benim kardeşimin zoruyla başladığım bir seriydi ancak çok severek okuduğumu söyleyebilirim.
204 syf.
·Beğendi·7/10 puan
İlk kitabı güzel olsada ikinci kiabı pek güzel değildi.kitapbın anlatım dili de pek iyi değildi ama ilk kitap daha iyidi.zaten ikinci kitabı pek beğenmediğim için yarıda bıraktım.
204 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Kitap akıcı bir şekilde ilerliyor ayrıca oldukça da sürükleyici. Ben çok beğendim.
Aslen çocuklar için yazılmış olsa da hoşuma gittiği gibi serinin geri kalanını da şöyle bir araştırmaya niyetlendiğimi belirtmeliyim..

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 622 okur okudu.
  • 8 okur okuyor.
  • 141 okur okuyacak.
  • 6 okur yarım bıraktı.