İsmail Işık

İsmail Işık

Yazar
7.7/10
14 Kişi
·
25
Okunma
·
0
Beğeni
·
9
Gösterim
Adı:
İsmail Işık
Unvan:
Yazar
. Şairin de dediği gibi, "Sigortalı bir işe girmeden aşık olunmuyor... Gerçeğimiz ekonomide bir rakamdan ibaret. Alsan alınmaz, satsan satılmaz....
.
.
. Acaba hayat tam olması gerektiği gibi de, ben miyim yalnış yerde duran? Sakallı adamın da dediği gibi, batıya giden bir trende doğuya doğru koşan insanlardan mıyım ben de?
.
.
. İş güç dedikleri zoraki serumlar üflenirken bedenime, kangren borçlar eşliğinde kesiyorum gırtlağımı...
Gitmekle kalmak arasında uzun bir köprü vardır ve ne gitmek ne de kalmak çözüm değildir hiçbir şeye. Sadece sona doğru bekleyişin değişiyordu. Gitmek sonra yürümeyi, kalmak sonu getirmeyi amaçlıyordu...
Yaşı yirmiyi geçmeyen genç ölüler dolaşıyordu gökyüzünde. Şans faktörünün teğet geçtiği çocuklardı onlar; 21. yüzyılın 20. asır insanlarıydı.
Çok çok sonraları hayat bana öğretecekti, kötülüğün güzel kelimelerle gelip insan ruhuna çaresi olmayan bir kanser gibi ilişebildiğini... Tatlı sözler zehirdi, tebrssümler tutsak eden zincirler. O yüzden her türlü dokunuş ürpertir beni, her kahkaha yaralar yeniden...
Mavi nehir asla mavi akmıyordu. Kim bilir belki aşk da bulunmuyordu kendi renginde... O, Aşk'ı gören ilk, Aşk'ı yaşayan son kişiydi bu hikayede...
İsmail Işık
Sayfa 23 - Minel yayınevi
176 syf.
·1 günde·8/10
Bugün sizlere hikaye, şiir ve çok güzel resimlerle dolu bir kitaptan bahsedeceğim. Tam bir başucu kitabıydı. Çok keyif alarak okudum. Sizde altını çizmek için dolu dolu bir kitap arıyorsanız tavsiye ederim.
176 syf.
·5/10
#okudumbitti️ #kitapyorum
#naylonkaplıpencere ️ 175 Sayfa

.
"Boynumuza astığımız silgileri kaybettiğimizden beri, düzeltmek mümkün olmuyor yanlış gidenleri... Hep karalama aşklar, mutluluklar, yalnızlıklar eşliğinde parçaladık o defterin cilt tutmamış yerlerini..."
.
Herkese Merhaba
.
Bugün sizlere 33 bölümden oluşan, her bölüm farklı başlık ve çizimlerle anlamlandırılmış deneme tarzında bir kitap bırakıyorum. Kısa kısa öyküler ve her öykünün altına tarih atmış yazarımız. Hikâyenin bir çoğu cinayetler üzerine yazılmış. Kitaptaki duygu geçişlerini ve anlatılmak istenileni ben pek hussedemedim, ya da anlamadım. Kitapta çokça karamsarlık, ölüm, kan, yokluk, yalnızlık vardı. Belki de ben yanlış zamanda okudum, bilemedim...Çok mu kötüydü "hayır" ️ (orta şekerli). Deneme tarzında kısa öyküler okumayı seven arkadaşlarıma tavsiye ederim. OKUYUN efendim...

.
#kitaptanalıntılar
️ "Çok çiğnenmiş bir sakız gibi hayat; hiç kalmamış şekeri."
️ "Küçük bir balığa okyanus yüklemek, yeterince ağır değil mi? Ne olur vazgeç olta atmaktan, tadında bırak esareti..."
️ "Hiçbir ideoloji çözmüyor evdeki hesabın çarşıya uyumsuzluğunu."
.

.
Sevgi, sağlık ve kitapla kalın canlar... Sorgulatan, düşündüren ve hayatı anlamlandıran okumalarınız olsun...
176 syf.
·Puan vermedi
Merhaba arkadaşlar sizlere güzel bir paylaşımla geldim.
.
.
Yazarın dili sade ve akıcıydı.Öykü ve denemelerden oluşan güzel bir kitap okudum.
.
.
Kitabın içindeki çizimleri çok beğendim.
.
.
176 syf.
·Puan vermedi
Naylon kaplı pencere

Yazarımızın dili çok sade anlaşılır ve akıcı
Kitabı bir solukta okudum bitti
Kısa hikayelerden oluşan kitabımızın hikayelere uygun şekilde resimlerle zenginleştirilmiş olmasını çok sevdim.
Ama tüm hikayelerde ölüm cinayet ve kan olması, hep bir karamsarlık içinde kaleme alınmış olması ruhuma ağır geldi.
Aralara birkaç mutlu veya pozitif hikayeler serpiştirilmiş olsaydı çok daha güzel olabilirdi.
Bu güzel eser için yazarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum
176 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Bu aralar Türk romancılığında olduğu gibi Türk öykücülüğünde de yeni nesil yazarlarda bir yükseliş, bir kaliteli edebiyat kumaşı görüyorum. İnanın bu beni edebiyatımız adına mutlu ediyor. Yeni harman öykü yazarlarının içinde benim "duygu-özdurum öykücülüğü" ya da "zihinsel burkulma" edebiyatı olarak tanımladığım alanda güzel yazan kalemlerden birisi @ismail.1346 Çıkarmış olduğu #naylonkaplıpencere
Kısa öyküler, karakalem çizimler ve sonralara doğru da deneme-öykü karışımı yazınlardan oluşuyor. Hikayelerdeki zihinsel yoğunluk, kesitlerin canlılığına bakarsak yazın alanında çokça kalem oynattığını söyleyebilirim. Her hikayede eleştirel zihin pusuya yatmış okuyucunun karanlıktaki korkularına sesleniyor. Aynı zamanda toplumun kolunu kanadını kırdığı insalara da öykülerinde ev sahipliği yapıyor Öyküde yazılarımı sıklıkla takip eden arkadaşlar bilir en titizlendiğim konu Türkçe'nin kullanımıdır. Yazarın bunu başarıa geçtiğini söyleyebilirim.
Benim en sevdiğim yazıları "Tükeniş" ve "Körlük" oldu. En yoğun metaforlarla sadece karakterlerin dünnya görüşüne değil temsik ettikleri reel bir katmanın dünya görüşünü karakterlerin ruhuna üflemesi de etkileyici.
Alıntılar;
- Ve ben şeytanım korkmam Tanrı'dan bile. Ama o gün bu gündür korkarım bir kadının gidişinden.
-Yani anlayacağın; ne gidecek bir tanrıya sahibim, ne gelecek bir insana bu kirli pencerede. Ne olur söyle artık, hakikati bulacağım yer nerede,
176 syf.
·3 günde·8/10
Gümdemimiz dolasıyla hatta dünyayı etkisi altına alan virüs nedeni ile bu ara okumalar çımız hayatımız aksadı bu ara aksayan okuma günlüğüöden haftasonunu evde kalıp değerlendirdiğim bir kitap ile geldim..
Deneme tarzında yazılmış kısa kısa hikayelerden oluşan kitabı yazım dili olarak beğendiğimi söylemek isterim biraz hüzün ağırlıklı olabilir ama kesinlikle ara ara okunup ders alınacak çıkarımları mevcut..
Benim sevdiğim hikayeler ise Yimşe Vadisinde Aşk, Yanlış Mevsimin Yalnızlığı, İçimin Kasım ürpertisi...
#alıntılar
¶Mavi nehir asla mavi akmıyordu. Kim bilir belki aşk da bulunmuyordu kendi renginde... O, Aşk'ı gören ilk, Aşk'ı yaşayan son kişiydi bu hikayede..
¶Sevgilim, platonik ölümler yok bu düşte. Sıcaklık kadar yoksuldur üşümek de... ¶Karanın bile beyazlığı vardır bilirim, bende hep siyah resimlerin ayak izleri...
176 syf.
·Beğendi·8/10
Aslında bu kahır, bu zulüm, bu ölümcül zehir, bu kirli hüzün hep insan olmaktan!...
. . Kitap, pek çok hazin kısa hikayeden oluşuyor.Her hikayenin başında, sizi birbirinden güzel çizimler bekliyor, sonunda ise yazıldığı tarih Yimşe vadisinde bir aşk şarkısı, öyküsünü çok sevdim. Gerçekten öldürsek, dert, tasa, hüzün, acı, mutsuzluk biter mi? Neyi mi öldürsek Söyler miyim? Tabii ki hayır
.
.
Neredeyse her öyküde, yüreğime dokunan pek çok cümle okudum, ilgililerine bu güzel kitabı tavsiye ediyorum. Kitapla Kalın
176 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
"Küçücük bir balığa okyanus yüklemek,ağır değil mi? Ne olur vazgeç olta atmaktan,tadında bırak esareti. "
"Boynumuza astığımız silgileri kaybettiğimizden beri,düzeltmek mümkün olmuyor yanlış gidenleri..."
"Çok çiğnenmiş bir sakız gibi hayat;hiç kalmamış şekeri. "
"Her renk güzelliğe uğramaz bazen. Kan bulanmış beyazlar kötüdür ,jiletlenmiş turuncular çirkin, kandırılmış sarılar üzgün... Kırmızının oruspuya endekslenmesi,mavinin beyefendiliğini mi gosterir?
@ismail.1346 nın kaleme aldığı ,@minelyayın dan çıkan #naylonkaplıpencere kitabını okuduk. Öykü ve denemelerden oluşan kitap yazarın ilk kitabı olmasına rağmen oldukça iyiydi. Şiirsel bir dille kaleme alınmış ve bölümlerin arasına, konulara uygun çizimler yerleştirilmiş. Ben bu çizimleri çok beğendim .Yazarımıza emeği için teşekkür ediyor kaleminin daim ve okurunun bol olmasını temenni ediyorum. Bu edebiyat yolculuğunda yolunuz açık olsun
176 syf.
·4 günde·5/10
NAYLON KAPLI PENCERE

“Bazen hayat o kadar kirlidir ki, nefesinizi tutmak zorunda kalırsınız, yaşamaya çalışırken. Ne tuttuğunuz yanınızda kalır, ne bıraktığınız. Zaten kuru bir yalnızlıktan başka ne getirmiş ki sonbahar?”

“Ne çok kandırdık kendimizi: severken, sevilirken, özlerken, özlenirken…”

Eserde yer alan hikayelerde ilk başlarda olanları sanki büyüklerimizden efsane hikayeler dinlermiş gibi okuyorsunuz. Sonraki hikayelerde ihanetler, acı, hüzün ve cinayetler yer alan konular işlenmiş. Günümüzde gerçek yaşamda olan olaylar bir nevi satırlara işlenip okuyucuya bir mesaj verilmiş. Hikayeler anlatılırken ilk başlangıçta konu ile ilgili kara kalem çalışması farklı olmuş. Bence güzeldi, bende emekli olunca kara kalem kurslarına gitmek istiyorum. Bu eser hevesimi biraz daha tetikledi. Safta 139’daki hikayede yazarımız çok doğru konular işlemiş. Hele bir paragrafta yazılanlar şöyle;
‘Her renk güzelliğe uğramaz bazen. Kan bulanmış beyazlar kötüdür, jiletlenmiş turuncular çirkin, kandırılmış sarılar üzgün… Kırmızının orospuya endekslenmesi, mavinin beyefendiliğini mi gösterir?
Bu satırlarda o kadar mesaj gizli ki anlayana… Toplum olarak özellikle kırmızı renk konusunda milletimiz hep o şekilde düşünüyor. Kırmızı bir ruj, kırmızı bir elbise giydiğinde bayan, hemen orospu rengi o hiç yakışmamış deyip söylenmeler ve dedikodular başlar… Diğer satırlar da farklı mesajlar içeriyor. Yazım ve basım hatasının hiç olmaması güzeldi. Yayınevi de esere özen göstermiş, tebrik ediyorum. Yazarımızın eline yüreğine sağlık.

#ismailışık #naylonkaplıpencere #okudumbitti
176 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Bu kitap, bolca alıntılarımdan anlayacağınız üzere, ara ara sayfa falı tutup rastgele sayfa açıp okuyacağınız, tam bir başucu kitabı...
Kısa öykü\denemelerden oluşan, yazarın kendine özgü, sade, anlaşılır ve akıcı dille yazdığı, melankolinin hakim olduğu kitap, içerisinde yetenekli ellerden çıkan karakalem çalışması resimlerle gözlere şölen sunup, yazarımızın ayrıca resim sanatına olan ilgisini ortaya koymuş.
Kısa soluklanma aralarınız da rahatlıkla okuyabileceğiniz bu kitap, sizlere tavsiyemdir.

Yazarın biyografisi

Adı:
İsmail Işık
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 25 okur okudu.
  • 4 okur okuyacak.