İsmail Tanrıverdi

Sıffîn Vakası yazarı
Yazar
7.5/10
0 Kişi
2
Okunma
0
Beğeni
297
Görüntülenme

Hakkında

Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nde İslam Tarihi ve Sanatları Bölümü'nde Doktor Öğretim Üyesidir.
Ünvan:
Doktor Öğretim Üyesi ve Yazar

Okurlar

2 okur okudu.
2 okur okuyor.
1 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Küfeliler Hz. Ali'ye ilk başta bağlılık göstermelerine rağmen zamanla durum tersine dönmüştür. Bunun en önemli nedenlerinden birisi, Hz. Ali'nin konumunu destekçilerine borçlu olmasıyla izah edilebilir. Çünkü Hz. Ali yaptığı göreve atanmamış, başta Küfeliler olmak üzere halkın talebiyle seçilmişti. Kûfeliler, Hz. Ali'nin iktidarının kendilerine borçlu olduklarını unutmuyorlardı. Üstelik hilafete bir isyanın neticesinde gelmişti. İsyanın kahramanları ise onun en büyük destekçileriydi. Haliyle ilk başlarda bunu hissettirmeseler bile zamanla bu realiteden aldıkları güçle Hz. Ali'nin her kararını sorgulamaya başladılar. Muâviye'nin durumu ise tam tersiydi. O, konumu ne olursa olsun alttan bir destekle seçilerek gelmemiş, tam tersine atanmıştı. Dolayısıyla da yetkileri konusunda kendisini halka karşı borçlu hissetmiyordu. Şam halkı ise Muâviye'ye karşı tam bir itaat içerisindeydi. Üstelik Şamlılar, onun Hz. Osman'ın katillerine karşı mücadelesinde haklı olduğuna da inanıyorlardı. Buna göre hangi şartta olursa olsun ona bağlı kalacakları konusunda tam bir motivasyon içerisindeydiler. Şamlılar Muâviye'yi uzun yıllardan beri tanıyor ve kendisine hürmet ediyorlardı. Buna ilâve olarak öteden beri sürekli canlı tutulan askerî bir organizasyon alışkanlıkları olduğunu da unutmamak gerekir.
Sayfa 60 - KİTABİ·Kitabı okuyor
Hz. Ali'nin halifeliğinde karşılaştığı ilk problem toplumun tamamının desteğini alamamış olmasıydı. Kendisinden önceki ha-lifenin katillerinin cezalandırılması ve eyalet yönetimlerini eksiksiz itaati altına alması çözmesi gereken hassas meselelerin başında geliyordu. Kuşkusuz bu problemlerin kolayca çözümü ise Medinelilerin yeni halifeye biatte mutabakat içerisinde olmalarına bağlıydı. Hz. Ali, yaklaşık beş yıllık hilafeti boyunca bu iki problemle ve bu problemlerin doğurduğu yeni sıkıntılarla uğraşmak zorunda kalmıştır. Söz konusu sıkıntılar çözüme kavuşturulamadığı gibi hilafetinin her geçen günü işlerin daha da karmaşık hale geldiği ve her sıkıntıya yenisinin eklendiği bir dönem olmuştur. Hz. Ali, gergin ve karışık bir dönemde halife olmuştu. O, Muhacir ve Ensâr'ın kendi aralarında bölündüğü, eyaletlerin Medine'nin yönetimdeki üstünlüğüne darbe vurduğu, halife Hz. Osman'ı öldürmekle hilafet makamının saygınlığının sarsıldığı, taşrada gelenlerin Medine'nin hürmetini çiğnediği bir dönemde halife olmuştu. Dolayısıyla Hz.Ali'nin seçilmesiyle fitne bitmedi aksine artarak devam etmişti.
Sayfa 49 - KİTABİ·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam