Itır Ilgaz

Itır Ilgaz

Çevirmen
7.5/10
189 Kişi
·
27
Okunma
·
0
Beğeni
·
77
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
96 syf.
Bu kitabı bitirdigimde, aklımda yer eden şey aslında, Aile kavramının insanın hayatını derinden nasıl etkilediğidir.
Kafka bu etkinin içinde büyümüş ve yaşadığı şeyler bize eserleri bırakmasını sağladı. Bu eksiklik içinde düşündüğünüz de bütün eserlerini bir bakıma hangi perspektif ve ruh halinde olduğunu anlamanız çok zor olmuyor.

Elbette , şimdi anda olduğum kişiye yalnızca senin etkinle dönüştüğümü söylemiyorum.
Senin etkinden bağımsız yetişseydim de muhtemelen gönlüme göre biri olmayacaktım. (S.9)

Evet belki de istediği baba figürünü görse yine istediği kişi olamayacaktı.
Ama aile her zaman durumlara karşı çocuklarını yetiştirmede, güven, şefkat, sevgi içinde olup cesaretlendirmeli. Kibir içinde olup çocuğunu kendi olması için , kendini gerçekleştire bilmesi için engel değil , bir yol olmalı.
Blinçli ebeveyn olmak bunu çağrıştırır bana. Yine baba sert olabilir, yine sevgisini çok belli etmeye bilir.
Genel yapı olarak toplumda istediği kişi her duruma sahip olsa dahi umduğu kişi olamaya bilir.

Belki yine güçsüz , korkak, kararsız, huzursuz biri olurdum. (S.9)

Evet Hermann Kafka çok kötü bir baba değil, ama babalığın görevi çocuğunun fizyolojik ihtiyaçlarını karşılamak değil.
İdare edilemez bir çocuk olduğuma inanamam, sevecen bir sözün , sessiz bir el tutuşun, sıcak bir bakışın benden istenilen her şeyi alamayacağına inanamam. (S.11)

Ve ebeveynler kendisinin istediği kişi olarak yetiştirmeye çalışıyor. Keza Kafka'nin durumu da aynı:
Sen beni güçlü, cesur bir genç adam olarak yetiştirmek istiyordun.
Mesela beni, asker selamı çaktığım ve uygun adım yürüdüğüm zaman cesaretlendirdin, ama ben ileride asker olmayacaktım.
Benim geleceğime ait değildi .
Amin Maoluf'un Doğu limanı adlı eserindeki İsyan karakterinin durumunu anımsattı
Neyse :) hatlar karışma

Daha fazla uzatmadan toparlamak istiyorum. Evet belki Kafka'nin doğasında zayıflık, korkaklık, ve içinde dünyaya karşı bir eziklik durumu vardı.
Ama bunun daha da büyümesi ailesinde özellikle babası Hermann etkisi var idi.

Çünkü benim için her şeyin ölçüsü sendin. (S.14)
Belkii bu kadar çekimser, hayata karşı tutumu biraz olsun değişebiliridi .
İyiki de değişmemiş dermiyiz bilmiyorum. Eserleri bu şekilde yazamazdı .

Hayatla baş edememen ne ilgilendirir seni,artık ne ilgilendirir seni demesine rağmen bu mektup ne postaladı ne babasına verdi .

Bu kitap bir bakıma Kafkaesk(Kafkavari) tanımını anımsattı bana .
Kafkeesk gereksiz yere karmaşık sinir bozucu olayları dile getirmek için dile getirilir.
Sanki bir bakıma babası ile ilişkisi o boyutta gibi.
Sadece tanımı için kurdum bu cümleyi.
Kafkaesk tam anlaşılması için şu videonun izlenmesini tavsiye ederim.
https://m.youtube.com/watch?v=wkPR4Rcf4ww

Okuyucu yormayan , anlatımı akıcı bir eser . Ve kitap sonundaki Zaman Çizelgesi de iyi olmuş dediklerimden oldu.

Eğer Kafka yaşasaydı sanırım bu eserinin yayımlanmasinı hayatta istemezdi . Max Brod sağolsun mu denilir bilemiyorum . :)

Kitabı bana hediye eden
https://1000kitap.com/avsar_kizi38
Çok teşekkür ederim

Şimdiden okuyacaklara keyifli okumalar
320 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
...Yanımda yürüyordun Milena, düşün, sen benim yanımda yürüdü...
Bu kadar imkansızken, bu kadar inanmazken bazı şeyler, hiçbir şeyden vazgeçmeyip aynı duygularla hemen hemen hergün mektup yazmak...
Şimdiki zamanda bırak mektup yazmayı arkanı döndüğünde başkalarına koşan insanlar var. Şu söz tekrar tekrar aklıma geliyor "eskiler mi güzeldi? eskiden mi güzeldik?..."
Franz Kafka 'nın okuduğum ilk kitabıydı ve yine bir yazarın duygularına hayran kaldım . Aslında bu kitabı okurken çok netlikle okuyamadım kafam hep bulanıktı. Kendimle alakalı bir sebep den dolayı kendimi kitaba veremedim tam. O yüzden kitabı okuma sürem baya uzadı. Ama sonunda bitirdim. Sevmeyi hislerini mektuplara dökmesi kimi zaman cevap alamamasına rağmen pes etmeyip yazması... Kendisinin de dediği gibi " Ne kadar da kolay yazılıyor: seninle yaptığım kısa bir gezinti. Bu kadar kolay olduğu için insan utançtan yazı yazmayı bırakmalı... Bende o yüzden çok fazla dile getiremiyorum onların hislerini sevgilerini antamıyorum. Daha geniş çaplı incelemek isterdim ama kafam dolu olduğu için zorlamıyorum biraz kendimi toparlamam lazım galiba...
Sevdiğim iki alıntı yı bırakıyorum:)

Syf:191
Ve seni seviyorum budala, tıpkı denizin, dibindeki minik çakıltaşını sevdiği gibi, ben de aynı öyle kaplıyorum seni sevgimle...

Syf:135
Hayat beceriksizce hazırlanmış bir ziyafettir, insan sabırsızca aperatifleri beklerken, fırından çıkan ana yemek sessiz sedasız gelip geçmiştir bile, insan kendini buna göre hazırlamalı...

Gerçektende öyle insan bazı şeylere takılı kaldığında onlarla uğraşırken hayatının şansını kaçırabiliyor. O yüzden çok fazla ayrıntılara takılmadan hayatı yaşamalıyız. Önümüzdeki güzellikleri görmemiz dileğiyle...
Keyifli Okumalar...
320 syf.
·18 günde·Beğendi·8/10
Şairlerin, yazarların aşkları hep beni kendine çekti bu zamana kadar. En samimi oldukları yer olan mektuplaşmalarını okumaktan hep keyif aldım. Samimiyetlerinden, tutkulu aşklarını o satırlara işleyişlerinden, beni sürekli sorgulamaya sevk eden bu hislerden... Tüm bunlara okuyarak tanık olmaktan mutluluk duydum, duyuyorum. Nasıl olur da bir aşk bu kadar tutkulu olur? Ulaşılmaz olduğu için mi? Nasıl hissedilen bu güzel duygular bizim içimize kadar işler? Nasıl olur da sadece bir kitap kafamızı kurcalar, sürekli aşk kavramını sorgulatır bize? İnsanın içinde böyle bir aşk olmalı, her şeye rağmen böyle bir tutku olmalı. Kafka'nın Milena'ya olan tutkusu gibi büyük ve güzel. Çıkar gözetmeden, sadece ve sadece aşk. İşte bu kitapta tüm bunları çok samimi bir şekilde görebiliyoruz. Okuduğum her mektupta o sevgiyi daha derinden hissettim. Mektuplar geçtikçe sevgi de arttı, son mektuba geldiğim zaman içim burkuldu. Kafka ne de güzel sevmiş öyle...
96 syf.
·40 günde·Puan vermedi
Haftalar önce bitirdiğim halde çeşitli nedenlerden dolayı incelemesini yeni yapacağım.
Franz Kafka'nın babasına yazdığı bu mektupta kendimden noktalar buldum. Benim dile getirmek istediğim ancak üşendiğim kırıldığım için söylemediğim cümlelerdi bunlar. Bir çocuk yetiştirirken dikkat edilecek hususlar konusunda da ders verici tarafları olabilir aslında, nasıl bir ebeveyn olmamalıyız sorusuna cevap olabilecek çeşitli sözler çekip çıkarılabilir paragraflar arasından.
Mutlaka okunmalı.
96 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Bir baba oğul bunalımını anlatmış yazar. Tek taraflı olarak içini dökmüş. Evlilikten neden kaçtığıyla ilgili düşüncelerini dile getirmiş. Baba figürü bir erkek çocuk için ne kadar önemli. Özellikle çocuğunu anlamayan, psikolojik baskı uygulayarak yetiştirmeye çalışan bir baba, çocuğun üzerinde en büyük yıkımlara sebep olabiliyor. Ayrıca çocuklar, ailelerinin davranışları ile sözleri arasındaki tutarlılığı da çok önemser. Yazarın buna vurgu yapması önemliydi. Yengeç burcu ve duygusal bir çocuk olan Kafka' yı duygulardan pek anlamayan başak burcu bir baba yetiştirirse ortaya böyle bir durum çıkardı zaten.
320 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Kafka'nın çalkantılı yaşamında, ailesi dışında kalan üç önemli kadın figüründen Milena ve ona olan tutkulu aşkını anlattığı mektuplarından oluşan kitabı.

Eserleri ölümü sonrasında, yakın arkadaşı Max Brody tarafından toparlanmış ve bastırılmıştır.

Kitapta Milena'dan Kafka'ya gelen mektuplara verilen cevaplardan, Kafka'nın kendinden yaşça oldukça küçük olan Milena'ya derin bir tutkuyla bağlı olduğu anlaşılıyor.

Viyanada kocasıyla beraber yaşayan ve Kafka'nın eserlerini Çekçe'ye çeviren Milena'nın, Kafka'ya olan ilgisini ise yalnızca tahayyül etmeniz gerekiyor.

Kitabı okurken içimden geçen düşünce şöyleydi. "Keşke Milena'nın Kafka'ya yazdığı cevap niteliğindeki mektupları da görebilseydik"
96 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Bu kitap, Kafka'nın sahibine hiç ulaşmamış bir mektuptu aslında.
Eser 20.yüzyıl edebiyat tarihinin en büyük itiraflarından biri sayılmaktır. Babaya Mektup.
96 syf.
·Puan vermedi
Bu mektup sahibine hiç ulaşmamış Franz Kafka dinlenmek için gittiği yerde biriyle tanışır ve nişanlanır Babaya Mektup yazarın bu evlilik kararına karşı çıkan babasına olan duygu ve düşüncelerini dile getiren ve bize Kafkanın yaşam öyküsünden ipuçları sunmaktadır.

Ayrıca bu kitap belgesel niteliğinde olup Kafkanın hayatından kesitler vardır bu kitap bir taraftan da Kafkanın burjuva toplumlarını belirleyen güçlü ve güçsüz kavramlarına serzenişte...
160 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Bu kitap evren hakkında bir bilgi kitabı olmasına rağmen anlatımını çok başarılı bulduğum kitaplardan biri. Bilgi verirken anlaşılır olmasını anlatım şekline bağlıyorum. Bir sabah sizi evden çıkartıp akşama kadar yolda gördüklerinizi ,yedikleriniz içtiklerinizi astronomiye bağlayarak anlatması konuyu aklımıza daha oturur şekilde kılmış. Hikaye kitabı okumuş fakat bilgilenmişim gibi keyifli hissediyorum. Gerçekten astronomiye ilgisi olan insanların okumasını tavsiye ederim

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 27 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 16 okur okuyacak.