J. R. Ward

J. R. Ward

Yazar
8.4/10
83 Kişi
·
151
Okunma
·
14
Beğeni
·
2.072
Gösterim
Adı:
J. R. Ward
Tam adı:
Jessica Rowley Pell Bird Blakemore
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Massachusetts, ABD, Nisan 1969
New York Times Çok Satanlar Listesi Yazarlarından J.R Ward ailesiyle beraber Amerika’da yaşıyor.
"Yüzyıllardır yorgunsun Phury. Artık beni bırakmanın vakti geldi."
"Yapabileceğimi sanmıyorum."
J. R. Ward
Sayfa 480 - Dex Plus Yayınları
"Ben yerin dibindeki o..." Boğazını temizledi. "Yerin dibindeki o delikteyken seni düşündüm. Beni bulmaya gelmeni istedim. Beni oradan kurtarabileceğini biliyordum."
Zsadist gözleri kapalı olduğu halde kaşlarını çattı. "Ben de seni düşündüm."
"Düşündün mü?" Zsadist'in başı aşağı yukarı sallandı. Bella yine de tekrar sordu. "Gerçekten mi?"
"Evet. Bazı günler... tek düşünebildiğim sendin."
J. R. Ward
Sayfa 209 - Dex Plus Yayınları
%23 (120/544)
·Puan vermedi
Ben her zaman new york times bestseller romanlara bir şans tanımışımdır. Bu kitaba başlamamın nedeni de bir bestseller oluşuydu. Ama gelin ve görün ki her bestseller okunabilir değil. Hatta yazılma amacını, neden yazıldığını düşününce çıkmaza giriyorum. Neden böyle bir şey yazılmış. Hayata dair verebileceği bir ders var mı?
Hayır!
Daha bunun gibi bir sürü soru cevap yazabilirim ama gerçekten bu kitabın, daha doğrusu bu serinin amacı ne?
Yazarın yazdığı kadın karakterle başlamak istiyorum. Bu kadın karakteri yazarken aklı neredeydi diye sormak istiyorum. Kitabın ilk kısmında Beth adlı kadın karakterimiz kuytu bir​ sokaktan geçerken iki tane ergen kolejliyle karşılaşıyor. Ve tahmin edersiniz ki niyetleri kızı köşeye çekip işlerini halletmek. Beth elbette izin vermiyor. Vermemeli de zaten. Hayatında ilk defa gördüğü, onu zorlayan şeref yoksunu, insan görünümlü yaratıklar bunlar.
Onu zorlayan ve sizi şaşkınlığa uğratacak kadar açık sözlü olan oğlanın elinden bir şekilde kurtuluyor. Emellerine ulaşmalarına engel oluyor. Evet! Diyoruz. Kadın dediğin böyle olur, elbet bir kaçış yolu bulunur.
Daha sonra bizi şaşkınlığa uğratıp her şeyi bir kenara bırakıp, oturup düşüneceğimiz bir kısma geliyoruz.
Wrath adlı, aynı zamanda kitaptaki ana erkek karakterimiz, Beth'in evine geliyor. İlk gelişini atlıyorum. İkinci gelişince Beth'e bir şeyler oluyor. İlk defa gördüğü bir adam, evine giriyor. Ve onun düşündüğü tek şey, yakışıklılığı, cezbediciliği... Yazar bunu ne kadar haklı göstermeye çalışsa da çok üzgünüm ama bu nasıl bir zihniyet?..
Wrath, birden çekim hissediyor, Beth bir çekim hissediyor. Ve daha dün gece erkeklerin elinden zor kaçan kızımız. 'Dokun bana' 'Öp beni' diyor. Ve bu olayın tek açıklaması o adam diye hitap edilen hala nasıl bir varlık olduğunu hayal edemediğim şeyin yakışıklılığı(!)
Bu yıl, bir kadını aşağılayan (ve bence tüm kadınları aşağılayan) bu olayı da türlü bahaneler arasına sıkıştırıp yok eden iki kitap elime geçti. Biri bu, diğeri de Tutsak.
Bu kitabı okuyup sevenlere seslenmek istiyorum, duygusallık anlayışınız, espri anlayışınız, yakışıklılık anlayışınız gerçekten bu kadar mı? Bu mu? Neden? Oturup neden yargılamıyorsunuz. Bu kız neden böyle zayıf, türlü yetenekler bahane değil, asla da olmayacak bana göre. Onun bir vampir olması, güçlü olması falan inanın hiç umurumda değil. Ben yüz yirmi sayfayı aşırı sabırlı bir şekilde okudum. Kendime hayret ediyorum. O yaşanan saçmalıktan sonra beynimdeki kan çekildi. Bir de şu gözümden kaçmadı. Wrath adlı karakterin kendini tutmaya çalışma çabası... Öylesine yazılmıştı, o kadar barizdi ki.
Ben içimdeki siniri buraya daha fazla nasıl dökebilirim bilmiyorum. Devamını okumadım ama nasıl bir rezalete dönüştüğünü duymak dahi istemiyorum. Diğer kitaplarını görmek bile istemiyorum. Bu serinin bestseller oluşunu da idrak etmekte zorlanıyorum. Gerçekten bu kitabı sevenlerle aynı ortamda dahi olmak istemem.
Yazarın yakışıklılık anlayışından da bahsedip bu saçmalığı bitiriyorum.
Neredeyse iki metre, bunu geçtim, uzun saçlar, yüz yirmi kilo, bacaklarının üst kısmı kadar kol kasları???? (Baldırları ya da her neyse) ve de son olarak deri pantolon mu?
Okurken ne kadar şaşırdığımı anlatamam. Hatta doğru mu okuyorum diye onu anlatan paragrafı tekrar tekrar okudum. Kafamda canlandırdım. Berbat.
Kitabın Darius adındaki kişinin Wrath'dan kızı hakkında bir şey istemesiyle başlıyor. Okumanızı tavsiye etmiyorum ama eğer ille de okuyacağım diyorsanız o şeyi kitabı okurken görürsünüz. Wrath kabul etmiyor. Darius ölüyor. Wrath Beth'i görüyor. İkinci görüşünde ise asla, dediği. Başkasından iste dediği şeyden birini yapmış oluyor. Ya üzgünüm ama bu konunun bu kadar basit gösterilmesi. Sadece dış görünüşe bakılarak böyle bir şeyin içine girilmesi benim aklım ve mantığımın dışında. Hiçbir zaman kabullenmedim ve kabulleneceğimi de sanmıyorum.
Saçma ötesi bir kitap, gerçekten bu kitaba para verilmesi bile israf. Daha fazla anlatırdım eğer tamamını okumaya yüreğim dayansaydı tabii.
Bu kitaptan uzaklaşın
524 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Bayıldım!
Kara hançer kardeşliği serisinin en sevdiğim kitabı oldu. Bazı yerlerde üzüntüden şok olup ağladım. Sonunda ise mutluluktan gözlerim doldu. Kesinlikle okunmalı. Dex serinin diğer kitaplarını çevirse de tüm kardeşlerin hikâyelerini okuyabilsek.
524 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Dirilen Sevgili
J. R. Ward
MUHTEŞEM' di
Nasıl anlatmalı ki tek kelime ile bayıldım bazı yerlerinde Hıckırarak ağladım. Öyle kalbe dokunuyor ki nefes almadan okudum. O nasıl muhteşem sayfalardır öyle. ZSadist muhteşemdi yaşadığı onca şey Tüylerim diken diken oldu ama onun ödülü harikaydı harika BELLA
Onun varlığı tavrı istekleri her anı öyle içten öyle kararlı of zSadiste dayanabilecek tek kişi oydu ve ikilinin her haline bayıldım ama beni etkileyen zSadist ve ikizi Phury ikisinin arasında ki o bağ gözyaşlarımı tutamadım. Konu hakkında hiç bir şey yazmayacağım mutlaka mutlaka okumalısiniz. Çoğu yerde gülümseyip çoğu yerde Hıckırarak ağlıyorsunuz ama kalbiniz harika hissediyor.
Hele sonu eridim eridim kardeşim ablam delirdi diye bakıyor o denli tepki vermisim
Yani arkadaşlar 10/10
544 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10 puan
Karanlık Sevgili
J. R. Ward
AH HARİKA BİR SERİ DAHA
Okuduğumu düşünmüştüm ama sanırım direk ikinci kitabı okudum seri olduğunu bilmeden
Kitabı çok sevdim başlarda biraz sıkıcı kasvetli gelse de sonra iyi açıldı . Özelikle kardeşler ortaya çıktığında
Liderimizin hikayesiydi karanlık sevgili.
Wrath baş kahraman. Kendi türünü korumak ve onları bir arada tutmak görevi ama bunu yaparken hiç memnun değil onun görevi kral olmak ve türünün başına geçmesi. Kendinden nefret eden kendince sebepleri olan biri. Soğuk ve Kalpsiz görünse de bir yere kadar. Bir gün Arkadaşınin ondan bir isteği olur. Bir insandan kızı vardır ve yakın zamanda dönüşüm yaşaması gerekmektedir. istediği kızını korumak onun dönüşümünü yapmasını sağlamak .
Kabul görmez fakat arkadaşının ölümü üzerine kızı bulmaya gider ve hikâyemiz başlar.
Burada sevmediğim sadece bay x onun olduğu sayfalar çok sıkıcıydı
Ama o kardeşler yok mu o kardeşler harikaydı
En dikkat çekici ise zSadistti bana göre neyse üçüncü kitap onun hikayesi merakla okuyacağım.
Saat 01:15
524 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Öncelikle kitaba büyük bir heyecanla başladım. Okumak için çok uzun zamandır bekliyordum. Beklediğime de değdi. İlk başlarda Zsadist ve Bella'nın bir an önce bir araya gelmesini isteyerek okudum. Neyse ki çok fazla beklemedik. Ve Zsadist'in geçmişte kan esiriyken yaşadıklarını okurken dayanamadım. Etrafındakilerin de ona öyle davranmasına dayanamadım. Phury beni deli etti tabi ki. Ve Phury'nin Vishous ile ilgili söylediği bir şey kafamı karıştırmadı değil. Daha sonra GR'den bakınca Vishous ile ilgili tahminlerim de yanılmadığımı anladım. Onun da kitabını çok merak ediyorum. John/Darius/Tehrror'un durumunu da büyük bir merakla okudum ve onun da yaşadıklarına dayanamadım. Zsadist'in yavaş yavaş Bella'ya teslim olmasına diyecek söz yok çok güzeldi. İnsanın içine işliyordu. Zsadist'in mutlu olmasını o kadar çok istedim ki. Yaşadıklarını okurken ağlamaktan öldüm. Phury'nin onu bulduğu zamandan bahsetmiyorum bile. Kurtulduklarında verdiği o tepkileri... Daha son Puhry ah Puhry... Kendi hapishanesinde sıkışıp kalmış. Butch'a neler olduğunu da çok merak ediyorum. Seri öyle bir seri ki sizi merak içerisinde bırakıyor bir sonraki kitaba kadar. Okuduktan sonra daha fazla soru işareti oluşuyor. Meselea Tohr. İlk kitaptan beri böyle bir şey olmasını bekliyordum nedense ama. Şu an nerede? Nereye kayboldu? Bundan sonra hikayesi nasıl olacak çok merak ediyorum. Rehvenge de dikkatimi çeken bir karakter oldu. Ve bariz ipuçlarına rağmen en sonunda kimliği ortaya çıkınca çok şaşırdım. Onun da hikayesini merak ediyorum. Acayip merak ediyorum. Biraz sorun çıkartacak gibi. En sonunda Zsadist'in iyileşmeye başlaması o kadar güzeldi ki. Phury ile içlerini dökmeleri beni benden aldı. Kardeşlik bağını hissettim. Ve en sonunda istediğim mutlu son. Çok mutluyum ve üzgünüm. Umarım dördüncü kitabı bir an önce çıkarırlar. Bu kitabı okumayı çok bekledim ve beklediğime değdi.
504 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Bu kitap muhteşemdi ya.Kitaptaki bas kahramanlarimiz Rhage ve Mary cok guzel bir aşk yaşıyorlar.Bu yazarin kesinlikle dili çok akıcı.Nasil baslayip bittigi anlasilmiyor kesinlikle.Vampirler arasi savaş vs.cok islenmemis olsa da aşk cok iyiydi tavsiye ederim.Bi sonraki kitabi nasil bekleyecegimi bilmiyorum cunku favori karakterim Zsadist in hikayesi anlatilacak.
524 syf.
·Beğendi·7/10 puan
Güzeldi. Duygusaldı. Ilk kitaplarda olmayan bi duygu yoğunluğu vardı. Bazı yerlerde napiyor bu zadist dedim ama herşeye rağmen güzeldi. Bazı kötü şeyler yaşandı. Gözyaşlarımı tutamadığım fazlasıyla bölüm oldu, kızdığım yerlerde tabiki ama sonu tatmin ediciydi.
528 syf.
·9/10 puan
Serinin 4.cü kitabı ve tabi yayınevi yine 3 te bıraktığı için tonla devam kitabı mahzun şekilde duruyor ve klasık olay biz gidip Ingilizce okuyoruz yok translate yapıyoruz vs :( Butch ve Marissa anlatılıyor bu kitapta nasıl okumaz insan nasıl çatlamadan durur tabi durmadık okuduk <3 Yahu biri insan biri Vampir nasıl olucak bu işler diye nefes almadan bitirdim ve çok güzel tabi yine bu yazarlar bosa bu kadar ünlü değil kadınlar yazıyor gerçekten :)
504 syf.
·2 günde·10/10 puan
Sonsuz Sevgili
J. R. Ward
Kitap hiç bitmesin istedim. Gerçekten böyle yavaş yavaş sindire sindire okudum. Bu tür kitapları çok seviyorum sanırım. Genelde vampir kitaplarına karşı tavrım çok sıcak olmaz ama bu kitaplar beni gerçekten değiştiriyor. Bu kitabımızda rhage nin hikayesiydi. Oldukça etkileyiciydi biri güç simgesi diğeri ise Masumiyet
Kızın o masum hali hastalığı ve kendine karşı duruşu
Rhage onu gördüğü an içinde oluşan o sıcacık duygu beni mutlu etti. Ona olan bağımlılığı ve ikisinin arasında ki ilişki
Güzeldi kesinlikle hikaye gittikçe iyi yol alıyor Beth ve zSadist onların hikayeleri bu kitapta beni deli etti xSadistin acısını okumak gerçekten delirtici olacak.
Bu kitapta en beğendiğim durum içtenlikti sanırım kardeşler arasında ve sevdikleri insanlar arasında olan şimdi deli gibi üçüncü kitabı okumak istiyorum
524 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
“Kara Hançer Kardeşliği” serisinin üçüncü kitabı en çok merak ettiğim Zsadit’in hikayesi.
Eski bir köle olan Zsadist, geçmişin izlerini üzerinde taşıyan, sevmeyi sevilmeyi hak etmediğini düşünen, içindeki öfke ve kinin gitgide büyüten bir vampir savaşçısıdır.
Bella ile tanışınca ise her şey Zsadist için değişmeye başlar. Serinin ikinci kitabında Bella, Kırıcılar tarafından kaçırılıyordu. Başlarda pislik gibi davranıp Bella’yı kendinden uzak tutmak için uğraşan Zsadist Bella’nın kaçırılmasıyla onu sağ salim bulmak ve intikamını almak için Kırıcıların özellikle de sapık Kırıcının peşine düşüyor.
Zsadist, ne kadar Bella’dan kaçmaya çalışsa da sonunda kendini yine onun yanında buluyor.
Serinin okuduklarım arasında en çok bu kitabını sevdim.

Yazarın biyografisi

Adı:
J. R. Ward
Tam adı:
Jessica Rowley Pell Bird Blakemore
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Massachusetts, ABD, Nisan 1969
New York Times Çok Satanlar Listesi Yazarlarından J.R Ward ailesiyle beraber Amerika’da yaşıyor.

Yazar istatistikleri

  • 14 okur beğendi.
  • 151 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 103 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.