Geri Bildirim
Jack Thorne

Jack Thorne

7.8/10
344 Kişi
·
789
Okunma
·
0
Beğeni
·
350
Gösterim
Adı:
Jack Thorne
Unvan:
İngiliz Senarist ve Oyun Yazarı
Doğum:
Bristol, İngiltere, 6 Aralık 1978
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Aparecium!

Elimde yeniden yeni bir Harry Potter kitabı tutmak çok güzeldi.
Bunun düşüncesi ise kitaptan daha güzeldi. Direkt olumsuz başlamak istemiyorum. Bu yüzden fuzuli bir anı paylaşımı yaparak başlayacağım.

Harry Potter ve Ölüm Yadigârları ailem yanımda olmadan gidip aldığım ilk kitaptı, çıktığı günü de dün gibi hatırlıyorum. En yakın arkadaşımla kitapçıya heyecanla yürürken çocuk olduğumuzun gayet farkında olarak, "Son film yayınlandığında neredeyse üniversiteye başlayacak, belki de başlamış olacağız. Acaba yıllar sonra seriyi hala sever miyiz?" gibi tatlı-komik bir konuşma yapıyorduk. O zamanlar durup bunu düşündüğümüze göre muhtemelen "çocuk kitapları", "çocuk filmleri" lafını çok duyuyormuşuz. Büyükler hep derlerdi ya, "Bir yaştan sonra ne saçma şeyleri sevmişiz diyeceksiniz" diye... Harry Potter da o şeylerden biri olur mu diye korkuyorduk.

Ne kadar içerlediysem bu durumu, günlüğümde bununla ilgili 'duygusal' bir yazı bile yazmışım. (Arkadaşlarımla büyüleri yazdığımız sayfalardan, stickerlardan ve fotoğraf kartlarından oluşan klasörüm de hala duruyor.)

Kitabın haberini duyunca sevinmekle korkmak arasında kaldım. Hiç bir zaman doyamayacağım ama uzayıp bozulmasını da görmek istemeyeceğim bir seri ne de olsa... Harry Potter milyonda bir gelecek sağlamlıkta bir olay örgüsüyle doğru zamanda tamamlanmıştı. Üstelik ben genel olarak kahramanların çocuklarının hikayeyi devralmasını sevmiyorum. Zorlama geliyor. Nasıl zorlama olmaz ki? Yazarın üstündeki baskı bile seriyi devam ettirmeyi imkansız kılar. Karakterlerin birbirine benzememesi için de özellikle dikkat etmek de bu duruma pek yararlı olmuyordur, eminim.

Yine de dayanamadım ve hemencecik aldım, okudum.
Doğrusu orijinal bir Harry Potter kitabı okumuşum gibi hissetmiyorum. Bir hayran kurgusu -fanfiction- daha yerinde olur. EĞER bu kitabın tanıtımı 8. kitap diye yapılmasaydı, yanına o seri numarası eklenmemiş olsaydı, belki eleştirimi farklı şekilde yapardım. Ama 8. Harry Potter kitabı demek olaya farklı bir boyut getiriyor. J.K. Rowling yıllar sonra neden böyle bir şeyi onayladı?

Rowling'in yerinde olsam (her ne sebepten bu kitabı yazmayı veya fikri onaylamayı düşündüyse düşünsün) bunun 8. kitap olarak çıkarılmasına izin vermezdim. "Harry Potter Tiyatro Kurguları: Harry Potter ve Lanetli Çocuk" gibi bir isimle çıkarırdım. Asıl seri ile bağdaştırmaz ve olabilecek bin bir çeşit gelecek ihtimalinden biri olarak lanse ederdim.

Ve yazar bunun gibi yapsaydı, yorumum olumlu yönde oldukça değişirdi.

Nasıl anlatabilirim bilmiyorum. Bildiğimiz, tanıdığımız, sevdiğimiz çocukların isimleri vardı ama onlar gibi değillerdi. Evet, büyüdüler. Yaşlandılar. Fakat onları Harry, Hermione, Ron, Ginny, Draco yapan unsurlar yoktu. Hele Ron... Ron bir fiyaskoydu.

Albus kitap boyunca hep 9-10 yaşlarında bir çocukmuş gibi hissettirdi. Ben Slytherin'de olması ve Malfoy'un oğluyla arkadaşlık etmesi olayını çok güzel bulmuştum. Özellikle diğer binalara çok odaklanma şansımız olmadığı da düşünülürse iyi bir fikirdi. Zaten kitapla ilgili tam olarak sevdiğim iki şey var biri bu fikir; diğeri Scorpius Malfoy.

Kitabın bir roman değil, oyun olması da hikayeye olumlu bir katkı sağlamıyor. Aksine bu pek alışıldık bir durum olmadığından -en azından oyun okumayı seven biri değilseniz- biraz garipsemeye de sebep olabilir.

Diğer yandan "nefret ettim", "sevmedim" diyemem. Güzeldi. Tekrar bir Harry Potter okumak ben de bir zaman yolculuğu yapmışım ve kısa süreliğine çocukluğuma veya birkaç yıl öncesine dönmüşüm gibi hissettim. Ama diyebileceklerim bu kadarcık.

Muziplik tamamlandı!

Dipnot: Çeviri çok aceleye mi geldi? En basitinden bir Mr.'ın çevrilmesi güç olmasa gerek. Düzenlemesi biraz kabaca olmuş, adeta sadece gözden geçirilmiş.
Bir Harry Potter kitabı olarak kitabı beğenmemek imkansız.Çünkü seneler sonra tekrar Harry,Ron ve Hermonie’yi okuyorsunuz.Kitap bir tiyatro metni ve genel olarak zaman yolculuğu ile ilgili.İlk başlarda bu zaman yolculukları aklımı karıştırsa da alışmaya başladım.Tavsiye ederim.
Defalarca okuduğum kitapları barındıran seridir Harry Potter Serisi.Tüm kitapları nazarımda sonuna kadar tam puanı hak eder. Ancak bu kitap olmamış. Serinin karakterlerine hakimseniz kendileri gibi davranmadıklarını hatta karakterlerin karakterinin değişmesine kadar giden bir yabancılaşmanın olduğunu farketmemeniz mümkün değil kitapta. H.P. kitaplarında bayıldığım, J.K.Rowling'in kalemine has ince espiri anlayısı mumla aratıyor kendini.
Konu mu? Fena değil! Ancak Rowling'in yaratıcılığını çok aradım. Her kitapta biraz daha büyüterek anlatılan bu dünya ekleme olmadan az bir bilgi birikimi kullanılarak oluşturulmuş izlenimi barındırıyor Lanetli Çocukta. Rowling yazsaydı harikalar yaratırdı eminim. Hayal kırıklığıydı benim için. O kadar gerçekçi bir dünya yarattı ki Rowling, tiyatro metni şeklinde sunulan Lanetli Çocuk bu gerçekçiliği biraz baltaladı diye düşünüyorum. Ben seriyi 7 kitap olarak varsayıyorum...

Kitabın yazarı J.K. Rowling değil. 'John Tiffany ve Jack Thorne'a ait yeni bir özgün hikayeden Jack Thorne'a ait yeni bir oyun' şeklinde açıklama mevcut kitapta.
Sevgi her şeyi yenecek tek güç!! Ve Voldemort'un anlayamadığı tek şey.. Yine çok akıcı ve etkileyici bir kitap. İnsanı diğer 7 kitapla bütünleştirip geçmiş ve şimdiki zaman arasında yolculuk ile sürüklüyor.
8. HP kitabı ben gibi bir çok HP severi çok heyecanlandırdı. Orjinal dilinde ülkemize geldi ama 70 küsür ödemek istemediğimden çevirisini beklemeye karar vermiştim. Sağolsun YKY bizi çok bekletmedi. Fuar zamanına denk gelince de kitabı Kitap Yurdu'ndan 11TL'ye edinme imkanı buldum. Bu arada bir çok okuyan oldu, genelde de yorumlar olumsuzdu.
Kitapla ilgili hiçbir beklenti taşımıyordum. Okuması keyif verdi ama sırf o güzel büyücü dünyasına bir nebze olsun tekrar dönebildiğim için. Yola çıktıkları nokta mantıklı aslında. Şöhretlerin en büyüğü ve başarılısı olan Harry Potter'ın çocuklarından bir tanesi, babasının yüceliğinin altında eziliyordu.
Ama bir HP kitabı için kurgusu çok basit kalmış. Karakterler sönük ve yabancı geliyor insana. Hele o Ron'un hali nedir yahu?
Sıradan bir yazar için 'güzeldi ya' diyebilirsiniz. Ama konu HP olunca olmamış diyorum ben.
Almaya niyetiniz varsa alın, özellikle de fiyatı böylesine uygunken. Yalnız sakın ola beklentiye girmeyin!
Bu kitaba yapılan bütün eleştirilere rağmen aylar sonra elimde bir Harry Potter kitabı tutmak heyecan ve mutluluk vericiydi. Daha önceki bütün kitapları okuyup bu kitabı okumamak haksızlık olurdu. O yüzden ön yargısız başladım kitaba ki böyle de yapmak gerekir her zaman.

Tiyatro sahnesinden yazıya aktarıldığı için kitapta çok fazla detay yoktu. Her şey çok çabuk ilerledi.

Kitabın üzerinde durulan konu şu; Harry ve Ginny'nin küçük oğulları olan Albus Severus'un Hogwarts'ta ilk senesidir ve kendisi dört büyük binadan, armasında yılan olan Slytherin'e seçilmekten korkmaktadır. Nitekim Harry korkmamasını ve seçmen şapkanın fikirlerini önemsediğini söylese de, Albus Slytherin'e seçilir; ve daha önceki kitaplarda hiç sevemediğimiz Malfoy ailesinin, en küçük ferdi olan -Draco'nun oğlu- Scorpius Malfoy ile aralarında gerçekten çok güzel bir dostluk oluşur. Ama yine de Albus bir Potter olarak Gryffindor'a değil de Slytherin'e seçildiği için okuldaki öğrenciler onun hakkında ileri geri konuşur. Dersleri de iyi değildir. Babasına hiç benzemediğini söylerler. Albus da haklı olarak Hogwarts'ı hiç sevmemektedir. Bütün bunlar olurken Harry ile arası da hiç iyi değildir ve hatta Potter soyadını taşımaktan hiç hoşlanmaz.

Şunu da söylemeden edemem: Harry'nin yara izi tam 22 yıl sonra tekrar acır.

Olaylar bu şekilde gelişir ve sırf Albus babası yüzünden onlarca masum insan öldüğü için, Bakanlık'taki zaman döndürücüyle geçmişi değiştirmeye karar verir. Tabii ki yanında Scorpius da vardır. -Burada bir şey eklemek istiyorum: Sanılanın aksine Scorpius hiç de Malfoy soyadını taşıyan birisi gibi değildir. Hatta o kadar iyi yürekli, güzel kalpli bir çocuktur ki kitapta beni en çok etkileyen ve en sevdiğim kişi Scorpius olmuştur.- Ama iki çocuk zaman döndürücünün sadece yakın geçmişe gittiğini ve sadece 5 dakika kalınabildiğini bilmiyordur. Böylelikle olaylar baya sarpa sarar, içinden çıkılmaz hale gelir.

Başlarda Draco ile Harry'nin arası Hogwarts zamanındaki gibi pek iyi değildir ama yaşanan olaylardan dolayı ilerleyen bölümlerde ikisini de aynı tarafta görmek mümkün. Buraları okurken de insanın yüzünde engelleyemediği bir tebessüm oluşuyor. :)

Eğlenceli, hoş, akıcı ve güzel bir kitap. Okurken sizi önceki kitaplara da götürüyor. Potter serisini seven biriyseniz okumanızı tabii ki öneririm :)
Tadi damaginizda kalacak bir macera devam olsa keşke dedirtiyor. Harry Potter la büyümüş nesilleriz ama tekrar tekrar okur ve izlerm cidden m keyif aldim okurken eskiye döndüm bi yandan da filme çekilse nasil olur diye düşünmeden edemedim. Tİyatro metni olarak okunmasi da bu tekniğin guzeligi ile yakinlastiriyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Jack Thorne
Unvan:
İngiliz Senarist ve Oyun Yazarı
Doğum:
Bristol, İngiltere, 6 Aralık 1978

Yazar istatistikleri

  • 789 okur okudu.
  • 17 okur okuyor.
  • 417 okur okuyacak.
  • 7 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları