Geri Bildirim
Jacques Verges

Jacques Verges

7.6/10
10 Kişi
·
21
Okunma
·
3
Beğeni
·
436
Gösterim
Adı:
Jacques Verges
Unvan:
Avukat, Yazar
Doğum:
Tayland, 5 Mart 1925
Ölüm:
Paris, Fransa, 15 Ağustos 2013
Annesi Vietnamlı öğretmen Pham Thi Khang babası ise Fransız diplomat Raymond Vergès'dir. Annesini çok küçük yaşta kaybetmiştir. Henüz 12 yaşındayken siyasete ilgi duymaya başlamıştır. Henüz çok genç yaşta, İkinci Dünya Savaşı'nda direnişçiler arasında yer almıştır. Ayrıca Fransız siyasetçi Paul Vergès'nin ikiz kardeşidir.
1945 yılında Fransız Komünist Partisi'ne üye oldu itirazlara karşın 1950'de, Prag'da, üye olduğu Uluslararası Öğrenci Birliği Kongresi yönetimine seçildi ve 2 sene sonra da sekreterliğe seçildi 1962 yılında Cezayir'in bağımsızlığının ardından başkent Cezayir'e yerleşir ve Dışişleri Bakanlığı'nda üst düzey yönetici oldu.
Hayalinde cinayetin köklerini bir kez olsun bizzat tatmamış biri, bir katili nasıl anlayabilir ? Toplumsal düzenin her yanını beyninde arşınlamamış biri, onu nasıl savunabilir ? Adalet görevlisi, tıpkı Orta İmparatorluk sanatçısı gibi, "erkeğin adımını, kadının endamını ve on bir kuşun duruşunu bilmelidir."
Philippe hemen o akşam onları sarayının karşısındaki Cité adasının ucunda, diğer otuz yedi şövalyeyle birlikte yaktırdı. Cesaretleri sarsılmadı. Son çığlıkları şu oldu: "Bedenler kralın, ruhlar Tanrı'nındır!"
Philippe'in umurunda değildi. Servetleri kendisine kalıyordu.
Hukuk sanatı özerk bir sanattır ve ölçüsü savunmanın ya da iddianamenin kalıcılığı değil, davanın tarihte bıraktığı, onlarca ya da yüzlerce yıllık bir mesafeyle merak ve heyecan uyandırmayı sürdüren yankının boyutudur.

Hukuk sanatçısı, tüm diğer sanatçılar gibi, davanın gerçeğini sıçrama tahtası sayar. Öncelikle çürütmek, tartışmak, lehte delil aramak için değil, aksine, ondan bağımsızlaşmak ve insanlara belli bir yaşam biçimi önermek için. Bir adli kahraman, istese de istemese de, az çok bir kopuş kahramanıdır.
Siyasi mücadelede masum insan yoktur. Bakan ya da militan olun başkasının hayatını tehlikeye atmaya karar verdiğiniz andan itibaren, başkasının da sizin hayatınız üzerinde hak iddia etmesine nasıl gücenirsiniz?
Zafer, suçluyu terk ettiğinde suçtur; onun bayrakları altında yürüdüğünde sadece siyasi eylemlerdir.
Atinalılar bu savunmayı sunuşum, sanılacağı gibi kendim için değil -hiç değil- sizin içindir.
Belki içinizden biri sinirlenecek kendi halini hatırlayacak, bundan çok daha az haşin bir davada nasıl yargıçlara yalvarıp yakardığını, ağladığını nasıl kendini daha kuvvetle acındırmak için mahkemeye çocuklarını, yakınlarını, çok sayıda dostunu getirdiğini...
Ben aksine, hiç öyle bir şey yapmıyorum, oysa göze aldığım en büyük risktir... Kendisine işte şunu söylemem uygun olacaktır:
Benim de azizim yakınlarım var. Homeros'un dediği gibi, ben de meşe ağacından ya da taşın oğlu değilim, insan soyundanım, bu durum bana da anababa, çoluk çocuk bahsetmiştir. Üç oğlum var, Atinalılar. Ama durum böyle diye, birini ya da digerini getirip beni anlamanız için yalvaracak değilim.
Böyle bir şeyi yapmayı kabul etmeyişim nedendir? Farfaralıktan değil Atinalılar, sizi küçümsediğim, ölüme karşı cesur olduğum ya da olmadığım için de değil, o bahs-i diğer; ama bana kalırsa böyle bir şey, benim için, sizin için ve tüm site için ayıp olurdu, ondan.
Savunma politikasında her zaman iki yöntem olmuştur: Varolan adalet mekanizmasını kabul eden uyum savunmaları (Dreyfus, Challe) ve yeni bir gerçekliği gözler önüne sermeyi hedefleyen kopuş savunmaları (Sokrates, Dimitrov). Birinciler kafalarını kurtarırken, ikinciler davalarını kazanmışlardır.
Hukukçu arkadaşlar için çok kıymetli bir kitap olduğunu düşünüyorum. Kitabın dili pek anlaşılır ve iyi değil. Sayfalar arası anlam bütünlüğünü sağlamak bazen zor olabiliyor. Ancak tarihte geçen bazı davalara değinmesi bakımından oldukça ufuk açıcı bir kitap. Savunma kürsüsünün saldırıya geçmesinin sonuçları ve kopuş davalarını ele alması bakımından oldukça bilgi verici bir kitap.
Kitabı özetler nitelikte olan cümle ise şu: "Tarihte iki tür dava vardır. Birincisi uyum davaları ikincisi ise kopuş davaları. İlk davanın sanıkları kellelerini kurtarmışlardır, ikinci davanın sanıkları ise davalarını kazanmışlardır."
Kısacası kesinlikle her hukukçunun okuması gereken bir kitap.
Kitap içerisinde "tercümeden" kaynaklı olduğunu düşündüğüm farklı cümle kuruluşları gördüm, aslında bu beni çok rahatsız etti ama kitap içerisinde "Hukuk, Savunma ve Suç" adına güzel cümleler kurulmuş, iyi tasvirler yapılmış. Genel anlamda kitabı zor bitirdim ancak okuduğuma pişman değilim.
Kitabı sadece hukukçuların okuyabileceği aşikar. Ama kitabın kesinlikle türkçe çevirisi çok kötü.Anlatılan hiçbir mevzu kelime ve çeviri hatalarından dolayı tam anlaşılamıyor.Sırf bu yüzden birçok şey öğrenilebilecek bir kitap,tamamiyle boş bir içeriğe dönüşüyor.
Bir hukukçunun okuması gereken kitaplardan biri. Yazarın yargılama tarihine uyum ve kopuş davaları terimini kazandırmış olması kitabın değerini daha da arttırıyor.Hukukla ilgilenmeyenlere kitap sıkıcı gelebilir onu da söylemeden geçmeyeyim...
Okuyucusunu sıkmayan bir kitap.Bununla birlikte kitapta geçen olayları yüzeysel olarak bile olsa, bilmek gerekiyor.Aksi takdirde hiçbir şey anlamıyorsunuz.Ya da okuduklarınız size bir şey katmaz da denebilir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Jacques Verges
Unvan:
Avukat, Yazar
Doğum:
Tayland, 5 Mart 1925
Ölüm:
Paris, Fransa, 15 Ağustos 2013
Annesi Vietnamlı öğretmen Pham Thi Khang babası ise Fransız diplomat Raymond Vergès'dir. Annesini çok küçük yaşta kaybetmiştir. Henüz 12 yaşındayken siyasete ilgi duymaya başlamıştır. Henüz çok genç yaşta, İkinci Dünya Savaşı'nda direnişçiler arasında yer almıştır. Ayrıca Fransız siyasetçi Paul Vergès'nin ikiz kardeşidir.
1945 yılında Fransız Komünist Partisi'ne üye oldu itirazlara karşın 1950'de, Prag'da, üye olduğu Uluslararası Öğrenci Birliği Kongresi yönetimine seçildi ve 2 sene sonra da sekreterliğe seçildi 1962 yılında Cezayir'in bağımsızlığının ardından başkent Cezayir'e yerleşir ve Dışişleri Bakanlığı'nda üst düzey yönetici oldu.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 21 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 35 okur okuyacak.