Yirminci yüzyıl başlarındaki Almanya, iletişim teknolojisi ile siyaset arasındaki etkileşim bağlamında faşist hareketlerin or taya çıkışı ve radyo-sinema gibi yeni iletişim araçlarının hızla büyümesi ile tanımlanabilir. İki savaş arası bu dönemde, önde gelen radikal Alman entelektüellerinin bazıları, günümüzde hala kuramsal açıdan titizlikle araştırılmayı bekleyen eleştirel soru ve fikirler ortaya atıyordu. Weimar Cumhuriyeti'nde hem muhafazakar düşünürler (Ludwig Klages [ 1 872-1 956], Oswald Spengler [ 1 880-1 936] ve özellikle Ernst Jünger [ 1 895-1 998] gibi) hem de sol görüşlü /liberal aydınlar (sözgelimi Kurt Tu cholsky [ 1 890-1 935], Thomas Mann [ 1 875-1 955] veya Bertolt Brecht), burjuva kamusal alanındaki kökten değişim ile yeni kitle kültürünün yükselişinin kesinlikle farkındaydı.99 Bu düşünürlerin, kitlesel medyanın siyaset üzerindeki etkisine verdikleri başlıca tepkiler, bu ister katılımcı siyasetin "ölümü" üzerine yakılan bir ağıt, isterse kitle siyasetinin yeni bir çağı nın coşkuyla kucaklanması olsun, dönüp dolaşarak liberal de mokrasinin krizinde ortaklaşıyordu. ,
Sayfa 130 - Kafka yayınları 2015