Jan Potocki

Jan Potocki

6.4/10
7 Kişi
·
25
Okunma
·
3
Beğeni
·
442
Gösterim
Adı:
Jan Potocki
Tam adı:
Jan Potocki Kont
Unvan:
Yazar, Dilbilimci, Ethnologist, Egyptologist,
Doğum:
Polonya, 8 Mart 1761
Ölüm:
Ukrayna, 23 Aralık 1815
Jan Potocki 1761'de Polonya'da, soylu bir Leh ailesinin çocuğu olarak doğdu. Kuzey Avrupa'ya, Fas'a, Mısır'a ve Türkiye'ye yolculuklar yaptı. Slav arkeolojisinin kurucusu olarak tanındı, dil ve tarih konularında araştırmalar kaleme aldı, bilimsel deneyler gerçekleştirdi. Siyasal alanda, Polonya'nın bağımsızlığı için mücadele eden Potocki, 1815'teki intiharından önce tek romanı olan Zaragoza'da Bulunmuş El Yazması'nı (Remzi Kitabevi, 1992) tamamladı.
Benim yolumu seçmiş insanlar, bir şeyleri çok büyük çaba ile elde etmektense, bunlara sahip olmaktan vazgeçmeyi yeğ tutar, iyi yapıp yapmadıklarına karar vermekte zordur. Bal arıları peteklerini, eşekarılarınınkinden daha büyük sanatla, daha düzenli yapar, ne var ki bal arılarının bal mumundan yapılmış yapılmış altıgen petekler içinde, eşekarılarının kağıdımsı derme çatma petekleri içinde olduğundan daha mutlu olduklarına beni kim inandırabilir?
''Sanırım haklıymışsınız'' dedi Hafız , Bektaş'a.
''Fazlasıyla'' diye cevap verdi Bektaş; '' Çünkü kıskanç insanın, kendi yakınlarına karşı her zaman öfke duyduğunu, çünkü onların sahip oldukları zenginliğin onu yabancılardan daha çok yaraladığını, kalbine yabancılardan daha yakın oldukları için, dostlarına ihanet etmeye her zaman hazır olduğunu biliyordum.''
Yüreği iyilik dolu, çocuğunun ona verdiği umutlarla gurur duyan baba, onun olağanüstü yazgıları yaşamak için dünyaya geldiğini düşünür, oysa çocuk büyür ve öteki insanlar gibi bir insan olup çıkar.
''Tutkulu aşık, Mecnun benim sularımı senin için bu havuzda topladı. Orada kendi imgeni aşığının kalbinde görürmüş gibi olacaksın, ne var ki suyumu ve aşığının kalbini bulandırmaktan sakın; yoksa bundan yoksun kalırsın.''
İçinde yaşadığın zamanın önüne geçip, gelecek zaman içinde yaşamaya sakın kalkma!
İnsanlar gibi kitapların da bir yazgısı var.Özellikle yetkin olanları, tamamlandıkları zaman yazarlarından bağımsız bir yaşam sürmeye başlarlar. Zaragoza’da Bulunmuş El Yazması da bu kitaplardan.

Epey yaşlı bir sahibi olan, şehrin dışında kalmış yıkık dökük bir sahafın üst katında, devrilmiş kitaplardan oluşan bir yığının içinde rastladım ona.Adı dikkatimi çekti hemen.”Elinizdeki kitap, sahibi bilinmeyen el yazmalarından oluşmaktadır”… diye başlayan yapıtlar ilgimi çekmiştir daima.Bu el yazmaları genellikle bir savaş sonrasının yıkıntıları arasında sahipsiz bir çantada yada ne bileyim terk edilmiş bir evin tavan arasında bulunurlar yazarlarının bildirdiğine göre.Kitap yayınlanırken benimsenen bu yöntem sanırım ortaçağ yazarlarıyla başlar. O çağın yazar/düşünürlerinin tek kaygısı engizisyonun yargısından kurtulmakken, çoğunlukla kitabın önsözünde yer alan bu açıklama, sonraları kurguya dahil edilmeye başlanmış ve bir anlatım aracına dönüşmüştür.

Kitap şu an elimde yok, açıp bakamıyorum ne yazık ki ; o yüzden anımsadıklarımla yetinmek zorundayım. Nasıl ve nereye kaybolduğunu da bilmiyorum. Kitabın yazarı ve anlattıkları kadar kendisi de pek tekin değil sanırım:)Hakkında hiç inceleme yapılmamış olması içime dokundu ve yazgısında olumlu bir katkısı olması dileğiyle bu kısa tanıtımı yazmaya karar verdim.Umarım zamanla daha kapsamlı ve iyileri yazılır.

Yanlış anımsamıyorsam romanı keşfeden edebiyat tarihçisi (yada her kimse) ilk kez okuduğunda, yazılış tarihini bilmediği için metnin önemini anlayamadığını söyler.İyice araştırdığında, etkilenmeler ve çalıntılarla dolu olduğunu düşündüğü eserin aslında çağımız fantastik edebiyatını derinden etkileyen bir temel metin olduğunu anlar.Sonradan kitaba 'fantastik edebiyatın incili'
yakıştırması bu nedenle yapılmıştır.

Baştan sona tekinsiz bir coğrafyada geçen hikayenin klasik bir kahramanı yok; başkişisi çaresiz durumlarda kalıyor sık sık.Bu özelliği onu çağdaşı olan kitap kahramanlarından farklı kılıyor.Zihnimde kalan en belirgin şey 'üç asılmış'ın hikayesi.İşledikleri kötülükler yüzünden darağacında infaz edilmiş ve hakkında doğaüstü rivayetler dolaşan bu üç çete üyesinin kitapta önemli bir yeri var.Olayların geçtiği mekan olan şato, sarp bir araziyle çevrili kayalıklarda yükselen, entrikalarla dolu bir yer.Kahramanımız hatırlayamadığım bir nedenle sürekli bu şatoya ulaşmaya çalışıyor.Ulaşıyor da.Ancak peşine düştüğü gizemli olayları tam çözecekken kendini şatodan çok uzakta, bu ‘üç asılmış’ın arasında uyanır halde buluyor.Her defasında daha kararlı gidiyor şatoya ancak nefsine hakim olamayıp baştan çıkıyor ve sonuç yine aynı oluyor. Ben de kahramanıyla beraber her defasında daha kararlı davranmaya çalışırken buldum kendimi .Bilinçaltı ögeler, rüya motifleri çokça kullanılmış kitapta.Şato, baştan çıkarılma ve lanetli bir yerde uyanmak…Kitaptan en belirgin izlek bu, aklımda kalan. Bu baştan çıkarılma ve hiç istenmeyen bir yerde/durumda uyanma hali, bizim halk arasında “akıl baliğ olmak” yada “rüyalanmak” dediğimiz durumu çağrıştırıyor. Poe ve Maupassant gibi, İnsanlığın ortak bilinçaltı motiflerini ustalıkla kullanan yazarlardan Potocki.Bu özelliğiyle sizi tasvir ettiği alacakaranlık dünyaya dahil etmeyi başarıyor.

Zaragoza’da Bulunmuş El Yazması, kendine özgü yazgısı olan kitaplardan.Tıpkı sizin gibi, benim gibi…Şayet okuduğunuzda sözettiğimden farklı bir kitapla karşılaşırsanız bilin ki kitaplar okuyucularının zihninde onlardan bağımsız bir yaşam sürüp değişirler zamanla…
(...) Bu gölgeliğe benze, iyiliklerini sana ait alanın duvarları içine kapatmaktan sakla. ️ Sağ eli olmayan bir çolak düşün; komşuları sağ elini kullanıyor diye sol elini kullanmaya hiç yanaşmasa, buna ne buyururdunuz? ️ (...) sadaka gökten düşen rahmet gibidir: Hep aynı yere düşecek olursa yarardan çok zarar getirir; buna karşın, damlalara ayrılırsa ve yağmur olarak yayılırsa, tüm ülkeyi verimli kılar.
️️️ Arka kapağında övüldüğü kadar olduğunu düşünmüyorum. Naçizane daha güzel Doğu hikayeleri olduğu kanısındayım. Hemencik biten su gibi giden bir 52 sayfalık öykü

Yazarın biyografisi

Adı:
Jan Potocki
Tam adı:
Jan Potocki Kont
Unvan:
Yazar, Dilbilimci, Ethnologist, Egyptologist,
Doğum:
Polonya, 8 Mart 1761
Ölüm:
Ukrayna, 23 Aralık 1815
Jan Potocki 1761'de Polonya'da, soylu bir Leh ailesinin çocuğu olarak doğdu. Kuzey Avrupa'ya, Fas'a, Mısır'a ve Türkiye'ye yolculuklar yaptı. Slav arkeolojisinin kurucusu olarak tanındı, dil ve tarih konularında araştırmalar kaleme aldı, bilimsel deneyler gerçekleştirdi. Siyasal alanda, Polonya'nın bağımsızlığı için mücadele eden Potocki, 1815'teki intiharından önce tek romanı olan Zaragoza'da Bulunmuş El Yazması'nı (Remzi Kitabevi, 1992) tamamladı.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 25 okur okudu.
  • 12 okur okuyacak.