Jodi Thomas

Jodi Thomas

Yazar
7.1/10
31 Kişi
·
66
Okunma
·
4
Beğeni
·
676
Gösterim
Adı:
Jodi Thomas
Unvan:
Yazar
"Ailende biri öldüğünde herkes sana sarılmak ister. Ne diyeceklerini bilmezler ve söyleyebilecekleri, gerçekten yararı olabilecek bir şey de yoktur. Onun için yapabileceğin tek şey, orada durup sana sarılmalarına izin vermektir."
Jodi Thomas
Sayfa 75 - Yakamoz yayınevi
Dışarıda yürürken lise dönemlerinde hayal kurmanın çok daha kolay olduğunu düşündü. Bir şey olmak istediğinizi söylediğiniz anda çevrenizdeki herkes bunu mümkün kabul ederdi.
Ama şimdi hayaller kaygan ele geçmez ve uzaktı. Sonunda neredeyse görünmez olana dek günden güne yayılıyorlardı.
"Isin cilginca yani" dedi ata "davraniş tarzima bakilirsa , yollardaki hiz tümseklerinin beyin hücreleriyle benimkiler eşdeğerde"
.... Birini seversen her şeyiyle sevmen gerekir. İnsanlar parçalar halinde gelmez. Onları bölüp, istediğin taraflarını alamazsın.
382 syf.
·17 günde·Beğendi·10/10
Açıkçası bir inceleme yapmak aklımda yoktu ama son anda bazı düşüncelerimi sizinle paylaşmak istedim.

Bu ülkede her türlü kitap satışı var bu bir gerçek herkes kendi zevkine göre bir şey seçiyor beğeniyor alıyor kimisi de hiç almıyor.
Şu da bir gerçek ki watpadd ve genç kurgu aşk kitaplarına karşı ben de dahil olmak üzere aşırı bir tepkiye sahibiz. Sürekli bu konuda düşündüm açıkçası ve şunu fark ettim:

Ben her türü çok sevebiliyorum. Farklı tür arayışları için de can atabiliyorum. Ama bu aşk kitapları konusunda bazı insanların kesin çizgileri var. Hayır neden? Tamam bir insan sürekli aynı tür okuyorsa onda da sıkıntı vardır. Zaten ben asla bi Sarah Jio'yu ya da Kahraman Tazeoğlu'nu Oğuz Atay'dan ya da Dostoyevski'den üstte tutmam. Ama şu var ki o esnada zamanı kaliteli geçirmeme güzel duygular yaşamama sebepse okurum da. Çünkü sürekli klasik ve şiir okuyunca belli süreden sonra ben de bunalıyorum ve onları özlemek için ruhumu dinlendirecek aşk kitapları ya da alakasız fantastik kurgu okuyorum böyle vampirli dampirli. :)
Aşk kitapları okuyanları aşağılamıyorsun belki ama kötü de bakma yani. Sektörde hata biraz da böyle kitaplar gençlerin ilgisini çekiyor cicili bicili. Kitap okumayı bile zevksiz bir ticari kaynak haline getirdiler buna katılıyorum. Z kuşağında yaşadığımızı inkar etmeyelim biraz da. Gençler arada bunlardan çerez niyetine atıştırsın. Tek günlük kitaplar zaten. Okulum neticesiyle fazla vakit bulamasam da haliyle 12 ye giden biri olarak sınava hazırlansam da bulduğum vakitleri ve özellikle psikolojimin iyi olduğu vakitleri sessiz bir ortam bulup kitap okumakla geçiriyorum. Kitapla ilgili duygu düşüncelerime gelirsek:

Zamanı daha verimli geçirmenizi saglayacak bir kitap diyemem çünkü verim için bilgi gereklidir ama daha keyifli geçirmenizi sağlayacak türden bir kitap. Bazen ruh dünyanız sıkılır bunalır ve renkli bir şeyler yeni heyecanlar arıyorsa okuyabileceğiniz harika bi kitap.

Sıcak samimi bir kitap. Kitaptaki en beğendiğim özellik ise sündürmeden hızlı hızlı olayları anlatıp geçmesi. Lastik tadı vermedi fakat bazen çok hızlı gitmesi de anlamamaya sebep oluyor.

Kitapta çok beğendiğim damarıma basan diyaloglar da var. Karakterler çok iyi aktarılmış.

Kendinize iyi bakın .
Kİtap iyi başladı ama kitap çok kalabalık geldi bana karakter fazlaydı. 2 hikaye anlatılıyor sanırım. Onları birbirine bağlayamadım. Çok isimli olunca kafamda oturtamadım kitabı. Bu da onlardan biriydi. Sevemedim kitabı :(:(
384 syf.
·8 günde·Beğendi·7/10
Öyle, çerez niyetine, kafa dağıtmak istercesine, kadın kitabı işte. Sevdim ben, hoşuma gitti okumak, tv de bi film izlesem, çok sıkmayan bir dizi izlesem dediğinizde beklentilerinizin üstüne çıkacak bir A101 kitabı daha. Üstelik aşklı, plisiyeli, maceralı. Seversiniz.
384 syf.
·Beğendi·6/10
"Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar:
ya bir insan bir yolculuğa çıkar, ya da şehre bir yabancı gelir.." (-Tolstoy-)
Evet, bu kitabımızda Tolstoy'un dediği gibi başlıyor bizimkinde ise kasabaya bir yabancı gelir; Addison. Addison çocukluğundan beri hayatını annesiyle babası - daha çok babası - şekillendirmiştir. Kendisini evlat değilde bir rabot gibi görmüştür. On sekiz, on dokuz yaşına geldiği zamanda ailesinin baskısından kaçmaya dener ve büyük bir hayal kırıklığı ile geri döner. Yine ailesi onun hayatında baş rol oynayınca bir mola için Harmony kasabasına gider.
Tinch ilk aşkı ve karısı olan Lori Anne'nin ölümünü üç yıl geçmesine rağmen kabulşenememiştir. Kendisine zarar verecek kavgadan geri adım atmaz. Yine bir bar kavga sonrası kendisini hastanede bulur ama onunla ilgilenen doktor kasabaya gelen Addison'dur. O geceye kadar birbirlerinin komşusu olduklarının bile farkında değillerdir. Tinch ona bir teşekkür bile etse kendisinden on adım öteye iter Addison. Ona göre geçmişte bir erkekten acı çekmiştir daha fazlasına yer yoktur. Biri ölen eşinin yasını tutarken biri de kendisine farkında olmadan hayatı bulmaya çalışırken ikisinin yolunu minik adam Jamie birleştirir. Jamie nasıl anlatmalıyım bilemiyorum ama benim için kitaptaki en özel karakter. Dört yaşında olmasına rağmen zeki ve akıllı o yaşına yakışmayan acılar çekmesi beni çok üzdü. Onun acılarını dindirecek ve bir baba sevgisi verecek kişi Tinch'tir. Koruyucu meleği ise Addison'dur. Tinch'in artık bir yaşama sebebi vardır. Jamie'i korumaya çalışırlarken Tinch ve Addison aslında birbirlerine çokta uzak olmadıklarını anlamaya başlarlar. Fakat Adddison'un ardında bıraktığı hayat gibi onu bırakmaz bir seçim yapmalı ya kasabadaki hayatı seçecektir ya da geri dönecektir. Jamie'nin peşindeki tehlike ise onun hemen bırakmayacaktır. Peki kim dört yaşındaki bir çocuktan ne ister ki?
Tabii ki kasabada sadece bunlar yok kitapta karakterler fazla. Mesela; Reagan ve Noah, Big ve sevimli hemşiresi, cenaze işleriyle ilgilenen Tyler ve daha niceleri. Hepsinin hayatına konuk olup kendilerini yakından tanıyoruz. Bunlar hakkından fazla bahsetmek istemiyorum okuyup tanıyın. Yazarın anlatımı, kurgulayışını beğendim sadece sona doğru hemencicik bitirivermiş hissine kapıldım. En azından bir iki bölüm uzatabilirdi. Sona doğru herşey oldu bitti gibi durdu gözümde. Kitap bizi özlem duyduğumuz kasaba sıcaklığına götürüyor eğer sizde hayata kısa bir mola vermek isterseniz okumanızı tavsiye ederim.
Annesi uyusturucu bağımlısı kendisi 4 yaşında ama omuzlarındaki yük yaşından kat be kat fazla yaşadiklari yer ise bir karavan ve son yiyeceğine göz dikmiş koccaman bir fare
384 syf.
·1 günde·7/10
Aşka komşu bitti.
Kitap iyi gibiydi yani iyiye yakın ama sanki eksik gibiydi yani anlatımı mi çeviri mı tam bilmiyorum ama zaten çoğu karekter kalmış öyle havada dördüncü kitap olduğu için sanırım. Ama sonlara doğru hızı süperdi yani merak ettim. Ama ikinci kez okunacak bir kitap değil yani benim kesinlikle değilneyse kitaba puan verecek olursak 10/6
Çok fazla okumak istiyorum kitap çık güzele benxiyor İnşallah okuduğama pişman olmam kitap satan heryerde bulunabilir İyi bir kitaiyi bir arkadaştır.
384 syf.
·7/10
Kitabı kesinlikle sevdim. Ağır betimlemeler yoktu ve kasaba halkının hayatını anlatmıştı. Gerçek hayattan alıntılar yapılmıştı. Çerezlik bir kitaptı. Ağır romanlardan sonra okunup kafa dağıtacak türden

Yazarın biyografisi

Adı:
Jodi Thomas
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 66 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 37 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.