Bir kimse yalnız kendi memleketinin adetlerine alışık kaldığı müddetçe bu adetler ona o kadar olağan şeyler görünür ki,onları adeta doğanın gerek ve zorunluluğu gibi görür;fakat başka ülkelere gidip de oralarda büsbütün ayrı alışkanlıkların ve yaşam standartlarının hüküm sürdüğünü görünce,adetin kuvvetini anlamaya başlar;ve ahlak ile dinin arz dairesine göre değiştiğini öğrenir.