Giriş Yap

John Tiffany

Yazar
7.2
2.296 Kişi
7,5bin
Okunma
3
Beğeni
1.055
Gösterim
Reklam
·
Reklamlar hakkında

Hakkında

Reklam
·
Reklamlar hakkında

İncelemeler

Tümünü Gör
360 syf.
·
3 günde okudu
·
7/10 puan
Harry Potter ve Lanetli Çocuk (Suçtur Harry Potter sevmek!)
Harry Potter... Dünyayı kasıp kavuran o meşhur seri. Ve yıllar sonra gelen böyle bir katkı. Katkı mı gerçekten? Bunun cevabını vermek size düşer... Şunu söylemek istiyorum: Mükemmel olan şeylere ek yapmak öyle zordur ki... Birincisi muhteşem olan filmlerin genelinde ikinci sevilmez mesela, bir kitabı tutan yazarın diğer kitaplarında "nokta noktanın yazarından" diye kapağa yazarlar ama büyük oranda tutmaz. Çünkü çıtayı arşa çıkarmıştır ve büyük bir beklenti oluşmuştur. Gelen "devam"lar o beklentinin ağırlığı altında ezilirler.
Harry Potter ve Lanetli Çocuk
Yıllar yıllar sonrası... Delice sevdiğim kahramanlarla yıllar sonra buluşmak içimi kıpır kıpır etmedi değil. Hayalimde kurduğum dostlukların bu kitapta gerçek olduğunu görmek... Tamam senaryo biraz yavan geldi, serideki heyecan düzeyi bu eserde oldukça kısıtlıydı, olay daha basit ve detaysız çözüldü ama başlamadan önce yorumları okumuş ve beklentimi sınırlamıştım, hayal kırıklığına uğrattı da diyemem... "Dedikoduya cevap verirsen, dedikoduyu beslersin." (s. 35) Zamanında çok eleştiri aldım Harry Potter okuyorum diye. Çocuk kitabı okuyormuşum gibi muamele yapıldı. Ki öyle olsaydı bile bence yetişkinlerin çocuk kitabı okuması oldukça güzel bir şey. Fantastik eserlere böyle muamele yapılması hoşuma gitmiyor. Öyle bir seri ki fantastik kurguyu sevdirdi bu ülkeye hem kitap hem film üzerinden... "Geçmişe takılıp kalmış insanlarla yaşamak zor, değil mi?" (s. 49) Bu sözü çok sevdim. Zira öyle insanlarla yaşama çabası içinde geçiyor ömrümüz. Hatta özeleştiri yapacak olursa biz de çok zor çıkıyoruz geçmişin etkisinden. Ama hatırlamak, etkilenmek başka, takılı kalarak yaşamak, hayatımızdaki insanlara zehir etmek başka... "Sevdiklerimiz bizi asla gerçekten terk etmez, Harry. Ölü­mün dokunamayacağı şeyler vardır." (s. 289) Öyle değil mi?
Nazım Hikmet Ran:
"Kalbimin kızıl saçlı bacısı, en fazla bir yıl sürer yirminci asırlarda ölüm acısı," der. Acısı bir yıl sürse de hatırası, etkisi bir ömür terk etmez insanı... Sürekli bir yerimizde yaşamaya, olmadık yerlerde aklımıza, kalbimize gelmeye devam ederler... Yolumuzu kaybettiğimizde bizde bıraktıkları izle yol gösterenimiz olurlar... "Kusura bakma, hoşbeş etme konusunda pek iyi sayıl­mam, ciddi konulara geçsek bir sakıncası var mı?" (s. 290) Bu cümlede de buldum kendimi. Bazı insanlar öyle hoşsohbet ki imrenirim. İkinci cümlede takılıp kalan biri olarak... Okumak, konuşmaktan daha büyük keyif veriyor, ondandır belki de... Harry Potter'da en çok Snape severdim. Bu eseri okuyunca bir kez daha gurur duydum bu seçimimle. Hatta Snape'in patronusunun Lily'nin patronusu maral olduğunu görmek ve her şeyin güzel gitmesi için ikinci kez kendisini feda etmesi beni benden aldı. "Bazen bedeller ödenmek içindir." (s. 213) Ve en çok bedel ödeyen de belki oydu. Kendine ait bir yaşamı hiç olmadı. Sevdiği kadın onu sevmedi. Hikayesi mutlu bitmedi... Konu Harry Potter olunca benim çenem düşer. En iyisi burada son vereyim. Harry Potter'ın yıllar sonrasına dair iki bölümlük bir tiyatro oyunu. Beklentiyi yüksek tutmadan okumanız yararlı olacaktır. Kendi adıma çok güzel cümleler buldum ve paylaştım sizinle... Eserdeki güzel bir temenni ile incelememe son vermek istiyorum: "Her şey yolunda gidecek, biliyorsun, değil mi?" (s. 320) Son bir soru: En sevdiğiniz Harry Potter karakteri kim? Yorumlarda buluşalım!
14 yorumun tümünü gör
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.17