“Annesinin saçlarını kesişini anlattı, uğraştırmasın diye kısa tutmakta ısrar edişini, fazla da zaman ayırmayışını ve her seferinde kırkılmış koyuna benzediği için öteki çocukların alay edişini.Bir şey söylemeye cesaret edemezdim ama, dedi, ya da bir berbere kestirelim diyemezdim, yoksa annemden dayağı yerdim.Ancak biraz büyüdükten sonra, on dört-on beş yaşlarında,direnip annesine saçlarını rahat bırakmasını söyleyebildiğini ve saçlarının dümdüz uzayıp güzelleştiğini anlattı.”
süre saçlanından ayıramadım, dedi gülüp bunları söylerken de saçlarıyla oynayarak; sanki yepyeni bir organım çıkmış gibiydi.