Julia Ortay

Julia Ortay

Yazar
7.5/10
25 Kişi
·
54
Okunma
·
12
Beğeni
·
286
Gösterim
Adı:
Julia Ortay
Unvan:
Yazar, Fotoğrafçı
Adem'le Havva'dan bu yana savaşlar, dinler, peygamberler, çıkan kavgalar, yaşanan dramlar erkeğin iki bacağı arasındaki egoyla ilgili değil miydi? Sorarım size.
O zaman annem bana yaşlı gelirdi. Halbuki çok sonraları otuzlu yaşlarım bana bir kadının olabileceği en diri en dinç yaşlar olduğunu ispatladı.
Julia Ortay
Sayfa 40 - Cenevre fikir sanat
Ben anlatamam size yalnızlığımı, yalnızlığımda nasıl çoğaldığımı, hiç durmadan yol aldığımı, sessizliğimde toprağa ektiğim tohumların baharda nasıl çiçek açtığını, ben anlatamam size.
İnsanların tanrıcılık oynadığı zamanlardayız. Krallar, palyaçolar, azizler, orospular, sahte peygamberler jüri koltuğunda. Kim olduğunu unutmuş insanlar, birbirlerini yargılıyorlar.
220 syf.
'Kabına sığamayıp da sınırları aşmak ve bir kuş mu olmak istiyorsun? Öyleyse olabilirsin. Hem neden olmayasın ki! Herkese ve her şeye rağmen... Yaşamak senin elinde olan bir şey. Geçmişinde, şimdinde ne yaşarsan yaşa. Geleceğin senin ellerine bağlı.'

Filler ve Kuşlar hakkında aldığım notlardan beni en iyi motive eden not. Birkaç ay sonra filliğimden kurtulup bir kuş olarak uçmaya başlayacağım. Eğer bu uçuşa çıkmak ellerimde varsa.

Beni bu düşüncelere iten Filler ve Kuşlar kitabı oldu. Yazarının henüz ilk kitabı. Üstelik otobiyografik bir kitap. Kendi hayatından izler barındırıyor. Bu izleri tüm çıplaklığıyla kaleme alıyor. Hüzün, gözyaşı, keder, çile... Akla ne geliyorsa artık.

Sevgili Julia Ortay, ilk sayfalarında gençlik döneminin Türkiye'sinden tutmuş, günümüz Türkiye'sini bırakmış kitabının sonlarına. Toplum yapısı, siyasi yapısı, sistem bozuklukları, din ve inanış konusunda görüp yaşadıklarını ilmek ilmek işlemiş.

Kimi sayfaları tekrar tekrar okudum. Sanki bir konuda ya eksiklik var, ya da fazlalık... Henüz adını konduramadım.

Hani bam telime dokundun derler ya, işte öyle oldu sevgili Ortay. Hüzün dolu sayfalarında epey bi'gözyaşı döktüm desem yalan olmaz. Çünkü bir kurgu değildi. Gerçek hayattan alınmış, yaşanmış bir hikayeydi.

Okuyanı motive eden, grilik ve mavi arasındaki ince çizgiyi yakalatan bir kitap. Beğendiğim kitaplar arasında yerini aldı.

Julia Ortay'ın imzasıyla; 'Bir kuş kadar özgür, daima aydınlığa uçman(ız) dileğiyle...'
176 syf.
·9/10
Bir otobiyografi olan kitabın ilk bölümleri oldukça üzücü , Julia yani Leyla ve kız kardeşi Nergis fiziksel olarak olmasa bile sık sık babalarından şiddet görüyorlar ; istemedikleri halde zorla camiye kuran kursuna gönderilmeleri , istedikleri kitapları alıp okuyamamaları , hiç bir şey için fikirlerinin alınmaması , yokmuş gibi davranılması da  şiddettir . Belki durumu biraz daha yumuşatarak sevgi görmüyorlar diyebilirim.
Ama Leyla inanılmaz güçlü . Yaşadıkları onu yıpratsa da daha güçlü yapıyor , karalar bağlayıp hatalar yapmıyor aksine bulunduğu durumun içinden kendisini en az yara bere ile çıkarmayı başarıyor ve kitaplara sığınıyor . Kitaplar onun hayata bakış açısını tamamen değiştiriyor .Genç yaşta çalışmaya başlıyor , evleniyor ve anne oluyor . Çalışan bir kadın , iyi bir anne , sıkı bir okur ve yazar olmanın yanında o hep güçlü bir kadın oluyor . Hep mücadele eden , asla pes etmeyen …
İlk kitap için bence çok başarılı bir kitap . Tabii ki de eksiklikleri , tutuklukları var kitabın ama Julia’nın kalemi sizi hiç sıkmıyor . Cümleler , satırlar , sayfalar akıp gidiyor . Kitabı okurken kaldığınız yere bir ayraç koyup gündelik hayatınıza devam ederken aklınız hep kitapta , bir sonraki  sayfada kalıyor . Önceleri hüzünlü başlayan kitap satırlar akıp gittikçe sizi gülümsetmeye başlıyor . Julia’nın başardığını , mutlu ve sevgi dolu olduğunu okudukça mutlu oluyorsunuz ....
176 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Sevgili @juliaortay dan herkesin ruhuna, yüreğine dokunacak bir kitap Ruhun Tesellisi Öyküler..
Yoksulluğa, arkadaşlıklara, yarım kalanlara, umudunu kaybedenlere, kim olduğunu hatırlayanlara, yersiz yurtsuzlara, kendini yabancı hissedenlere, arafta kalanlara dair kısacası hayatın her köşesinden insanları ele alan birbirinden etkileyici ve gerçekçi öyküler okudum, her birini hissettim..
Çünkü anlatılanlara başkalarının yaşadıkları olarak bakıp geçemeyecek bir durumdayız ne yazık ki.. Çünkü bu öyküler, bu hayatlar, bu yaşanılanlar tam da biz'iz. Her birini ve hatta çok daha fazlasını görüyoruz, duyuyoruz, yaşıyoruz..
Bu yüzden kitabı okuyan herkesin benimle benzer etkileri yaşayacağına eminim.. Kaleminle ve dahası yüreğinle tüm bunları bize aktardığın için teşekkürler @juliaortay
176 syf.
·2 günde·6/10
Julia Ortay! Kendisine Instagram'da denk geldim. Günümüz popüler kültür kitaplarını çok sevmediğim kadar önyargılı da olsam bu kadında beni kendine çeken birşeyler vardı. Okuduğu kitaplar, tavsiye ettikleri, duruşu, inanışı, farklı görüşlere saygısı ile beğenimi kazandı. Önce uzun bir süre takip ettikten sonra merak ettiğim bu kitabı da alıp okudum.
Otobiyografik özellikte olan bu kitap kadının ailede yaşadığı şiddeti içeriyor ve çokk samimi. Biraz farkındalık katıyor özellikle buna benzer şeyler yaşamış insanlara. Ve diren kızım hayatını yaşa diyor. Kitabın ilk sayfasında yazarın el yazısıyla yazdığı 'Bir kuş kadar özgür daima aydınlığa Uçman dileğiyle' sözü ve imzası var. Çok ince düşünülmüş bir hareket. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen bence kendi içinde başarılı. Tabi ki edebi açıdan elestirilecek birçok yönü var fakat bu konuda çok objektif olamayacağım.
220 syf.
·Beğendi·8/10
Kendisini bir yıl önce tesadüfen keşfettiğim Julia Ortay' in instagramdaki profilini incelediğimde annesi ile olan bebeklik fotoğrafı ve altındaki yazısı dikkatimi çekmişti... "Çocukluk yıllarımda yaşadığım psikolojik baskının yanı sıra şiddet de gören biri olarak; kitabımı başta annem olmak üzere, ülkemde şiddet görmüş tüm kadınlara adıyorum..." diyerek cümlesini bitirmişti. Ben de bıraktığım yorumda "psikolojik ve fiziksel şiddet görenin yalnızca kadınlar ve kız çocukları olmadığını" yazmıştım... Çocukluğunda benzer şeyleri yaşayan kız erkek her bireyin kendisini anlayacağını biliyorum... Kendi ağırlığında hantallaşan her bireyin bir gün kuşlar gibi özgür olması benim de en büyük temennim... Yazarın kendi yaşam öyküsünü anlattığı kitabı okunması gerekenlerden...
176 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Çok merak ettiğim ve öykü kitabı olduğu için acaba sever miyim diye düşündüğüm bir kitaptı. Öncelikle çok beğendim ve çok güzeldi. Kitaplarda teselli bulanlara, avlananlara, aşkta kimlik tanımayanlara,yoksulluğumuza, hayvanseverlere, kim olduğunu hatırlayanlara, umudunu kaybedenlere, güneşin doğuşuna eşlik eden uykusuzlara... Diyerek giden Ruhun'un Teselli bulacağı Öyküler'i okumanızı öneririm. Çoğu hikaye de kendimi buldum, yazarla birçok ortak noktamızın olduğunu da keşfettim,. Flora'nın çiçeği olduğu için çok mutluyum #iyikiokumuşum dedirten bir kitap oldu.
176 syf.
·35 günde·10/10
İslamcıların ve müslümanların suyuna gitmeden sosyal sancıları kısa kısa hatırlatan yürekli bir derleme olmuş. Sadece Türkiye'yi ele almaktansa, farklı ülke insanlarını bu öykülerinde bizimle buluşturabilmiş. Dünyamızın Türkiye'den ibaret olmadığını, hayata daha geniş bir pencereden bakabileceğimizi hatırlatıyor. Şiddet gören kadını, istismar edilen çocuğu, sevgisiz bırakılan hayvanı, doğrularıyla yanlız bırakılanları ve dünyayı kucaklayabilecek kadar yürekli olanlar için adeta bir içim su. Tek kelimeyle BRAVO. Yenisini bekliyorum. (Filler ve Kuşlar diye kitabını buldum, şimdi de onu okuyacağım)
176 syf.
·24 günde·Beğendi·10/10
Julia Ortay'ı ilk Filler ve Kuşlar kitabıyla tanımıştım. Ruhun Tesellisi Öyküler 30 öyküden oluşuyor. İlk kitabını çok sevmiştim ama öykülerini daha da çok sevdim.

Yazar her bir öyküsüyle bizleri etkileyen toplumsal önemli olayları ele almış. Kadına, çocuğa şiddet, eşcinsellerin çektiği sıkıntılar, din ve Tanrı kavramlarının sorgulanması, toplum ve mahalle baskısı, kirli politikacılar, hayvan hakları, göçmenlik duygusu, hem Türkiye hem de başka ülkelerde yaşanan sosyal içerikli sorunlar gibi bir çok konuyu hikayelerinde işlemiş. Okurken zaman zaman yaşadığım hayata yabancılaşıp, kendi iç dünyamda sorgulamalar yaşadığım oldu. Doğanın ruhumuzu teselli edeci varlığını anlatan cümleleri oldukça etkileyiciydi.

Gerçek edebiyat severlerin beğenebileceği bir kitap. Ben yerli yazarları çok fazla okumayı tercih eden biri değilim. Ortay'ın kalemi Türkiye sınırları ile kısıtlı kalmamış, dilinin evrensel olduğunu düşünüyorum. Kendisinin de dediği gibi tam bir dünyalının kullanacağı bir dil. Bir dine, bir ırka, milliyete bağlı kalmadan sizi başka kültürlere başka kentlere yolculuğa çıkarıyor. Kitap; Amerikalı, Rus, Avrupalı, Türk, Ermeni, Yahudi, dinsiz, Tanrısız, inançlı gibi bir çok toplumdan, türden kişilerin hikayesini barındırıyor.

Yazarın ilk kitabı Filler ve Kuşlar bazı dil bilgisi hatalarını içerirken Ruhun Tesellisi Öyküler kitabını neredeyse mükemmel bulduğumu belirtmeliyim. Bazı öykülerinin daha uzun olmasını isterdim. Ama kısacık bir öyküde bile çok şey anlatmayı başarabilmiş yazar. Flora Yayınevini de titiz çalışmasından ötürü kutlamalı.

Kısaca alıp okuyun derim.
176 syf.
·Puan vermedi
Okuduğum her öykü bende bir uyanış, farkındalık yarattı.Bildiğim, savunduğum düşünceler olsa dahi bana farklı bakış açısı kazandırdı.Sevgili yazar yazdığı konuları o kadar naif bir şekilde kelimelere cümlelere dökmüş ki hayran kalmamak elde değil..
“Çivisi çıkmış” adlı öyküde çivileri tek tek söken çocuğun yanında hissettim kendimi adeta, hak ve hukuk yerini bulsun hiçbir çocuk ağlamasın diye söktüğü çivileri tek tek çakarken ben de yanındaydım ona yardım etmek istedim.
“Melekler Düştüğünde” öyküsündeki Melek’e yardım elini uzatan Bilge’lerle dolu olsa dünya diye düşündüm ve ülkemizdeki nice Melek’lere yetişebilmek onların elinden tutsak hiç bırakmayacakmış gibi..
Öykülerin bende bıraktığı iz bambaşka oldu.
Her öyküde derin duygularla ve düşüncelerle karşı karşıya kalacağınız harika bir kitap olmuş.
Yazarımız aşkta kimlik tanımayanlara, cinsel tacize, şiddete uğrayan kadınlara, umudunu kaybedenlere, dil, din ve ırkçılık ayrımı yapmayanlara, boyun eğmeyenlere, veda etmek zorunda kalanlara, arafta kalanlara, arkadaşlıklara kısacası hepimize seslenmiş.
Bu seslenişle buluştuğum için çok mutluyum ve dönüp dönüp okuyacağım bir kitap olacak şüphesiz.
176 syf.
·8 günde·1/10
Öykü kategorisi içine almaktan ziyade yazarın dünya görüşünün yazılı bir belgesi olsun diye yazdığını düşünüyorum. Edebi değeri düşük, anlatmak istediğini dümdüz yazmış. Amerika hayranlığı, din ve inanç ile ilgili düşüncelerini doğrudan belirtmiş yazılarında. Maalesef biraz vakit kaybı oldu. Zorla bitirdim. Kısa yazılarda keçiboynuzunda olan kadar bile lezzet alamadım.

Yazarın biyografisi

Adı:
Julia Ortay
Unvan:
Yazar, Fotoğrafçı

Yazar istatistikleri

  • 12 okur beğendi.
  • 54 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 24 okur okuyacak.