Kelli Estes

Kelli Estes

9.1/10
29 Kişi
·
48
Okunma
·
0
Beğeni
·
342
Gösterim
Adı:
Kelli Estes
Unvan:
Amerikalı Roman Yazarı
Kelli Estes Arizona Eyalet Üniversitesi'ne girmeden önce Doğu Washington'un apple ülkelerinde büyüdü, mezuniyet sonrası Seattle'a taşındı. Bugün Seattle banliyösünde kocası ve iki oğlu ile yaşıyor. Kelli, yazmadığı zamanlarda çocuklarının okullarında gönüllü çalışmayı, okumayı, Seyahat etmeyi, yemek yeme, egzersiz yapma ve sağlık ve beslenme hakkında öğrenmeyi seviyor.
Kader önce onun hayatını bağışlayıp, günler sonra aynı sonla buluşturacak kadar zalim olamazdı.
Kitapta, Amerika tarihinin gizli kalmış kara sayfalarından birine daha odaklanılıyor. Bugüne kadar pek bahsedilmeyen 19. asır sonlarındaki Çinli katliamı.

Yazar, 1882 yılında ABD de Çinli göçmenlerin ülkeye girişlerinin yasaklanması sonrasında gelişen ve ülkedeki Çinliler üzerinde yoğunlaşan dramatik olayları bize anlatıyor. Bu olayları da, Seattle'daki katliamlardan kurtulmayı başarabilen Mei Lien isimli Çinli bir kızın dramatik hikayesini ön plana çıkarıp kurgulayarak bize aktarıyor.

Kitap oldukça akıcı bir şekilde yazılmış olup, geçmişteki olayların günümüzdeki kişiler tarafından ortaya çıkarılması şeklinde kurgulanmıştır. Dolayısıyla tüm kitap, gel gitler halindeki bölümlerden oluşmaktadır. Bu durum da kitaptaki gizemin dozunu dahada artırarak sürükleyici bir hal almasına sebep olmuştur.

Beğenerek okuduğum bu kitabın, özellikle tarihin bu dönemindeki olayları merak edenlerin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
1882'de Amerikada Çinli Göçmen Yasağı yürürlüğe girmiş, Çinlilerin ülkeye girişi kısmen engellenmiştir. Artan Çinli düşmanlığıyla birlikte beyaz vatandaşlar Güney California'dan British Columbia'ya, Wyoming'den Colorado'ya kadar tüm Çinlileri yaka paça, çoğunlukla da şiddete başvurarak kasabalarından ileri sürmüşlerdir. Ayrıca onları linç edip, öldürtesiye dövmüşlerdir. Amerikanın ırkçı politikası tarih kitaplarında bahsi dahi geçmemiş bu durum yazarımızı hayrete düşürmüş. Kelli Estes, bu gerçeklerden yola çıkarak kurgulayıp, bunları kağıda dökmüştür.

İki farklı zaman diliminde geçen İpeği işleyen kız, 1886 yılında büyükannesiyle ve babasıyla yaşayan Mei Lien'ın, sırf Çinli olduğu için beyaz adamlardan korunmak için erkek kılığında dolaşmasıyla başlıyor. Bir gün ırkçılar onları ülkelerinde istemediklerinde hepsini Çin'e götürmek üzere zorla bir gemiye dolduruyor ve Mei Lien'ın acı dolu günleri başlıyor. Zamanla bu yaşadığı acıları eline aldığı ipeğe işliyor.
Günümüzde ise Inara Erickson, 9 yıl sonra ablasıyla birlikte San Juan Adalarında büyük-büyük-büyükbabasından kalan evlerine geliyor. Burada bir giysi kolu bulan Inara, bunu araştırıyor ve zamanla gerçekler bir bir ortaya çıkıyor.

İpeği işleyen kız, Kellı Estes'in ilk romanı ve Kellı Estes bu romanla çok iyi bir başlangıç yapmış. Irkçılığı, zulmü, sevgiyi, aile bağlarını çok iyi bir şekilde aktarmış. En başta geçmişe yolculuk yapıp, tarihteki acı olayları gün yüzüne çıkarmış. Hikayesi tam bitti denilen yerde başlıyor ve hikayesinin gerçek olaylardan çıkılarak yazılması baştan sona çok etkileyici. Ben çok sevdim. Kesinlikle okunması gereken kitaplardan biri daha. İyi okumalar dilerim :)
İpeği İşleyen Kız kitabı anlatım olarak sevdiğim bir kitap oldu. Okuyanı yormayan, merak duymasını sağlayan bir kurgusu var. Etkiliyor, bazı bölümlerde duygusal bir girdabın içine çekiyor. Kelli Estes'in ilk kitabı üstelik ve iyi bir iş çıkarmış. 1800'lü yılların sonunu anlatıyor. Ve yaşanan olaylar son derece can yakan cinsten. Geçmişte yaşananlar ile günümüzde yaşanan olayları ustaca birbirine bağlamış
--Tarihi Gerçekler--

Amerika (beyaz adamlar) 1800'lü yıllarda başlayıp uzun yıllar devam eden tarihinde Çinli insanlara etnik temizlik uygulamıştır.
Linç ederek, zorla evlerinden atarak topraklarından sürmüş, yasalarla ülkeye girişlerine engel olmuş ve bu süreçte pek çok Çinli insanı katletmiştir.

--Kitabımız--

Roman yazar tarafından büyük emeklerle araştırılıp gerçek hikayelerden esinlenerek oluşturulmuş.
Geçmiş ile günümüz döneminde iki hikayeyi birbirine bağlamıştır.
Bir yanda Seattle'dan göçmen yasası hükmünce evinden zorla gönderilen Mei Lien ve ailesinin hikayesi, diğer yanda köklü bir aileye sahip olan Inara'nın evlerinin merdiven boşluğuna saklanmış kaftan koluyla değişen hayatının hikayesi..

Sıcak, duygu dolu özellikle geçmiş dönemlerin kültürel ve toplum yapısını gözler önüne seren.. Irkçılığın, sosyal statünün dolu dolu yaşandığı ve etkilerinin çarpıcılıkla ifade edildiği bir roman olmuş.

Okurken kesinlikle sıkılmayacağız bir anlatıma sahip. Geçmiş dönemlerin insanı düşündüren yönleriyle romanı hem sevecek hemde hüzünlü hikayesine kapılacaksınız..
Okumanızı tavsiye ederim.

(Kitabı benden önce okuyup düşünceler için arkasına bırakılan not sayfalarına yazı yazan anneciğim.. Ben de seni çok seviyorum.. İnsanlar sevdiklerinden ayrılmak zorunda kalmamalı..)
Bazen heyecanlandıran, bazen gülümseten, bazen üzen ama her zaman okuyucunun merakını en üst düzeyde tutmayı başaran olay örgüsü; gerçek kişilerle ve olaylarla harmanlandığı nefes kesici kurgusu ve yüreğinize dokunmayı başaran sıcacık anlatımıyla okuyucusuna layık bir kitap fakat kitabı bitirdikten sonra yaptığım ilk işim Sarah Jio' nun ilk kitabını ne zaman yazdığına ve İpeği İşleyen Kızın basım tarihine bakmak oldu melesef. İki yazar arasında mekan, geçmiş ve gelecek arasında bağlantı kurma biçimleri gibi pek çok yönden benzerlik var.
Bu kadar benzerliğe rağmen kitabı elimden bir türlü bırakamadım. Yazar sanki yıllardır bildiğiniz bir hikayeyi, yarıda bırakamayacağınız kadar ilginç ve akıcı anlatıyor gibi.
İpeğe İşleyen Kız, yazarın Çinli mültecilerin ülkeden sürüldüğü yasadan yola çıkarak gerçek olaylardan esinlendiği bir kitap. Günümüz ve 1800'lu yılların sonları olmak üzere iki farklı zamanda geçiyor olaylar. Bu iki farklı kuşağın kesişen yolları geçmişin geleceğe etkilerine yönelirken sırlar açığa çıkıyor. Özellikle Mei Lien'in hikayesini merakla okudum. Başından geçenler çok etkileyici ve çok üzücü. Ama olayların duygusunu yansıtma konusunda üslup yetersiz kaldı biraz. Bu tarz gerçek olaylara dayalı konuları işleyen kitapların okura da alan bırakması daha keyif veriyor ama yazarlar genelde okurun hislerini ve çıkarımlarını da konuşmayı tercih ederek etkiyi daraltabiliyor. Yine de nispeten baskın bir öğretici tavrı yoktu yazarın.
Bir Çin atasözü derki ; keder kuşlarının başının üzerinde gezinmesini engelleyemezsin ama saçına yuva yapmasını engellersin..
Mutlu yaşa ve derinden sev.
Senin için tek dileğim bu..
Ölmek üzere olan annenin oğluna söyleyebileceği duygu dolu son sözleri....
Yine insanlık dramı, tarihin acı yüzü...
İnsanların kendini üstün görmesi yüzünden yanan canların haddi hesabı yok. Günümüzde de ırkçılık devam ediyor. Kendinden olmayanı ötekileştirmek her toplumda var maalesef. İnsan okurken bile yapılan haksızlıklara tahammül edemiyor. Irkçılık, dünden bugüne insanlığın en büyük düşmanı ve ayıbıdır.
Gözü çekik, mini etekli, başı kapalı vs. diye gruplaştırıp insanların canını yakmak çok mu hoş?  Vallahi okurken hem sinirlendim hem elimden bırakamadım. 
Kitabın konusunu anlamışsınızdır; kendilerinden farklı oldukları için Amerika'da istenmeyen Çinlilerin yaşadıkları anlatılıyor.
Nasıl söylesem, kitap bir harikaydı. Elimden bırakmadığım kitaplardan biri oldu. Bu yazar hep yazsın ben hep okuyayım dedim.

Mei Lien'in anlatıldığı bölümler o kadar ilgi çekiciydi ki hiç bitmesin istedim. Sarah Jio'nun tarzıyla yazılmış ve onun kadar başarılı olmuş.   Kitabın gerçek olaylardan esinlenerek yazılması da insanın merakını hep en üst seviyede tutuyor. Sıcacık bir anlatımı var ve kitabı elimden bıraksam dahi kitabın içinden çıkamadım.  Bu anlatıma Erik Ağacı kitabında da rastlamıştım. Okumayan varsa onu da önermiş olayım. Günümüz bölümündeki olaylar her ne kadar tesadüfler zinciriyle geçmişe bağlansa da bu tür kitapların geçmişle gelecek arasında bir bağ kurma çabaları muhakkak ki bir tesadüfle sonuçlandığından çok da abes kaçmamıştı. Zaten beni içine çeken kısım kesinlikle 1880'lerdi, Mei Lien'di, Joseph'di, onların çabaları, aşkları, tutkuları, yaşadıklarıydı... Siz ÇOK GÜZELDİNİZ! Yazar keşke onları daha fazla anlatsaymış...

Aslında kitapla ilgili söylenecek çok fazla şey var da şimdi derine girmeyeyim. Merakınız artsın da kitabı alıp okuyun, mahrum kalmayın bu güzellikten.
kitap diğer arkdaya kıtaplarında oldugu gıbı ıkı zamanlı anlatılıyor .bence dıgerlerınden ayrı olan gecmıs zamanla sımdıkı zaman arasındaki sırları cok cabuk verıyor ve merakınızı hemen gıderıyor tabıkı bu demek degıl herseyı en basından anlatıyorsunuz sadece konuyu cok uzatmıyor .çinlilerin istenmedıgı nerdeyse bı soykırım yapıldıgı bı zamanda babası tarafından kurtarılan çinli bi kızın amerıkalı bırı tarafından kurarılması ve evlılıgı toplumdan sureklı dıslanıyor olmasının yanında esıyle guzel bı hayat yasamasını anlatıyor bı taraftdan da sımdıkı zamanda babasının ıstedıgı bolumu okuyan annesını kaybetmıs bı genç bı kadının yıllar yıllar önce çinli kızın bıraktıgı bı gomlek kolunu bulmasıyla olaylar baslıyor
Yazarın ilk okuduğum kitabı. Çok çarpıcı, çok sürükleyici bir eserdi. İki zamanda geçen bir hikaye. Çinli olan Mei Lien'in babası ve büyükannesiyle yaşadığı Seattle'de yaşarken bir gün Beyaz adamlar tarafından ülkelerinden zorla çıkarılıyor. Günümüzde de Irana annesi ve teyzesinden kalan eve gidip satış için uğraşacakları sırada merdivenlerin arasında saklı bir kaftan kolu bulmaları hikayenin başlamasına neden oluyor. Mei Lien tarafından işlenen kaftan kolunun gizemini Irana çözebilecek mi? Anlatımı konusuyla bence harika bir kitaptı.

Yazarın biyografisi

Adı:
Kelli Estes
Unvan:
Amerikalı Roman Yazarı
Kelli Estes Arizona Eyalet Üniversitesi'ne girmeden önce Doğu Washington'un apple ülkelerinde büyüdü, mezuniyet sonrası Seattle'a taşındı. Bugün Seattle banliyösünde kocası ve iki oğlu ile yaşıyor. Kelli, yazmadığı zamanlarda çocuklarının okullarında gönüllü çalışmayı, okumayı, Seyahat etmeyi, yemek yeme, egzersiz yapma ve sağlık ve beslenme hakkında öğrenmeyi seviyor.

Yazar istatistikleri

  • 48 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 23 okur okuyacak.