Kemal Hamamcıoğlu

Kemal Hamamcıoğlu

Yazar
8.0/10
222 Kişi
·
617
Okunma
·
245
Beğeni
·
50315
Gösterim
Adı:
Kemal Hamamcıoğlu
Unvan:
Oyuncu, Yazar
Doğum:
Antalya, 11 Mart 1984
Uzun yıllar televizyonda kültür-sanat programı yapan Hamamcıoğlu, Marmara Üniversitesi ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nden mezun oldu. Daha sonra Şahika Tekand Studio Oyuncuları'nda eğitim gördü. Craft Tiyatro'da yazdığı oyunlar sergilenerek büyük ilgi gördü.
Seni, mektup yazacak kadar seviyorum. Bu da hiç fena değil. Sen de yaz. Perdeleri kapalı evinden çıkmayacak olsan da yaz. Bu konuda ısrarcıyım, gece oldu mu fena ısrarcıyım. Hadi yaz sen de... Çünkü birini mektup yazacak kadar seviyorsan, ne mutlu sana! Yaşıyorsun!
“Dizlerim kalbime yakın”
Kimse beni sevmiyor yatağının boş tarafı çöktü
Bense hala yataktan çıkmamak için bir neden arıyorum
Dizlerim kalbime yakın
Dizleri kalbinde uyuyanların
Sessiz iç çekişlerini
Nerde görsem tanırım
Hiçbir yere ait değilim
Bir tek yatağıma inandım
Bir tek yüzüstü
Bir tek sırtüstü adımlarım
Hayatla ara sıra baş ederken
Kendimle baş etmeyi hiç başaramadım
Yorgun
Dilsiz yastıkların
Tüyleri yolunmuş kuşlarıyım
Üşürsem
Üstümü ört
Sırtım soğukta kaldı mı çok ağrıyor...
Dilekovski
Dilekovski Birini Pencere Kenarına Çiçek Koyacak Kadar Sevmek Lazım'ı inceledi.
288 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Uzayan kısalan yollardan ,sana ait olmayan anlardan,gitmedigin yollardan yorulmadın mı?
canım, birini pencere kenarına çiçek koyacak kadar sevmek lazım.
his boşluğu ve iç burkulması diye bir şey varmış.
cok sevince anladım.
hayat, o evde yerin yok diyor. yerini bil.
evdeki ve sokaktaki tüm savaşları kaybettiğim yerdeyim.
hala güzel olduğunu bilmeden, güzel duranı seviyorum.
ellerini takip ediyorum,
hala.
elin ısısıyla kalbin ısısı birbirine ne yakınmış.
kalp sıkışıyor, el buz.
yüzümü yağmura uzatsam geçecek diyorum.
geçmiyor.
ev buz.
anlamaktan yoruldum.
sarılmaktan.
sen, o evde - sarılmaktan korkanların en uzağında dur, olur mu?
öyle birine aşık ol ki, her şeyi unut. dans etmeyi hatırla.
birini pencere kenarına çiçek koyacak kadar sev.
çok sev. çok küs. çok barış.
ellerini takip et sonra.
ellerinde ne gördüğümü bulursan sonunda,
gülümse.
güzel gülene aşık ol.
aşık olursan bir gün benim kadar.
yüzünü yağmura uzat…
geçti, geçti desin biri.
hiç geçmesin…
artık senin de bir şiirin var!
geçti… geçti
Sἶყმհმşƙıղმ..
Sἶყმհმşƙıղმ.. Birini Pencere Kenarına Çiçek Koyacak Kadar Sevmek Lazım'ı inceledi.
288 syf.
Birini Pencere Kenarına Çiçek Koyacak Kadar Sevmek Lazım; ismi ile, arka kapak yazısı ile, içindeki şiirler ve cümleler ile çok dikkat çeken ve kendine özgü bir kitap. İnternet’te, bir çok sosyal paylaşım sitelerinde gördüğümüz alıntılar kitapta o kadar güzel ve anlamlı bir hal alıyor ki, şahsen beni büyüledi.Kitapta yazıların arasına iliştirilmiş şiirlere bayıldım, hepsi mükemmel; karakterin ruh hali, durumu, yaşantısı çok güzel aktarılmış. Benim kafamda karakter direk canlandı.konusu bakımdan da çok güncel bir konu işlemiş; Kemal Hamamcıoğlu,s on yıllar da hayatımızın merkezinde olan sosyal medya, çok çarpıcı bir biçimde olmasa da kitabın merkezinde bir konu olarak işlenmiş. Karakterimiz; kendisini daha önce hiç görmediği, sadece İnternet üzerinden tanıdığı Barış adında birisine aşık olmasını okuyoruz. Sizce de mümkün mü? İnsan,hiç görmediği, dokunmadığı birisine aşık olabilir mi ?
288 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
~İnceleme tekrar yazılmıştır ~(30.09.18)

Merhaba canım insanlar,

Öncelikle şunu söylemeliyim ki bu yazı tam da inceleme olmayabilir. Ne olacağı konusunda bir fikrim yok. Kemal'e ve kitaba dair hissettiklerimi yazacağım, ki şu an içim kıpır kıpır...heyecandan ve mutluluktan kulaklarım kızardı. Hatta az önce "ağzı kulaklarına varmak" deyiminin canlı haliydim... sebebini birazdan açıklayacağım ama önce kitabın içeriğine dair birkaç bir şey söyleyim de salt anı gibi olmasın...

"Uzayan kısalan saçlardan
Sana ait olmayan anlardan
Gitmediğin yollardan yorulmadın mı?"

Kitapta bütün bunlarda yorulmayan bir Barış'ımız var. İsmi olmayan kahramanımız, hasta annesi, yakın arkadaşı Esra, patronu Deniz , kediye mama vermeyi unutan stajyer e haliyle kahramanımızın beslediği kedi, yoldan bulup ektiği sardunyasi, çizgili çorapları...daha neler,neler...

Kitabın en sevdiğim yanı, içinde şiirlerin olması.
Mesela;
" yolu bitenlere bu gece sessiz bir selam verdim
Sessiz selamlar unutulmaz
Söz..
Şimdi seni sabahı bekler gibi
Hiç kaybetmemiş
Karanlığa düşmemiş gibi
Sevsene beni"(syf211)

Bir de ilk başlarda kuyruğunu yiyen bir denizkızına benzeyen kahramanımızın sonradan....cümleyi tamamlarsam spoi olur, okuyunca görürürsün...isimisiz kahramanımız -yani sen, yani ben, bankta oturan biri, herkes olabilir isimsiz kahramanımız, bu hikaye herkesin diye- kırıldığı yerden yeşeren sardunyalara inananiyor, yeşile inanıyor. Bu yönüyle,onu çok sevdim, seviyorum...
Kısaca biraz şiir, biraz aşk, biraz "kendini bulma yolunda" birini okuyacaksınız kitapta...

Şimdi gelelim "ağzımı kulaklarıma getiren" ve bana bu kitaba tekrar inceleme yazdıran olaya...
Kemal 29 Nisan'da Hatay'a gelmişti, söyleşiye..ki kitap fuarının en güzel günüydü. Tabi canım memleketim, kitap okuyan sayısı içinde Kemal'i tanıyan kişi sayısı 20 bile değildi...masanın etrafında toplandık, yanındaki sandalyede onu dinledim, ben konuştum, diğerleri konuştu o bizi dinledi. Çok güzel bir 45 dakika geçirdik. Kemal o masadan kalkarken söz yine geleceğim Hatay'a dedi, yine görüşeceğiz...
Ve o gelmeden, ben gitmeden biz yine buluştuk bugün. Ne? Nasıl?deme hemen canım insan, telefonda konuştuk. Kemal bugün Diyarbakir'da kitap fuarindaydi, ben oradaki bir arkadaşımı aradım, o da benim için gitti fuara ( ki hala dua ediyorum ona, çok çok diyebildiğim kadar çok minnet :) ) görüntülü konuşmadık ama olsun, telefonda:

"Merhaba ben Arzu, Hatay kitap fuarına geldiğinde söyleşiye gelmiştim" dedim, o da:
" evet Arzu Nalbant dimi, hatırladım" dedi.
O kadar mutlu oldum ki, anlatamam. Yazdıklarına inandığınız ve sadece bir kere rastladığınız bir insan sizi hatırlıyor, -ki konusmadan once arkadasim fotoğrafımı falan da göstermedi, hatirlatma amaçlı - telefonda sizinle sohbet ediyor. Bunlar, bütün bu duygular gerçekten çok "mis"..

Ben bugün gerçekten çok mutluyum :)
Umuyorum ki, sen de bugün, yarın hep mutlu olursun bu yazıyı okuyan canım insan..

Iyi ol, iyi kal..sev, sevin :)
Liliyar
Liliyar Birini Pencere Kenarına Çiçek Koyacak Kadar Sevmek Lazım'ı inceledi.
288 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
"Uzayan kısalan saçlardan
Sana ait olmayan anlardan
Gitmediğin yollardan yorulmadın mı?"

Kitabın arka kapağındaki bu satırlar okuma sebebimdir.
Kitabın monolog şeklinde çok duru, sade ve orijinal bir anlatımı var. Kahraman, bütün ruh halleri, bütün tepkileri ve bütün hisleriyle en ince teferruatına kadar tanıtılırken, diğer kişileri kahramanın tanıdığı kadar tanıyoruz.
Kurgu olarak internet ortamında yaşanan bir yakınlaşma, aşk ve hayal kırıklığını ele alıyor. Araya serpiştirilmiş şiirler başarılı ve farklı. Her ne kadar kısmen +18 içerikler mevcut olsa da yazarın kendine özgü dili kitabın akıcılığını perçinliyor.
SNMGNN
SNMGNN Birini Pencere Kenarına Çiçek Koyacak Kadar Sevmek Lazım'ı inceledi.
288 syf.
·Beğendi·8/10
Erkek bir yazar kadın bir kahramanı nasıl bu kadar orijinal, kusursuz anlatabilir? Işte bu romanda görebilirsiniz. Kemal Hamamcıoğlu gerek anlatım dili ile gerek şiirleri ile profesyonelliğini göstermiş. Özellikle şiirlerde kaybolabilirsiniz. Kendinizle uzun bir yolculuğa çıkabilirsiniz.
Helen
Helen Birini Pencere Kenarına Çiçek Koyacak Kadar Sevmek Lazım'ı inceledi.
288 syf.
·5 günde
Muhteşem bir dili, kurgusu ve çok farklı bir atmosferi var. Yazarın anlatımına hayran oldum. Kitap roman fakat içinden şiirler de geçiyor. Ben Kemal Hamamcıoğlu ile ilk şiirleriyle tanışmıştım, kitabı alış sebebim şiirleriydi. Bu kitabı kaybedenler kulübünün üyeleri, tutunamayanlar en iyi anlayacak en çok. Acıdan geçmek, belli bir yaşanmışlıkta olmak lazım bu kitabın derinliklerini görebilmek için. Bitiyor olmasına üzüle üzüle okudum, hala etkisindeyim. Şiddetle tavsiye ediyorum. Okuyun, okutun..
Anti Prenses
Anti Prenses Birini Pencere Kenarına Çiçek Koyacak Kadar Sevmek Lazım'ı inceledi.
288 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
2 gün içerisinde bitirmeye çalıştığım bir kitap kendileri. Hatta yemekle arama giren bir kitap diyebilirim :) Konusu bakımındandır belkide.. o kadar günümüz aşklarını anlatıyor ki. Tam yaşadığımız günün romanı. Sosyal medyadan yapılan tanışmalar, telefon üzerinden yürütülen ilişkiler, heyecanı emojiler üzerinden yaşamak.. GÖZ KIRPMA EMOJİSİ GÖNDERDİ DİYE SEVİNMEK örneğin. Hiç tanımadığın bir kişi, sadece sosyal medyanın sana tanıttığı kadarını biliyorsun ama bir emojisiyle bir sözüyle gününün nasıl geçeceğini şekillendirebiliyor. Kemal Hamamcıoğlu'nun youtube kanalındaki içeriklerde şiirlerinin bir çoğu var zaten ama romanın kurgusuyla şiirler o kadar bütünleşmiş ki.. Hayran kaldım. Şöyle bir kitap olsun kafamı dağıtayım karışık olmasın ama sürükleyici olsun diyorsanız tavsiye edilir. Şiirler, günlükler, yazılan senaryolar keyif vericiydi :)
Mavi
Mavi Birini Pencere Kenarına Çiçek Koyacak Kadar Sevmek Lazım'ı inceledi.
288 syf.
·10/10
Kendimden cümleler bulduğum her kitaptan ayrılırken bir damla göz yaşı süzülüyor yanağımdan...insanlara hoşçakal derken neden hiç bu kadar üzülemiyorum acaba? hoşçakal...
288 syf.
·8 günde·8/10
Bu kadar uzun kitap adı mı olur :) Kitabın adını duyduğumda düşündüğüm ilk şey bu olmuştu.
Ben kitabın konusundan ziyade, konunun ele alınış şeklini ve yazarın anlatım tarzını sevdim. Hatta kıskandım kurduğu çoğu cümleyi :) kullanılan dil her ne kadar argo içerse de yazar; kitabın ilk sayfadasından son sayfasına kadar her satırda okuru kendine hayran bırakacak cümleler kurabiliyor. Çok değişik ve çılgınca bir anlatımdan, üstelik argo içeren bir kitaptan bahsediyorum. Kitapların argo içermesi çoğu okuru rahatsız ediyor olsa da, bence günlük yaşamı konu edinen her kitap, gündelik hayattın içinde barındırdığı iyi kötü söylem ve yaşantıları yansıtmak zorunda. Yazarın kullandığı argo kelimelerin edebiyatla harmanı kitabı katlanabilir kılıyor :)
> Beni bu kitapla tanıştırdığı, bana farklı bir deneyim kazandırdığı için Feyzullah AKYEL' e teşekkür ederim :)
108 syf.
·2 günde·9/10
Kemal Hamamcıoğlu,,
Kendisini birkaç sene önce 'Garaj' oyununa aldığı yorumlardan yola çıkarak tanıdım, kelimelerine büyük merak duydum. O kadar saf, net güzel ki kelimeleri,, insan sadece durup kelimeler ruhuna yerleşsin istiyor.
'Garaj' kitabını okuyun, hissedin derim. Ama bir merakla giripte youtube'a ya da instagrama Kemal Hamamcıoğlu yazarak o güzel videolarını izleyin, dinleyin diye de ek bir öneri sunmak istiyorum. Umay Umay'ın da kalbi değdiği için çok severim Kemal Hamamcıoğlu'nu.
Güven Murat Akpınar'ın yorumuna katılarak 'Yaşa Kemal' diyorum :)

Yazarın biyografisi

Adı:
Kemal Hamamcıoğlu
Unvan:
Oyuncu, Yazar
Doğum:
Antalya, 11 Mart 1984
Uzun yıllar televizyonda kültür-sanat programı yapan Hamamcıoğlu, Marmara Üniversitesi ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nden mezun oldu. Daha sonra Şahika Tekand Studio Oyuncuları'nda eğitim gördü. Craft Tiyatro'da yazdığı oyunlar sergilenerek büyük ilgi gördü.

Yazar istatistikleri

  • 245 okur beğendi.
  • 617 okur okudu.
  • 25 okur okuyor.
  • 392 okur okuyacak.
  • 10 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları