Değerli yazar, Sayın Aydın Boysan diyor ki: Anıları yazmak, geçmiş zamanı bir kez daha yaşayabilmek, hem de çekilen çileleri, unutulmuş biçimiyle güzelleşmiş olarak, yapayalnız yaşamaktır. Biz de böyle yapıyor, şimdi bazıları hayatta, fakat uzakta; bazıları dünyamızı çoktan terk etmiş, rahmetli olmuş, dönülmez, görülmez ve bilinmez bir yolculukta bulunan dostlarla buluşmanın neşesini tadıyor ve mutluluğunu yaşıyoruz. Çeşitli yer ve görev lerde oluşan dostlukları, unutulmaz anılarıyla yaşarken ve iz bırakanların gölgeleriyle konuşup tanışırken duyduklarımı ve duygularımı sizlerle paylaşıyorum. Bu nedenle, sizin belki fazla bulduklarınızı ben çok bulmuyor, değişik yorumlarınız olursa, anları bu özel duygularımla algılayamıyorum. Herkese söz anlatır, değişik duygu ve reaksiyonlarına muhatap olurken, Askeri Şura yaklaşıyordu. Şura toplantısı mutat şekilde cereyan etti. Son gününe geldik, bir ayrılış konuşmasıyla Şura'da ki en son görevimi de tamamlamıştım. Konuşmamda, o günlerin moda konusu olan, "Silahlı Kuvvetler büyük bir tüketici kuruluştur" sözü üzerinde durmaya ve sayın başbakana bir yerlerde açıkça ifade etmeleri için bir mesaj vermeye karar vermiştim. Bundan çok alınıyor ve ürettiğimiz güven ve huzurun, hangi fiyatla ölçülebileceğini sormak istiyordum. Benim inancım, güvenliğin (iç ve dış) bedeli sadece güvenliktir. Sağlık gibi varlığından haberdar olunmayan, ancak yokluğu en acı şekilde yaşanan, güvenliktir.