Kemalüddin İbnü'l-Adim

Biyografilerle Selçuklular Tarihi yazarı
Yazar
8.0/10
1 Kişi
7
Okunma
0
Beğeni
738
Görüntülenme

Hakkında

Ünvan:
Yazar

Okurlar

7 okur okudu.
1 okur okuyor.
7 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Haleb'de, Ebu Ali el-Hasen b. İsmail el-Kaylavi, bana şunları haber verdi : "Mütalaa ettiğim bazı kitaplarda şunları okudum : 'Şerif Ebu Ya'la b. el-Hebbariyye, vezir Nizamülmülk'ten daima ödül alırdı. Bir defasında iki kıt'a şiir yazmış, birisiyle veziri övüp ödül almış, ötekisiyle de onu yermişti. O, şiirlerin yazılı olduğu her iki kağıdı sarığının içine koyup Nizamülmülk'ün huzuruna çıktı ve ondan, karşılığında ödül almayı umduğu övgü parçasını vermek isterken, içinde yergi yazılı kağıdı (yanlışlıkla) ona takdim etti. Nizamülmülk bir de haktı ki, kağıtta şu şiir yazılıydı: İbn İshak'ın makam sahibi olması, kader'in ona yardımda bulunması ve o makamın kendi üzerinde kalıp Ebu'l-Ganaim'e keder vermesi, garip bir şey değildir. Çünkü zaman, öküzlerden başka bir şeyle dönmeyen bir su dolabına benzer. Şairin Ebu'l-Ganaim'den maksadı, sultan Melikşah'ın adamlarından olan ve Nizamülmülk ile aralarında düşmanlık bulunan Tacülmülk idi. Ebu Ali el-Hasen sözüne devamla: "Nizamülmülk, bu beyitleri okuyunca bunların karşı tarafına 'Bu kavvad herife alacağının iki katı verilsin' diye yazdı ve şiirin yazılı olduğu kağıdı ona verdi. Bunun üzerine İbnü'l-Hebbariyye, kağıdı alıp bakınca özür dilemeye haşladı. Nizamülmülk, ona: 'Hiç bir şey söyleme, kağıdı al, Divan'a git' dedi. İbnü'l-Hebbariyye hemen Divan'a gidip tahsisatını aldı. Ebu Ali el-Hasen sözüne devamla: Gerçekten İbnü'l-Hebbariyye, bu olaydan sonra Nizamülmülk'ü şu şiirle yerdi: Fazilet ve kerem sahiplerinden başkası, izzeti nefsini asla korumaz. Ben, fakirliğime önem vermiyorum; halbuki köpekler, Ebu Ali ailesinin üzerindedirler. Bunun üzerine Nizamülmülk, onun öldürülmesini emretmişse de sonradan afv etmiştir.
Tarih
Türkleri gören Arapların kaçması
Sabık, Haleb emiri olunca, Kilaboğulları kabilesi toplanıp kardeşi Vessab ile birleşerek Haleb'i Sabık'tan alması hususunda onu teşvik ettiler ve kendisine yardıma hazır olduklarını bildirdiler. Sabık bunu haber alınca bin Türk atlısının emiri olan Ahmed Şah'ı yardıma çağırdı ve durumu onunla müzakere etti. Bunun üzerine Ahmed Şah, beş yüz atlısıyla Anadolu'ya giden yol üzerinde konaklamış olan Demleçoğlu Mehmed adıyla tanınan bir Türk'e (emire) haber yollayıp kendisine (yardımına karşılık) çok miktarda para vereceğini bildirdi. Bu haberi alan Demleçoğlu Mehmed, Zülkade 468 (Haziran 1076) başlarında, Çarşamba günü Ahmed Şah'ın yanına geldi. Yapılan karşılıklı anlaşmalardan sonra hep birlikte Zülhicce 468 (Temmuz 1076) başlarında, Perşembe sabahı erken saatlerde, Vessab ile birleşen Kilaboğulları kabilesine karşı harekete geçtiler. Kilaboğulları kabilesi, öyle büyük bir kalabalık halinde idiler ki, onlar hiç böylesine toplanmamışlardı. Onların atlı ve yaya olmak üzere 70 bine yakın oldukları söylenir. Kilaboğulları kabilesi, Türkleri gördükleri zaman hiç savaşmaksızın, kadın ve çocuklarını, silahlarını velhasıl sahip oldukları her şeyi bırakıp kaçtılar. Bunun üzerine Ahmed Şah ile Demleçoğlu Mehmed ve askerleri, Kilaboğullarının her şeylerini yağma ettiler. Söylendiğine göre onlar, yüz bin deve, 400 bin koyun, çok sayıda hür kadın, bundan daha çok sayıda köle kadın (cariye), velhasıl çadırlarında neleri varsa hepsini yağma ettiler. Sayıları 10 binden fazla olan savaşçı kölelerden hiç birisini öldürmeyip hepsini afvettiler. O gün Oğuzların Araplardan aldıkları ganimetler sayılmayacak derecede çok idi.
Sermin'li Mansur b. Temim b. ez-Zenkel·Kitabı okudu
Tarih
Reklam
Reklam