Kerem Çetinoğlu

Kerem Çetinoğlu

DerleyenÇevirmen
8.0/10
26 Kişi
·
0
Okunma
·
0
Beğeni
·
21
Gösterim
Adı:
Kerem Çetinoğlu
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
175 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
KURT KURTTUR
KÖPEK KÖPEKTİR

Bir elinizle bir hayvana neler yapabilirsiniz?
Vurabilirsiniz!
Dövebilirsiniz!
Ateş edip öldürebilirsiniz!
Okşayabilirsiniz!

Seçeneğiniz sizin karakterinizdir.
Hayvanların dünyası bambaşka; onların ne düşündüklerini, ne hissettiklerini anlamak zor.
Eğer bir köpek beslemişseniz onun kuş, balık, kedi beslemekten bambaşka bir şey olduğunu bilirsiniz.
(14 yıl bir Alman kurdunun sahibi olmak hayatımda belki de en anlamlı şeylerden biriydi.
Ateş...
Tüm mahalle biz sokağa çıktığımızda kaçışır ve biz onunla bomboş sokaklarda rahatça yürüyüşe çıkardık.
O yanımdayken gerçekten hiç kimseden korkmazdım. Sadece komutumu beklerdi her an saldırmaya hazır. Kaybedeli çok oldu ve bunları yazarken o günlere dönmek burktu biraz.)
......
Bizim kahramanımız evcil bir köpek değil gerçi, vahşi bir kurt.

Ormanda doğal seleksiyon gereği güçlü olan hayatta kalır, ya öldürür yaşarsın ya da ölürsün!
O da öldürür hayatta kalmak için.
......
Beyaz Diş evcilleştirelemeyen kavgacı, hırçın, kimseyi sevmeyen, kimse tarafından sevilmeyen bir kurttur.
Onu ele geçiren,evcilleştirip köpekleştirmeye çalışır, o ise sevgiden değil korkudan boyun eğer, sahipleri için özgürlüğünü feda eder ama sahiplerinden yediği dayaklarla hayatı cehenneme döner.
.....
Ta ki “bir el” başını okşayana kadar.
Acıyla, şaşkınlıkla direnmeye çalıştığı bu ele, sevgiye direnci kırılır .
Hayata ruhça ve bedence sıkı sıkıya bağlıdır zaten.
Artık o elin sevgisi için her şeyi göze alır, ölümü bile...
.....
“Köpeğe verilen bir kemik yardımseverlik değildir. Yardımseverlik, siz de köpek kadar açken onunla paylaşılan kemiktir.” der London. Bu roman realist bir yaklaşımla bir hayvan anatomisi çiziyor adeta. Sürükleyici, açık, duygusal bir “sevgi” kitabı ...
258 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Öncelikle Beyaz Diş hakkında ki ufak bir anından bahsedeceğim :) şuan gülüyorum ama o zamanlar kızmıştım evet gelelim o güne okulda okuma saatleri vardı (9.Sınıf tan bahsediyorum) ben maalesef ki o zamanlar içerisinden beslenemeyecegim ama okuması zevk veren kitaplardan okuyordum ama şuan kilerden daha kaliyeliydi benim zamanım. Her neyse sınıfta bir çocuk beyaz diş i okuyordu hoca onu tebrik etmişti çünkü sınıfta tek klasik kitap okuyan o ydu, halbuki düzenli kitap okuyan olarak tek ben vardım biliyorum ne kadar saçmaymis böyle düşünmem ama ne yapabilirim o zamanlar sadece kitaplar benim olsun en çok ben okuyayım düşüncesindeydim şuan hem gülüyorum hem utanıyorum bu animi size anlatmasam olmazdı. ️Jack London dan Beyaz Diş️ Evet yine söylüyorum o zamanlar belki okusam böyle etkilenmezdim. Okurken öyle mükemmel hissettim ki Beyaz Diş in yaşadıklarını zihnimde apaçık şekilde canlandirabiliyordum bu da Jack London in mukemmel kaleminden kaynaklanıyor. Martin Eden da da öyle hissetmisim. Aeden ı okurken ve okuduktan sonra ki hissettiklerimi insanligimizdan dolayı duyduğum üzüntüyü.. Beyaz Diş ile insanların içindeki vahşetin vicdansızlığın yıllar önce bile aynı devam ettiğini bize gösteren Jack London a hayranım. Okuyun inanın zor bir kitap değil orta okulda okunması gerekilen bir kitap lütfen okuyun farkına varın içinizde tartin düşünün görün doğa mı daha cani insan mı? Bir yıldır kitaplığımda olan arkadaşım okuduğunda ona öyle gıptayla baktıgım o zaman bile okumadıgim kitap düşünüyorum da demekki Aeden dan sonra okumam kitabı daha değerli hale gelmişti benim için ve artik benim için en mükemmel 2. Kitap oldu.
okuyun lütfen okuyun keyifli okumalar
175 syf.
·11 günde·Beğendi·10/10
Ilk sayfasından itibaren beni etkileyen ve neredeyse her sayfasında farklı hisselere bürünüp okumanın eşsiz ritmini/ahengini/katkısını bir daha yaşatan bir eser olmakla birlikte:
(Benim için)Yavaş ilerleyen ama bu yavaşlığı, katkıyı yeni bakış acıları ile katbekat güzelliğe çeviren, ara verdiğinizde merakta bırakan kıymetli bir eser.

Okuyun, okutun...
175 syf.
·5 günde·8/10
Jack London’ın okuduğum ilk kitabı olan Beyaz Diş; Ormanı terk edip insanların arasına katılan bir köpeğin; acılı, kederli, zorlu ve ızdıraplı olan yaşamını anlatır.
Kitabın sonuna doğru “sevgi” nin iyileştirici gücünü görmek ve Beyaz Diş in hakettiği hayatı bulmasına şahit olmak bana çok iyi geldi :)
Kimi zaman şaşırarak kimi zaman üzülerek kimi zaman ise insanlardan ve yaptıklarından utanarak okuyacağınız bu kitabı severek ve yaşamdan pek çok şey bularak okuyacağınızı düşünüyorum..

Alıntılar;
“Çünkü hayatta doruğa ancak bir şeyi en iyi şekilde yapmakla ulaşılabilirdi.”

“ Beyaz Diş kampın törelerini çabucak öğrendi. Önlerine et ya da balık atıldığında, yaşlı köpeklerin ne kadar bencil ve açgözlü olduğunu gördü. Erkeklerin daha adil, çocukların gaddar, kadınların ise bir parça et ya da kemik atacak kadar şefkatli davrandıklarını öğrendi.”

“ Eğer her şey başka türlü olsaydı, kendisi de başka türlü yetişecekti. Uzun Dudak ortaya çıkmasaydı gençliğini diğer köpek yavruları ile geçirecek, köpeğe daha çok benzeyerek büyüyecek ve onları daha çok sevecekti. Eğer Gri Kunduz biraz daha sevgi ve şefkatle davransaydı , Beyaz Diş in ruhunun derinliklerinden ses getirebilir, bütün iyi niteliklerini ortaya çıkartabilirdi. Fakat böyle olmamıştı. Beyaz Diş in mayası huysuz, yalnız, sevilmeyen, yırtıcı ve bütün türünün düşmanı bir hayvan oluncaya kadar yoğurulmuştu.”

“ Bütün canlılar güçlü olmaktan hoşlandığı için Yakışıklı Simith de bu kuralın dışında değildi. İnsanlar arasında olduğu zaman gücünü gösteremiyor, içindeki canlılığı kanıtlamak için daha güçsüz yaratıklara baş vuruyordu.”
175 syf.
·4/10
Kitap ta çok tanrı ifadesine yer verilmiş onların yerine adamlar, sahipleri, insanlar gibi kelimeler kullanılabilirdi. Fakat kitap güzel bir akışa sahip bir kurt'un gelişimini okumuş oldum, ayrıca yıllar önce benimde arkadaşlarımla beslediğim husky cinsi bir sibirya kurdumuz vardı kitap bu yüzden de ilgimi çekmişti. Kitap ortalarında insanın yaptığı zulümlere değinmiş yerinde ve güzeldi(özellikle yakışıklı smith:)), sonlara doğru ise yargıç sahiplendikten sonra kurt şevkatin tadını almaya başlıyor.. vesselam, güzeldi.
175 syf.
·6 günde·Puan vermedi
İlk başlarda Vahşetin Çağrısını okuyormuşum gibi hissettim. Bir tanıdıklık vardı diğer eserleriyle ama okudukça bambaşka bir atmosfere ulaştı kitap. Doğayı çözümleyen, bir kurt-köpek karışımı hayvanın bakışıyla yazılmış kitap; özellikle beyaz dişin evcilleşme sürecinde tanrıları olarak gördüğü insanların etkilerini okurken büyülendim. Hikâyelenmesini ve duyguların betimlenmesini çok beğendim, Jack London okurları için okunması gereken farklı bir tecrübedir bu kitap.
175 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Yazar bir kurdun gözünden topluma bakıp kendi bakış açısını anlatmış.Çocukluktan yetişkinliğe oradan da olgunluğa.Başarılı bir hikaye. Toplumda yaşayan insanların belirli kalıplaşmış kurallara fıtratında olmasa bile uyum sağladığı,kendi üzerinde iktidar kuranlara karşı içsel bir kabul göstermediği ancak sevgi ile içsel bir kabulleniş göstereceğini durumları yorumlamış.Bunu da güzel bir bakış açısı ile anlatmış.Ders çıkarmak isteyene güzel bir anlatı.

Yazarın biyografisi

Adı:
Kerem Çetinoğlu

Yazar istatistikleri

  • 1 okur okuyacak.