Kevser Gürcan

Kutsal Şaman Elbiseleri yazarı
Yazar
10.0/10
1 Kişi
4
Okunma
1
Beğeni
653
Görüntülenme

Hakkında

Ünvan:
Türk Yazar

Okurlar

1 okur beğendi.
4 okur okudu.
18 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Orta Asya'da bu tarihi gelişmeler yaşanırken batıya giden Türkler de yeni coğrafyada tarih yazmaya koyulmuşlardır. Farklı kolllar halinde hareket ederken bazen birbirleri ile yürüyerek bazen de birbirleriyle savaşarak tarihe yön vermişlerdir .Hunların devamı olarak Doğu Avrupa'ya gelen Bulgarlar Avarlardan daha kuvvetli olamamışlardır. Avarlar 558 805 yılları arasında Orta ve Doğu Avrupa'da yerleşmiş Bizans'a ciddiye sıkıntılar yaşatmış ve çeşitli Avrupa kavimlerini de hakimiyetleri altına almışlardır. Bugünkü Doğu Avrupa'nın etnik yapısının temelleri de bu dönemde Avarlar tarafından atılmıştır.
S.V. Kiselev ve S.S. Çernikov tarafından Orta Asya'da yapılan arkeolojik araştırmalar sonucunda, Minusiks bölgesindeki Afanasyevo kültürü (M.Ö. 2500-1700) aynı bölgedeki Andronovo kültürü (M.O. 1700-1200) ilişkin saptamalar yapılarak, yakın bölgelerdeki dolikose. fal mongolidlerden ve dolikosefal "Akdeniz tip"lerinden farklı olan brakisefal savaşçı "beyaz ırk"ın Türk soyunun prototipi olduğu açıklanmıştır. Bu insanların taş devrininı ilk çağlarından beri Altaylar - Sayan Dağları'nın güneybatı bölgesinde yaşadıkları düşünülmektedir, Bilim adamları insanın ilk ortaya çıkışını, dördüncü zamanın Pleistosen bölümüne ilişkilendirmektedirler Tahminler, Afrika'dan dünyanın diğer bölgelerine yayıldığı yönündedir. Orta Asya'nın tarihine arkeolojik buluntulara dayanılarak bakıldığında, az sayıda da olsa Orta ve Alt Pleistosen ile tarihlendirilebilen Homo sapiens tiplerine ait fosil kalıntıları görülmektedir. Bu durum yerleşik olarak yaşamayan ve ölü gömme geleneği de henüz oluşmayan insanların ölümleri sonrasında hayvanlar tarafından yenilmiş ya da çürüyerek toprağa karışmış olabileceklerini düşündürmektedir.Bununla birlikte araştırmaların sonlanmadığı ve toprak altında henüz keşfedilmemiş, gün yüzüne çıkarılmayı bekleyen pek çok unsurun olduğu da göz ardı edilmemelidir.
Reklam