Faulkner, kendini ifade edemeyen bir özlem ve ne yapacağını bilemez bir şaşkınlığın sesini yaratarak Benjy'yi, insanlığın modern çalkantıları anlamayamayışını temsil eden acılı bir savunmasızlığın simgesi hâline getirdi.
Faulkner'in ait olduğu modernist nesil, " kendi mahremiyetine sahip bir birey" olarak yazar söz konusu olduğunda adı konmamış bir paradoksla cebelleşiyordu. Bir yandan yirminci yüzyılın baş döndürücü yeniliğini dramlaştırmak için kullandıkları yenilikçi tekniklerle yazarın düzenleyici varlığını gizleyip eserlerini kişisellikten çıkarmayı hedefliyorlardı.