Klaus Kreiser

Klaus Kreiser

Yazar
7.7/10
3 Kişi
·
10
Okunma
·
1
Beğeni
·
386
Gösterim
Adı:
Klaus Kreiser
Unvan:
Yazar
Doğum:
1945
1945'te doğdu.1984'ten 2002'ye kadar Bamberg Üniversitesi'nde Türk Dili, Tarihi ve Medeniyeti bölüm başkanlığı yaptı. Köln ve Münih üniversi­telerinde çalıştı. 1972'de Münih'ten doktora unvanını aldıktan sonra, Münih'te kala­rak 1975-1977 ve 1981-1984 yılları arasında Osmanlı ve Türk dilleri dersleri verdi. 1977-1980 yıllan arasında İstanbul'daki Alman Arkeoloji Enstitüsü'nde araştırma görevlisi olarak bulundu. 2004'ten beri de İslam Ansiklopedisinin Osmanlı ve Türk bölümü editörlüğü görevini üstlendi. Osmanlı ve modern Türk tarihiyle ilgili birçok makale ve kitabın yazarı olan Kreiser, modern İslam dünyasındaki anıtlarla ilgili bir monografi hazırlamaktadır. Son dönemde yayımlanmış kitapları: Der osmanische Staat 1300-1922; istanbul. Ein literarisch-historischer Stadtjührer;The Beginnings of Printing in the Near and Middle East: Jews, Christians and Muslims (ed.). İletişim'den daha önce Christoph Neumann'la birlikte yazdığı Küçük Türkiye Tarihi yayımlan­mıştır (2008).
Birçok Müslümanın gözünde kültürel kayıplar vermeksizin teknolojik ilerlemeyi ifade eden, kısacası bir bakıma imkansızı başaran Japonya modelini Ziya Gökalp çok daha net kelimelerle över:
Japon savaş sanatı Türkiye Cumhuriyeti'nin harp akademilerinde gelecekte subaylık eğitiminin temel taşlarından biri haline gelecekti.
Aynı zamanda büyük devletlerin kendini zaten imparatorluğun her köşe bucağında hissettiren baskısı da yoğunlaşıyordu: Rusya Anadolu'nun kuzeydoğusundaki demiryolu işlerini ele geçirdi, nihayet İngiltere gizli bir antlaşmayla Kuveyt'e el koydu.
1922 londradaki evening standart gazetesi şunu soruyordu:
Nasıl olurda her türlü endüstriden yoksun bir ülkede,sadece Anadolu köylüsünden oluşan bu Kemalist ordu nasıl olmuştu da artık iyi bilinen o vurucu ve hızlı güce dönüşmüştü?
Abdülhamid tahta çıkışının 25. yıl şenliklerine hazırlanıyordu. Kendini sarayda bizzat tutsak haline getiren bu Halife-Padişah'ın yüzünü görmek Cuma namazındaki selamlıkta pek az kişiye nasip olsa bile, bütün kulları ona rastladıkları yerde hayranlıklarını göstermekle mükelleftir.
"İnsanlar mütekâmil olmak için bazı şeylere muhtaçtır. Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki fennin icabettirdiği şeyleri yapmaz; itiraf etmeli ki o milletin tariki terakkide yeri yoktur."
"Çocuk seni niye çağırttım biliyor musun?"
"Hayır Paşam."
"Bak çocuğum, sen beni hacir altına almak istiyormuşsun."
"Estağfurullah, haddim mi efendim!"
"Sofrada yalnız aydın kişileri çağırmamı istiyormuşsun. Şimdi beni iyi dinle, sana anlatayım: Soframda hemen her akşam bulundurduğum arkadaşlarım, Kurtuluş Mücadelesi için yola çıktığım zaman bana inanmışlar, benimle beraber gelmişler, davaya baş koymuşlar, canlarını bana siper etmişler ve bir an bile benden ayrılmayarak türlü eziyet ve cefaya katlanmış kişilerdir. Hepsi bana canlarıyla başlarıyla bağlıdır. Benim onlara vefa borcum büyüktür. Hiçbirini bırakamam ama sofram genç aydınlara açıktır ve daima açık olacaktır. Ben onlara ["mutad zevatı" kastederek] ne yaptım, ne verdim? Benim onların da inandıkları düşüncelerimi yerleştirmek için onları meclise soktum. Orada bana yardımcı oluyorlar. Fakat hiçbirini bakan yapmadım. Bakanlıkların başına hep sizi gibi iyi okumuş gençleri getirdim. Şimdi durumu iyice kavradın mı çocuk?"
İstanbul Hükümeti'nin asabiyeti artıyordu. Britanyalı General Milne Londra'ya şöyle rapor etmekteydi: "Hükümet ve Müttefikler çaresiz. Mustafa Kemal'in Anadolu 'daki hareketi, hedefe kilitlenmiş olarak bağımsız bir Cumhuriyet'e gidiyor.
Türkler 1922 yılının Eylül ayında İzmir'e girdiklerinde Londra'daki hükümet yanlısı Evening Standard gazetesi hayretler içinde şunu soruyordu: Her türlü endüstriden yoksun bir ülkede, sadece Anadolu köylüsünden oluşan bu Kemalist ordu nasıl olmuştu da artık iyi bilinen o vurucu ve hızlı güce dönüşebilmişti?
Büyük ihtimalle 1880-81 Kışı'nda veya 1881 Baharı'nda Osmanlı'nın vilayet şehri Selanik'te (Yun.Thessaloniki) doğan oğlan çocuğu, Ali Rıza Efendi'yle zevcesi Zübeyde'nin dördüncü evladıydı. Türk adetlerine göre göbeği kesilirken Mustafa göbek adını aldı: Arapça bilmeyen Türk Müslümanlar için "Seçilmiş" anlamına gelen, Hz.Muhammed'in adlarından biri.
Atatürk hakkında güzel bir kitap.
Doğduğu topraklardan kilometrelerce uzaklara savaş cephelerine giden, Osmanlı'nın bitik halinden yeni bir devlet yaratma ve bu devleti dünyadaki diğer güçlü devletlerin gözünde büyük gösterme çabasını okuyacaksınız.

Yazarın biyografisi

Adı:
Klaus Kreiser
Unvan:
Yazar
Doğum:
1945
1945'te doğdu.1984'ten 2002'ye kadar Bamberg Üniversitesi'nde Türk Dili, Tarihi ve Medeniyeti bölüm başkanlığı yaptı. Köln ve Münih üniversi­telerinde çalıştı. 1972'de Münih'ten doktora unvanını aldıktan sonra, Münih'te kala­rak 1975-1977 ve 1981-1984 yılları arasında Osmanlı ve Türk dilleri dersleri verdi. 1977-1980 yıllan arasında İstanbul'daki Alman Arkeoloji Enstitüsü'nde araştırma görevlisi olarak bulundu. 2004'ten beri de İslam Ansiklopedisinin Osmanlı ve Türk bölümü editörlüğü görevini üstlendi. Osmanlı ve modern Türk tarihiyle ilgili birçok makale ve kitabın yazarı olan Kreiser, modern İslam dünyasındaki anıtlarla ilgili bir monografi hazırlamaktadır. Son dönemde yayımlanmış kitapları: Der osmanische Staat 1300-1922; istanbul. Ein literarisch-historischer Stadtjührer;The Beginnings of Printing in the Near and Middle East: Jews, Christians and Muslims (ed.). İletişim'den daha önce Christoph Neumann'la birlikte yazdığı Küçük Türkiye Tarihi yayımlan­mıştır (2008).

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 10 okur okudu.
  • 20 okur okuyacak.