Birinin intiharını duydum dün,
Bir harfin düşüşü gibiydi; sessiz,
Ve kimse bir daha o harfle başlayan cümle kurmadı.
Gün ışığı perdenin eşiğinde tutuklandı,
Sabah, üzerimize bir cenaze elbisesi gibi oturdu.
Kaldırım taşlarının arasından çıkan otlar,
Fısıltıyla anlatıyordu şehirde bir şeylerin çözüldüğünü.
Bir masaya oturduk,
Dudaklarımızda yarım kalmış dualar,
Elimizde kalemsiz bir defter vardı.
Bir eksiklik hissettik;
Ölümü konuşurken herkes
Yaşamakla ilgili yalanlar söylüyordu.