Tanımlanmış bir yere ait olmayabilirsin ya da onlara tıpatıp benzemeyebilirsin. "Çatal" ve "kaşık"ın karışımı bir karakter olan Kaşal'ın mücadelesi farklı olanın kabul gördüğü umut vaadeden bir öykü.
Satranç gibi farklı farklı açılardan bakıp da kitapı sevmek için bir neden bulmak istedim, ama çok istedim. Malesef ki kardeş neden kurta dönüştü ve neden eski haline döndü bir mantığı yok :)
En çarpıcı metafor “kurda dönüşmek” metaforudur. Yazar hırçınlık, içine kapanma, depresif duygu hâli doğrudan söylemiyor; bir dönüşüm hikâyesi olarak aktarıyor.
Betimlemeler duygu merkezlidir. Çocuk kitabında genellikle olay ön plandayken, bu kitapta yazar, Virginia’nın ruh hâlini aktarıyor. Virginia Wolf ya da Kurda Dönüşen Kardeşim
O ne kaşıktı ne de çatal. Kaşık gibi yuvarlak, çatal gibi sivriydi fakat ikisi de değildi. Çok üzgündü, kendini dışlanmış hissediyordu. Kaşık ya da çatal gibi görünmeye çalıştı. İki türlü de eleştiriden kaçamadı. Sonunda çatal ve kaşığı kullanamayan bir pasaklı geldi. Kaşal artık pasaklının ellerindeydi.
Mutluydu.
Kitap, annesi bir kaşık, babası bir çatal olduğu için Kaşal adını alan sevimli bir kahramanın hikâyesini anlatıyor. Tam olarak kaşık ve tam olarak çatal olmayan ve bu özelliğiyle mutfaktaki diğer malzemeler tarafından birazcık dışlanan Kaşal, sofrada kendine bir yer bulmanın yollarını alıyor. Kitabın yaratıcı bir hikâyesi ve çok güzel çizimleri var.
Farklılıkları kabul etme, kendiyle barışık olma gibi konular içeren kitap, okul öncesi ve ilk okuma dönemlerindeki genç okurların keyifle dinleyebileceği, okuyabileceği bir kitap.