L. Frank Baum

L. Frank Baum

Yazar
8.4/10
823 Kişi
·
2.491
Okunma
·
37
Beğeni
·
1.730
Gösterim
Adı:
L. Frank Baum
Tam adı:
Lyman Frank Baum
Unvan:
Amerikalı yazar
Doğum:
Chittenango, New York, ABD, 15 Mayıs 1856
Ölüm:
Hollywood, Los Angeles, Kaliforniya, ABD, 6 Mayıs 1919
1856 yılında, doğdu. Amerikalı yazar. Tam adı Lyman Frank Baum. Her gece dört oğlunu anlattığı masallar ile uyutan Baum, masallarında Dorothi adında hayali bir kız kahraman yaratmış. Masallarında bu güzel kızın başından olaylar geçirtmeye başlamış. Doroti'nin serüvenlerini anlattığı masal o kadar beğenilmiş, zamanla bu masal bütün dünyada okunur, anlatılır olmuş. Dorothi'nin öyküsünün anlatıldığı "Büyücü Oz" masalı bugün dünya çocuk edebiyatının başyapıtlarından sayılmakta. Baum 1919 yılında, öldü.
“Bence kalp istemen yanlış bir şey. Kalp çoğu insanı mutsuz eder. Bir kalbin olmadığı için ne kadar şanslısın bir bilsen...”
"Ne olursa olsun," dedi Korkuluk, "ben kalp değil beyin istemeliyim; çünkü aptal biri kalbi olsa bile onunla ne yapa-
cağını bilemez."
"Ben kalp almalıyım," diye karşılık verdi Teneke Adam, "çünkü beyin insanı mutlu etmez, oysa mutluluk dünyadaki
en güzel şeydir."
144 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Yıllaaaar yıllar önceydi... :) Önümde meyve suyu ve cips, karşımda televizyon açık. 1971 yapımı "Ayşecik ve Sihirli Cüceler Rüyalar Ülkesinde" izliyorum.

Ayşecik, önce Korkuluk ile karşılaşıyor. Metin Serezli giriyor sahneye. (Korkuluk benim en sevdiğim karakter.) Beyni olsun istiyor Korkuluk. Düşünmek istiyor diğer insanlar gibi. Tek başına çıktığı yolculuğa, Korkuluk ile devam ediyor Ayşecik. Sonra Süleyman Turan geliyor. Teneke Adam ikinci katılan oluyor yolculuğa. Çünkü onun da bir isteği var Oz Büyücüsü'nden. Kalbi olsun istiyor Teneke Adam ve kalbi sayesinde yeniden aşık olmak... Ve son olarak Aslan görünüyor ekranda. Hepimizin çok sevdiği Ali Şen can veriyor Aslan'a. Cesur olmak onun da isteği. Çünkü cesur olmalı Ormanların Kralı... Hep birlikte Oz Büyücüsü'nü aramaya koyuluyorlar artık.

Bunları izlerken henüz kitaptan habersizim. Baum ile daha sonra tanışıp okudum Oz Büyücüsü'nü. Her karakter aklımda yine filmdeki gibi. Her birinin arayışını hem üzüntü hem de büyük istekle okuyorum.

Modern Klasikler 126. Kitap olarak Oz Büyücüsü'nü duyurunca, bir kez daha okumamak olmaz dedim. Bir çırpıda, yine aynı duygularla okudum. Sanki yine haftasonuymuş, ben yine televizyonda o bildik filmle karşılaşmışım gibi... Cadının Eriyoruuuuum Eriyoruuuum sahnesi gözlerimin önündeymiş gibi... :D

Kitaptaki bazı cümleler düşündürüyor okuyucuyu. Mesela Teneke Adam'ın, Korkuluk ile konuştuğu cümleleri geliyor aklıma şu an.
"Aşıkken dünyadaki en mutlu insan bendim, ama kalbi olmayan biri aşık olamaz."
"Ben kalp almalıyım. Çünkü beyin insanı mutlu etmez, oysa mutluluk dünyadaki en güzel şeydir."

Her bölüm ayrı bir ders, her karakterin hikayesi birbirinden anlamlı. Bir de kitapla ilgili okuduğum eleştirilerden birini ekliyorum aşağı. Siyasi göndermeler ve diğer ilginç iddialar var Oz Büyücüsü ile ilgili. Bir bakınız derim. Okumamış olan var mı bilmiyorum ama zaman kaybetmemek lazım okumak için...

https://www.google.com/...lginc-iddia-40053929
214 syf.
·3 günde·10/10
"Oz Büyücüsü" (1900) çok duyduğum ve merak ettiğim bir kitaptı. "Alice Harikalar Diyarında" (1865) kitabına benziyor. Beyaz tavşanı değilde sarı tuğlalı yolu takip etmeniz gerekiyor...

Dorothy çıkan bir fırtına ile başka bir diyara sürüklenir. Kötü büyücülerin ve iyi büyücülerin bulunduğu bir diyara. Bu diyarda çok acayip canlılarda vardır. Farklı bir dünya, farklı canlılar, iyi ve kötü büyücüler, bir yolculuk macerası... Bu noktada Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi kitabına benzettim sanki.

Oz Büyücüsü çok korkunç ve güçlü bir büyücü olarak bilinir fakat O'da batının kötü cadısından korkmaktadır. Büyücüler, büyüler, tuhaf yaratıklar... Bu noktada Harry Potter kitabına benzettim.

Belki J. K. Rowling J. R. R. Tolkien'den etkilenmiştir, J. R. R. Tolkien de L. Frank Baum'dan ve L. Frank Baum da Lewis Carroll'dan etkilenmiştir... Bir birlerinden etkilenip daha sonra kendi bilgi, birikim, tecrübe ve hayal dünyaları ile yeni özgün ürünler çıkarıyorlar.

Dorothy evine dönebilmek için Oz Büyücüsünü bulmak ve evine gitmesine yardımcı olması karşılığında Oz Büyücüsünün istediği şeyi yapmak zorundadır. Bu yolculukta bir beyin isteyen korkuluk, bir kalb isteyen teneke adam ve cesaret isteyen Aslan Dorothy'ye arkadaşlık edecektir. Acaba Dorothy evine dönebilecek midir?

Bu kült kitabı okuyun derim...
144 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Oz Büyücüsü 1890'ların Amerikası'nın ilk masalı olarak görülür..Dorothy ve arkadaşlarının başından geçen fantastik maceraları içeriyor..Çocuklar için olsa da büyüklerinde okuyabileceği bir kitap bence..Masalımızda bize bahşedilen beynin, kalbin, cesaretin değerlerine değinmiş yazarımız..Çizgi film tadında güzel bir eser..
Okuyacaklara keyifli okumalar diliyorum.
144 syf.
·2 günde·7/10
1963 yazında, bir lise öğretmeni dünyanın "Oz Büyücüsü"ne bakış açısını değiştirdi. İsmi Henry Littlefield'dı ve Amerikan tarihi adlı bir ders veriyordu Yaldızlı Çağ adı verilen 19. yüzyıla kadar gelebildi, fakat zamanın karmaşık sosyal ve ekonomik olayları içerisinde, sınıfın ilgisini çekme konusunda zorlanıyordu. Bir gece kızlarına "Oz Büyücüsü"nü okurken,
aklına bir fikir geldi. 1890'larda çiftçiler, tedavüle daha fazla para girmesi ve çiftçilerin borç almalarını kolaylaştırmak için
altın standardına gümüş eklemek istemişlerdi. Kitapta Dorothy, gümüş ayakkabılarıyla Sarı Tuğlalı Yol üzerinden Zümrüt Şehri'ne yürür. Gümüş ayakkabılar, filmde yakut kırmızısı terliklere dönüşür. Mutluluğa giden yolda gümüş ve altın.
L. Frank Baum kitabı 1900 yılında, Yaldızlı Çağ'ın zirvesinde yayınlamıştı ve benzetme de söz konusu gibi görünüyordu.
Bu bağlantıları kimse göremedi, fakat bu Littlefield'ı engellemedi. Kitabı kullanarak sınıfına Yaldızlı Çağı öğretti ve kısa süre sonra o ve öğrencileri daha fazla bağlantı bulmaya başladılar. Örneğin, 1890'ların sonlarında ABD, İç Savaş'tan yeni çıkmıştı ve yeni büyük topraklar edinerek bazıları için bir
refah dönemi oluşturmuştu. Fakat Kuzey ve Doğu'daki
endüstri ve gelir zenginleşirken, Güney ve Orta-Batı'daki
çiftçiler zorluk çekiyorlardı. Bu da Popülizm hareketlerine yol açtı, çiftçiler ve işçiler, şehir elitlerine karşı birleştiler. 1896 yılında hareket sonucunda ortaya Halk Partisi çıktı ve Demokrat Williams Jennings Bryan'ı desteklemesi onu başkanlığa yükseltti. Bu sırada Littlefield, Oz'da Dorothy'nin kontrolünün dışındaki güçler tarafından Kansas'taki zor hayatı altüst edilmiş, tipik bir Amerikalı kız olduğunu öne sürdü. Cüceler ise Doğu'nun cadısı, bankalar ve satıcılar tarafından
baskı gören sıradan insanlar. Korkuluk ise saf olarak görülen,
fakat aslında oldukça becerikli olan çiftçi ve teneke adam, fabrika iş gücünün makineleştirdiği endüstri çalışanı; korkak aslan ise, Popülistler'in radikal programını benimseyecek
kadar cesur olduğu takdirde itibarlı bir figür olabilecek
William Jennings Bryan. Hep birlikte, yöneticisinin gücü illüzyonlar üzerinden oluşturulmuş büyük bir şehre doğru giden altın sarı yolda ilerlemektedirler. Littlefield bu gözlemlerinden birkaçını bir makalede yayınlandı. Bu , fantezinin aslında Amerikan kapitalizmini iğnelediği, 1960'larda birçok insana hitap ettiğine dair bir eleştirisi vardı.
Diğer bilginler bu temanın ve önerilen benzetmelerin peşine
düştüler ve bağlantılar çoğaldı. Dorothy'nin köpeği Toto'nun,
Prohibition (Yasak) partisinin yeşilaycılarını temsil ettiğini öne sürmüşlerdi. Oz ise açık bir biçimde, gümüşte önemli bir birim olan ons'un kısaltmasıydı. Liste böyle devam ediyor. 1980'lerde kitaba dair bu anlayış öyle çok kabul edilmişti ki bazı Amerikan tarihi kitapları, 19. yüzyıl sonlarının politikası başlıklarında bu anlayışa değinmişlerdi. Peki teori doğru mu? L. Frank Baum kitabın önsözünde şöyle der:
''Artık basmakalıp cinler, cüceler ve perilerle birlikte
yazarların her hikayeden birtakım ürkütücü dersler çıkarmayı
vurgulayarak tüyler ürpertici ve korkunç olaylar anlatmadığı,
yepyeni "şaşırtıcı hikayelerin" zamanı geldiğinden -her ne
kadar eski zaman peri masalları nesillerdir dile geliyor olsa
da- bu eserler bundan böyle çocukların kütüphanelerinde
"tarihi" olarak sınıflandırılıyor. Modern eğitim ahlak da
içerdiğinden, modern çocuk okuduğu şaşırtıcı hikayelerde
sadece eğlence arıyor ve hoşuna gitmeyen herhangi bir kitabı
kolayca başından atabiliyor. Bütün bunlar göz önünde bulundurulduğunda, 'Muhteşem Büyücü Oz'un hikayesinin ancak bugünün çocuklarını hoşnut etmek için yazıldığı söylenebilir. Bu hikaye çocukları hayrete düşürecek derecede neşelendirerek, baş ağrılarının ve kabusların geride bırakıldığı modern bir peri masalı olmaya çabalar.''

Kasten insanların izlerini kaybettiriyor olabilir mi?
Bunca yıl sonra onunla ilgili ikinci tahminde bulunmak adil mi?
Kesin bir cevap yok, bu da yazarın amacının neden karmaşık, dolaşık ve çözülmesi eğlenceli olan bir soru olduğunu gösteriyor. Son günlerde bazı bilginler de "Oz Büyücüsü"nü, Littlefield'in tam tersi bir yönde yorumladılar. Yeni kentsel tüketim kültürünün övgüsü olduğunu öne sürdüler. Tarihçi William Leach, Oz'un büyüleyici Zümrüt şehrinin, insanları
parlak, yeni Amerika'ya alıştırma amacı taşıdığını öne sürdü. Sonuç olarak emin olduğumuz şey Baum'un, Avrupa'nın halk efsanelerinden ilham alarak, Amerikalı çocuklar için de bir
efsane yaratmak istemiş olmasıdır. Gizli anlamlar yaratma
niyeti olsa da olmasa da devam eden bu ilgi, Amerika'nın
sahiplenebileceği bir peri masalı yaratma konusunda
başarılı olduğunu gösteriyor.

Şimdi kitap hakkındaki düşüncelere geçelim:
Öncelikle Baum, bu kitapta bize insanların başka canlılara karşı zayıf olduğu yanlarını yüzlerine vurmalarını yermiştir:
''Korkuluk dikkatle dinlemişti: 'Neden bu güzel ülkeyi bırakıp o Kansas dediğin, kurak, gri yere gitmek istediğini anlayamıyorum.'
'Beynin yok da ondan,' diye yanıtladı kız.''

Bizi muhteşem bir ikilemle karşı karşıya bırakmış:
"...kalp değil beyin istemeliyim, çünkü aptal biri kalbi olsa bile onunla ne yapacağını bilemez."
"Ben kalp almalıyım, " dedi Teneke Adam, "çünkü beyin
seni mutlu etmez, oysa mutluluk dünyadaki en güzel
şeydir."

Çağımız yalnızca düşünsel, figüratif değil düz, literal anlamda da çölleşme ve tahribat içindedir. Dorothy'nin yaşadığı evin bulunduğu Kansas'ta güneş canlılığı yok ediyordu. Böyle bir çağda insanların yüzleri de çölleşiyor, neşe ve sevinci, gülümsemeyi unutuyorlar. İnsan yüzü, onların evlerini inşa ettikleri beton gibi dümdüz oluyor. Genişleyen çölleşme içinde insanı kendisine yabancılaştırarak ona kendi durumunu hatırlatacak en güçlü etki onun başka türden bir canlıyla karşılaşması oluyor. Bunlar modern hayatımızda genellikle kedi ve köpeklerdir. Dorothy'ye kendi insanlığını hatırlatan şey Masal boyunca ona eşlik eden Toto'dur.
''Dorothy'yi güldüren ve etrafındaki her şey gibi griye dönüşmesini engelleyen Toto'ydu. Toto gri değildi, uzun, ipek gibi tüyleri, komik, ıslak burnunun iki yanında neşeyle açılıp kapanan küçük, siyah gözleriyle küçük, siyah bir köpekti. Toto bütün gün oyun oynardı, Dorothy de onunla oynar ve onu içtenlikle severdi.''
(s. 2)

Dorothy insanlaşma bakımından gücünün farkında olmasaydı Batı'nın Kötü Cadısı'nın ''Gücünü kullanmayı bilmiyor, onu hâlâ kölem yapabilirim,'' sözleri gerçekleşebilirdi. Bu cadı'nın dediği gibi insan olma konusundaki en büyük eksikliğin ''gücünü kullanmayı bilmemek'' olduğu unutulmamalıdır. İnsanın insan olarak belirlenmesinde asıl rolü ''düşünme''nin oynadığı hatırlanmalıdır. Oz Diyarı'nda yaşayan, bir zamanlar insanken şimdi metale dönüşmüş olan ve yağmur sonucu paslanıp bir yıldır olduğu yerde kıpırdayamadan kalan Teneke Adam'ın şu sözlerinin önemini tekrar tekrar okuyarak anlamaya çalışalım: ''Başıma gelen korkunç bir şeydi, ama orada kaldığım yıl boyunca düşünecek zamanım oldu ve en büyük kaybımın kalbim olduğunu anladım.
Şimdiden bilindik, sabit, kısaca damgalanmış bir zihin ve yürek sahibi olmaktansa, Oz Diyarı'ndaki Aslan ve Teneke Adam gibi yüreğini arayan, ya da Korkuluk gibi zihnini arayan kimseler olmak, aynı zamanda, bu yoksunluğun bilincinde olan bu kimseleri ''hiçbir canlıya karşı zalim ya da kaba olmamak için'' ellerinden geleni yapma çabasına ve kendileri kadar güçlü olmayan canlılara karşı daha özenli davranmalarını ve bu canlıları ''onaramayacakları hasarlarla kaşı karşıya'' bırakmamaya dikkat etmeye sevk edecektir. Tüm bu nedenlerle, gerçekten düşünmek için daha fazla zaman ayırmak ve daha fazla olanaklar yaratmak zorundayız.

Faydam dokunduysa ne mutlu bana. Keyifli ve verimli okumalar.

KAYNAKÇA:
1- https://dergipark.org.tr/.../article-file/282845
2- https://www.youtube.com/watch?v=7Lg4vjRY4Ts
214 syf.
·Beğendi·10/10
Çocukluğumun en güzel kitaplarından olan bu eseri şimdi görünce tekrar okuma isteği duydum :)
Dorothy'nin maceraları çocuk kalbimde başarmanın önünde hiç bir engelin olmamasını anlatan güzel bir masaldı...
135 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Kitabı okumaya başlayıp da azıcık ilerleyince küçük bir kız çocuğu geldi gözümün önüne. Sobanın yanındaki koltukta uzanmış, TV izleyen bir çocuk. Açıkçası çok net hatırlayamadım hikayeyi. Hatta zorladım ama bizim filmimiz mi yoksa yabancı versiyonu mu onu bile hatırlayamadım. Tek hatırladığım Teneke Adam, Saman Adam, Aslan ve bir kız... Evet ben bu kitabı çocukken okumadım ama izledim. İzlediğimden aklımda kalan da sadece karakterler olmuş.

Yazar Oz Büyücüsü ile MODERN bir masal yazmayı amaçlar. Zaten kendisi de Amerikan masallarının babası olarak bilinir. Yazılmış ilk Oz Büyücüsü masalıdır L. F. BAUM ' un eseri. Daha sonra başka yazarlar devam ettirmiştir. Hatta en güncel hali Adam FAWER' ın yazdığı OZ kitabıdır. Karakterler ve konu benzerlik gösterse de Adam Fawer 'ın OZ yorumlaması çok farklıdır. (Daha teknolojik versiyonu.)

Gelelim bizim elimizdeki Oz Büyücüsü' ne. Kitap Dorothy ile köpeğinin bir hortum sonucunda bilmedikleri bir diyara gelmeleri ile başlar. Bu diyarda bilmediği canlılar ve büyücülerle karşılaşır. Bu büyücülerin bazısı iyi bazısı kötüdür. Dorothy kendi evine dönmek ister ve bu sebeple Oz' u bulmak için yola çıkar. Yolda karşısına önce beyin isteyen Korkuluk sonra kalp isteyen Teneke Adam ve en son da cesaret isteyen Aslan çıkar. Bu dört maceracının başından geçen olaylar alegorik bir üslupla anlatılır kitapta.

Ortaokuldaki bütün sınıf seviyelerine rahatlıkla okutulabilecek eğlenceli ve akıcı bir masal. Tabii ki içindeki çocuğu öldürmemiş kişilerin de keyif alarak okuyacağını düşünüyorum. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları ne güzel yapmış da bu kitapların tam metinlerini yayınlamış. Oz Büyücüsü
144 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
İncelemeden ziyade duygularımı yazmak istediğim bir eser Oz büyücüsü. O yüzden kısa bir yazı paylaşmak istiyorum sadece. Çocukluğumun okul döneminin bir hafta sonu tatilinde yağmurlu bir sabahtı. Yatağımdan çıkmadan çizgi filmi izlemek amaçlı tv'yi açtığımda karşımda bir film vardı. O film, bugün kitabını okuduğum ve onun üzerine uyarlanan 1939 yapımlı Oz büyücüsüydü. O gün izlediğim Oz büyücüsü öyle bir etki bırakmıştı ki bende o günü hiç unutmam. Bazen bazı anların insan üzerinden hayatı boyunca unutmayacağı etkiler oluyor. Filmini izlemeden önce kitabını okusaydım kim bilir nasıl bir hayal dünyasında geçerdi o muhteşem anlatımlar. Ama hem filmi, hem kitabı aynı derecede muazzam olan ender eserlerden Oz büyücüsü.

Bir insanın sahip olduğu değerlerin kıymetini, anlamını öğreten bir çok kesit ile dolu. Buna güzel bir alıntıdan örnek verecek olursam,
- "Ben kalp almalıyım," dedi teneke adam, "çünkü beyin insanı mutlu etmez, oysa mutluluk dünyadaki en güzel şeydir."
+ "Ne olursa olsun," dedi Korkuluk, "ben kalp değil beyin istemeliyim, çünkü aptal biri kalbi olsa bile onunla ne yapacağını bilemez." en güzeli bu.

Mesela bir korkuluk var, amacı sadece mısır tarlasına giren kargaları korkutmak. Beyni saman ile dolu, gözleri boyadan ibaret, ağızı sadece boyadan ibaret. O yüzden yemeye içmeye ihtiyacı yok. Kafası saman ile dolu olduğu için düşünmenin ne demek olduğunu bilmiyor ama:
- "Etten kemikten olmak zahmetli bir şey," dedi Korkuluk, düşünceli bir halde. "Uyumak, yemek ve içmek zorundasın. Ama olsun, beynin var ve mantıklı düşünebilme yeteneği için bu kadar zahmete katlanmaya değer." diyecek kadar kalbi gerçek.. Ve sadece korkuluk üzerine saatlerce kompozisyon yazılır. Oz büyücüsü her yaşa, herkese hitap eden, hem filmi ile, hem kitabı ile muhteşem bir eser. Kendi dalında çok farklı bir yerde. İnsana zamanda yolculuk yaptıran, izlediğinde veya okuduğunda onunla ilk tanıştığı güne getirme özelliğine sahip bir zaman makinası. Herkese tavsiye ederim
216 syf.
·2 günde
Oz büyücüsü benim çocukluk kitaplarımdan biri yeniden okumak ilaç gibi geldi, çocukluğuma döndüm bir anlığına, keyifle okudum 12-13 yaşlarındaki çocukların sevebileceğini düşünüyorum. Hatta Yetişkinlerin bile seveceğini düşünüyorum. (Adam Fawer'in Yazdığı "Oz"da harikaydı.)
144 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Oz Büyücüsü 1990 yılında yayınlanan Amerikan edebiyatının ilk masalı olarak bilinmektedir. Kitabın birde filmi mevcuttur. Şöyle atlayarak kısaca filmine de göz gezdirdim masalsı olduğu için bana hitap eden bir film değildi. Ama atlayarak baktığım yerlere göre çok iyi yapılmış ve kitapla aynı giden bir film. Konusu ise Dorothy ile köpeği Toto hortum sonucu bilinmedikleri bir diyara evlerinin gelmesiyle başlar. İyi ve kötü büyücülerin olduğu bir diyar. Dorothy’nin eve dönmek istemesiyle Oz’u bulmaya çabalar, yolda karşısına beyin isteyen Korkuluk, kalp isteyen Teneke adam ve cesaret isteyen Aslan ile beraber güzel bir macera içerir. Aradıkları herşey aslında kendilerinde mevcuttur. Beni en çok şaşırtan ise Oz’un kendisidir. Keyifli okumalar.
135 syf.
·1 günde
Masallar sadece çocuklar için midir?
Yoksa buna inandırıldık mı?

İş Bankası Modern Klasikler Dizisi'nin 126. kitabı olarak çıkan Oz Büyücüsü, 1900 yılında yayımlanan Amerikan edebiyatının ilk masalı olarak görülmektedir. Kitap ünlü olmakla birlikte filmi de mevcuttur ve bir hayli ünlüdür (hatta ünü kitabın önüne geçmiştir denebilir); ününün sebebi bir ilk taşımasından ziyade masaldaki birçok unsurda kitabın yazıldığı döneme göndermelerin bulunmasıdır. Doğrusunu söylemek gerekirse kitabını okumamak ve filmini izlememek adına çok fazla direndim ancak İş Bankası'ndan çıkınca dayanamayıp okudum.

Bir varmış bir yokmuş... Dorothy ile köpeği Toto Kansas'ta mutlu mesut yaşarken bir anda kendini hiç bilmediği bir ormanda buluvermiş. Dorothy bu duruma çok üzülmüş ve geri dönmek istemiş. Demişler ki sana ancak ve ancak Oz Büyücüsü yardımcı olur, git onu bul. Oz Büyücüsü'nü bulacağım diye çıktığı yolda Korkuluk,Teneke Adam ve Aslan ile karşılaşmış. Bu üç karakterle birlikte düşmüşler yola...
Kitap kısacası bu şekilde başlıyor. Karakterlerin aslında sahip olduğu ancak kendilerinde olmadığına inandıkları nitelikleri aramasıyla birlikte yaşadıkları maceraları anlatıyor. Her yaştan insan için birçok ders içermekte aslında.
Yazıldığı döneme ait göndermeler mevcut dedim ya bu durum kitabın arka kapağında şöyle anlatılmış: "1890'ların Amerika'sındaki ekonomik, politik ve toplumsal durumun sembolik bir alegorisi olarak değerlendirilir ve Batı'daki çiftçilerin durumunu, dönemin altın piyasasını ve İç Savaş'tan sonra çalışamayıp ekonomik sorunlar yaşayan işçileri sembolize eden unsurlar taşıdığı ileri sürülebilir."

İşte böyle efendim. Siz de benim gibi geç kaldıysanız, merak ediyorsanız, İş Bankası Modern Klasikler Dizisi hayranıysanız okuyun derim. Masallar hepimize lazım.
İyi okumalar dilerim.

Yazarın biyografisi

Adı:
L. Frank Baum
Tam adı:
Lyman Frank Baum
Unvan:
Amerikalı yazar
Doğum:
Chittenango, New York, ABD, 15 Mayıs 1856
Ölüm:
Hollywood, Los Angeles, Kaliforniya, ABD, 6 Mayıs 1919
1856 yılında, doğdu. Amerikalı yazar. Tam adı Lyman Frank Baum. Her gece dört oğlunu anlattığı masallar ile uyutan Baum, masallarında Dorothi adında hayali bir kız kahraman yaratmış. Masallarında bu güzel kızın başından olaylar geçirtmeye başlamış. Doroti'nin serüvenlerini anlattığı masal o kadar beğenilmiş, zamanla bu masal bütün dünyada okunur, anlatılır olmuş. Dorothi'nin öyküsünün anlatıldığı "Büyücü Oz" masalı bugün dünya çocuk edebiyatının başyapıtlarından sayılmakta. Baum 1919 yılında, öldü.

Yazar istatistikleri

  • 37 okur beğendi.
  • 2.491 okur okudu.
  • 51 okur okuyor.
  • 740 okur okuyacak.
  • 10 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları