Lactantius

Zalimlerin Ölümleri Üzerine yazarı
Yazar
8.2/10
5 Kişi
17
Okunma
1
Beğeni
1.292
Görüntülenme

Hakkında

Latince konuşan bir Kuzey Afrika yerlisi olan Lactantius, Arnobius'un öğrencisiydi (Methodius'a göre, Chastity 9.2) ve sonuncusu Konstantinapol olan çeşitli Doğu Roma şehirlerinde retorik eğitimi aldı. Eğitimli paganları tatmin edebilmek ve onu pagan filozoflardan koruyabilmek için Hristiyanlığı terimlerle açıklayan savunma amaçlı çalışmalar kaleme aldı. Divinae Institutiones ("Tanrısal kurumlar") adlı eseri, Hristiyan düşüncesinin sistematik sunumuna ait en erken örneklerden biridir. Ölümünden sonra kısmen heretik olarak kabul edildi ancak Rönesans hümanistleri Lactantius'u teoloji'sinden çok olgunlaşmış latin retorik stili ile yeniden göz önüne çıkardılar. Lactantius'un oldukça başarılı bir kamu kariyeri vardı. Roma İmparatoru Diocletianus'un ricasıyla kentin resmi retorik hocası olmak üzere yaşadığı Afrika'dan şiirlerinde Hodoeporicum olarak tanımladığı Nicomedia'ya geldi. Hristiyanlığı kabul ettiğinden, Diocletianus'un "Hristiyanlara karşı kararnamesi" (24 Şubat 303) yayınlanınca görevden uzaklaştırıldı ve Latin bir hatip olarak I. Konstantin hamisi olana kadar yazdıklarıyla güçlükle geçinen yoksul biri olarak yaşadı. Yeni imparator yaşı hayli ilerlemiş olan yazarı 311 ya da 313 yılında tayin etti. İmparator Konstantin ile olan dostluğu sayesinde yoksulluktan kurtuldu ve İmparatorun oğlu Crispus'un Latince öğretmeni oldu. Crispus, Sezar olarak 317 yılında Trier'e gönderildiğinde, öğretmeninin de kendisini takip ettiği söylenir. Crispus 326 yılında ölüme mahkûm edildi ancak Lactantius'un ne zaman ve nasıl öldüğü bilinmez.
Tam adı:
Lucius Caelius Firmianus Lactantius
Ünvan:
Erken Dönem Hristiyan Yazar, Hatip
Doğum:
Kuzey Afrika, 240
Ölüm:
Galya, 320

Okurlar

1 okur beğendi.
17 okur okudu.
23 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
“Zulüm yükseldiğinde adalet gecikir; fakat asla kaybolmaz.”
“Onlar başkalarına acı çektirdiler; sonunda daha büyük acılarla karşılaştılar.”
Reklam
Reklam