Artık sınıf tahakkümünün bitmesi gerekmektedir. İşçilerinkini de burjuvalarınkini de reddediyorum. Belki hayale kapılıyorum; fakat birkaç seneden beri -gelecek konferansta bahsedeceğim mesleki temsille birleşerek- partilerin orantılı temsil edilmesi fikrinin, memleketin her tarafında dikkate değer bir şekilde ilerlemiş olması, hukuki gelişimin, işaret edilen istikameti takip etmekte olduğunu ispatlamaktadır. Söz konusu değişimin hayata geçirilmesi ve genel bir bozgunculuk aleti ve rezalet olan tek isimli oy pusulasının kaldırılması için var güçle çalışmak herkes için bir ödevdir.
Yöneticiler, bütün sınıfların ve partilerin bilinçli ve düzenli bir şekilde katılımlarıyla oluşan bu çoğunluğun temsilcileridir ve bu sebeple büyük güce fiili olarak sahip olup zor kullanımını maddi olarak ellerinde tutarlar. Hiçbir hakları yoktur ve olamaz. Fakat, hukuk kaidesine tabi olduklarından, bu kaideyi anlatarak, onu ihlal eden bireysel hareketleri bastırıp cezalandırarak ve ona uygun bulunan tüm eylemleri onaylayarak, haiz oldukları büyük gücü kullanmaya mecburdurlar. Kısacası iktidarlarını, yükümlü bulundukları toplumsal bağlılığı himaye etme ödevini yerine getirilmesi için kullanmaktan başka yetkileri yoktur. Bu durumsa, önemli bir dizi sonuç doğurur.