8.0/10
1 Kişi
11
Okunma
1
Beğeni
2.500
Görüntülenme

Hakkında

Fransız kamu hukuku uzmanıdır. Metod olarak sosyolojik pozitivizme başvurmuştur. Bordeaux Hukuk Fakültesi'nde başarılı bir eğitim görmüştür. Fakülte birincisi olarak kamu hukuku alanında agregasyon sınavına girerek 6. olarak başarılı bir şekilde sınavı vermiştir.
Tam adı:
Léon Duguit
Ünvan:
Yazar
Doğum:
Libourne, Fransa, 4 Şubat 1859
Ölüm:
Bordeaux, Fransa, 18 Aralık 1928

Okurlar

1 okur beğendi.
11 okur okudu.
21 okur okuyacak.
3 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Artık sınıf tahakkümünün bitmesi gerekmektedir. İşçilerinkini de burjuvalarınkini de reddediyorum. Belki hayale kapılıyorum; fakat birkaç seneden beri -gelecek konferansta bahsedeceğim mesleki temsille birleşerek- partilerin orantılı temsil edilmesi fikrinin, memleketin her tarafında dikkate değer bir şekilde ilerlemiş olması, hukuki gelişimin, işaret edilen istikameti takip etmekte olduğunu ispatlamaktadır. Söz konusu değişimin hayata geçirilmesi ve genel bir bozgunculuk aleti ve rezalet olan tek isimli oy pusulasının kaldırılması için var güçle çalışmak herkes için bir ödevdir. Yöneticiler, bütün sınıfların ve partilerin bilinçli ve düzenli bir şekilde katılımlarıyla oluşan bu çoğunluğun temsilcileridir ve bu sebeple büyük güce fiili olarak sahip olup zor kullanımını maddi olarak ellerinde tutarlar. Hiçbir hakları yoktur ve olamaz. Fakat, hukuk kaidesine tabi olduklarından, bu kaideyi anlatarak, onu ihlal eden bireysel hareketleri bastırıp cezalandırarak ve ona uygun bulunan tüm eylemleri onaylayarak, haiz oldukları büyük gücü kullanmaya mecburdurlar. Kısacası iktidarlarını, yükümlü bulundukları toplumsal bağlılığı himaye etme ödevini yerine getirilmesi için kullanmaktan başka yetkileri yoktur. Bu durumsa, önemli bir dizi sonuç doğurur.
Sayfa 46·Kitabı okudu
Alıntı
Üçüncü konferansta izah edeceğim üzere devrimci sendikalizmin prensiplerinin birçoğunu reddediyorum. Fakat bu düşüncenin en saygın temsilcilerinden Mösyö Édouard Berth'in, Mouvement Socialiste mecmuasında belirtmiş olduğu şu fikre iştirak ediyorum: "Devlet kavramı Fransız işçisinin vicdanında, bilindiği üzere müthiş bir gözden düşüş yaşadı... sonuçları tahmin edilemeyen fevkalade bir şey gerçekleşti; bir zamanlar tarihte bir hayli önemli yer tutmuş olan bu muazzam ve ilahi varlık ... devlet ölmüştür". Evet, devlet ölmüştür. Daha doğrusu devletin hepsi bir ve aynı olan görünüş şekillerinden Romavari [fr. Romaine], mutlakî, Jakoben ve Napolyoncul] ve kolektivist şekiller ölmek üzeredir. Eş zamanlı olarak unsurlarının tespit edilmesi lazım gelen daha geniş, daha ılımlı, daha korumacı ve daha insani bir devlet biçimi yerleşmektedir. Bu unsurlar iki tanedir: (i) herkes için riayet edilmesi zorunlu bir toplumsal kaide, yani objektif hukuk anlayışı ve (ii) uzlaşmayı esas alan ademimerkeziyetçilik [fr. décentralisation] veya sendikal federalizm usulünden ibarettir. Gelecek iki konferansta bu yönleri inceleyeceğiz.
Sayfa 41·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam