Geri Bildirim
Leslie Stevenson

Leslie Stevenson

8.0/10
1 Kişi
·
4
Okunma
·
0
Beğeni
·
255
Gösterim
Adı:
Leslie Stevenson
Unvan:
Yazar
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Tarih boyunca pek çok bilimadamı ve düşünür, insan doğası, yaşamın anlam ve amacı ile ilgili çeşitli görüşler ortaya attılar. Bu görüşler arasında bazıları dünya tarihinde derin izler bıraktı.Bunların başında şüphesiz Darwin( Evrim kuramı), Freud (psikanaliz), Marx ( komünizm) gelmektedir. Antik Yunan filozofları ile başlayan, insan ve doğası ilgili temel sorulara cevap arama çabası XVII. yüzyıla kadar din hegemonyasına girdi. Bu süreçte yaygın dinler insanlığa bir bakıma şu mesajı verdi. Düşünmeyin.Dine göre İnsan ve evren Tanrı tarafından Tanrı'nın imgesinde yaratıldı.İnsanoğlu, kendisine bahşedilenler için Tanrı'ya şükretmelidir, yaşam amacını ancak Tanrı'yı sevdiği ve ona hizmet ettiği sürece gerçekleştirir.İnsanlığın en büyük sorunu Tanrı'yı unutmuş ,ona hizmet etmekten vazgeçmiş olmasıdır.Din'in soyut ve sonsuz güç(Tanrı) üzerinden sağlamış olduğu güç toplumları uzunca bir süre uyutmuştur.
Kitap'ta yedi önemli kuram tartışılmakta ancak ben bunlardan en önemlilerini kısaca özetleyeceğim.
1-Platon, bilindiği üzere Sokrates'in öğrencisidir.Sokrates'in dinsizlik ve gençlere zararlı düşünceler aşılıyor diye öldürülmesinden sonra fikirlerini yaymak için Akademi'yi kurmuştur. Platonun dörtlü kuramına göre insan ruhunun üç ögesi bulunur; Akıl-tin-iştah.İnsan için ideal olan bu üç öge arasında aklın denetiminde kurulan uyumdur.Platon bu uyuma adalet demiştir. Bu üç öğeden hangisinin baskın olacağına göre farklı insan karakterleri gelişir.Mesela akıl üstünse kişi bilgi, iştah üstünse kazanç peşindedir.Platon Devlet adlı kitabında insan ve toplum için idealleri tanımladığı formlardan bahseder.Bu değişmez hakiki formların bilgisine ancak filozoflar ulaşabilir.Platon'a göre ruh ölümsüzdür.
Platon bireyden ziyade devlet ve toplum üzerine odaklanmıştır.Çünkü ancak adil ve doğru bir gerçek devlet yapısının, yetkin ve mutlu bireyler üreteceğine inanır. Demokrasiyi eleştirir. Demokratik sistemlerde zeka önemli olmadığını, tutkulu, rekabetçi, açgözlü, para hırsı olan insanların başarılı olacağını belirtir.Platon her bireye eşit söz hakkı verilmesini gülünç bulur. Böyle toplumlarda sahtekar yöneticiler mutlak güç kazanır ve bu gücü korumak için vicdansızca her şeyi yapar.Onun idealize ettiği devlette filozoflar yöneticidir. Diğer sınıf asker ,polis gibi yöneticilere hizmet eden kişilerden oluşurken 3.sınıf ise işçi ve zanaatkarlardan oluşur.Adil bir toplum için her sınıf,kişi kendi işine bakmalı ve başkasına karışmamalıdır.
2. Marx(Komünizm); Hukuk ve felsefe eğitimi alan Marx'a göre insan doğası, toplumsal ilişkilerin bütünüdür.Ekonomik koşullar arasındaki dengesizlik bireysel mutsuzluğun sebebidir. Kapitalist toplumun şartları kişinin karakterinin gelişmesine izin vermez.Aksine kişiyi kendine yabancılaştırır. Marx Tanrı'nın varlığını yadsır.Hatta Din in insanların kapitalist toplumlarca sömürülmesi için uydurulmuş bir afyon olduğunu belirtir.
Marx yapıtlarında tarihsel gelişimden bahseder(bir tür toplumsal evrimleşme), her sistemin miadını doldurduğunda yıkılacağını yerine yeni ve daha iyi olanın gelişeceğini savunur. Bu nedenle sosyalizm'in daha gelişmiş ve tatmin edici bir sistem olarak dünyaya egemen olması için bir an önce -Devrim-olmalı diyerek halkı örgütler.
3-Darwin(Evrim); Bütün canlılar ortak bir atadan türemiştir.İçinde bulundukları ortama ayak uydurabilme, uyum sağlayabilme yetilerine paralel olarak türlerin bazıları varlığını sürdürebilmiş, bazıları yok olmuştur( doğal seleksiyon).Yani evrim teorisine göre yeryüzü ve insan kendiliğinden biyolojik olarak evrimleşmiştir.
4-Freud(psikanaliz); İnsan ruhunun id-ego-superego gibi katmanları olduğunu belirtir.Bilinç ve bilinçaltı kavramlarını ortaya atan kişidir. İd doğrudan tatmin arayan yaşam ve ölüm içgüdülerini içerir.İd kavramı Platon'un iştah kavramına benzerlik gösterir.Superego ise çocuklukta kazanılan toplumsal normalrı içerir. Ego ise id ve superego arasında denge kurarak kişinin arzularını tatmin edebilmesini tatmin etmesini sağlamaktır.Çocuğun cinsel gelişim evresinde ilk beş yılın çok önemli olduğunun , bu süreç başarılı geçmezse nevrozların başgöstereceğini belirtir.Freud'un düşünceleri epeyce kapsamlı olduğundan mümkün olduğunca özetlemeye çalışıyorum. Sonuç olarak Freud, nevrozlardan, bireyin mutsuzluğundan toplumu sorumlu tutar. Eğer kişi istekleri ve toplumun koşulları,baskıları arasında çatışma yaşarsa isteklerini yada düşüncelerini bastırmak zorunda kalır ki, bastırılan düşünce yada istekler bilinçaltında varlığını sürdürür ancak farklı bir kimliğe bürünerek bilinçte de olumsuz şekillerde kendini belli eder. Psikanaliz, çağrışım yöntemiyle nevroza neden olan şeyi bilinçten bilinçaltına çıkararak, o düşüncenin kişi üzerindeki etkisini indirgemeyi hedefler.
5. Sartre( Varoluşçuluk) : Varoluşçuluk doğrudan bireyi ve bireysel özgürlüğü merkeze alır. Her insanın amacını, değerlerini, yaşam biçimini kendisinin seçme özgürlüğüne sahip olduğuna inanır.''Tanrı öldü'' diyerek bi anlamda evrende yalnız olduğumuzu, bizi düşünen, denetleyen bir gücün olmadığını, bu nedenle kolaya kaçmadan, sorumluluk alarak gerçekçi, seçimler yapmamız gerektiğini savunur.Tanrı ve denetlenme inancının insanı pasif duruma düşürdüğü nü ima eder.Her insan kendini seçer, seçmelidir, kendi karakterini ve değerlerini oluşturmalıdır. Genel ahlak diye bir şey yoktur.Seçimler vardır. Ahlak, seçimlerimizin sadece bizi değil tüm insanlığı bağlayacağı düşüncesiyle sorumlu davranmaktır.
Evet, uzun süren okumalardan sonra bu öğretileri özetlemiş bulunmaktayım. Kendi cümlelerim ve yorumlarım ölçüsünde ifade etmeye çalıştım. Hatalı kısımlar varsa eleştirilerinizi bekliyorum. Bu arada bahsetmeden geçemeyeceğim, bu beş insanda beni en çok etkileyen şey fikirlerinden ziyade onlara olan inançları ve bu öğretileri yaymak için örgütlenmleleri gerçekten takdire değer.

Yazarın biyografisi

Adı:
Leslie Stevenson
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 4 okur okudu.
  • 4 okur okuyacak.