“Ben de kaçtım kendimden…” diye fısıldadı içten içe, sesi kendi ruhunda yankılanan buruk bir itiraf gibiydi. Kaçışının izleri hâlâ ayaklarının ucunda titriyordu. Kaçmıştı; ama nereye? İnsan kendisinden
nereye kaçabilir ki?
Bir kalp vardır, keder lekesi değmişse gün geçtikçe büyür o leke, gün be gün işgal eder tüm alanı. Zoraki bedeni avuçlarına bırakırsın serin suların... Yükseldikçe yükselir ya o alev, işte o an söner serin damlalara dokundukça..